• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İthal anayasa değil yerli anayasa

Yeniakit Publisher
2016-01-29 08:26:48 - 2016-01-29 08:26:48
İthal anayasa değil yerli anayasa

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 300 STK’nın girişimleriyle başlayan “Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte” programında yaptığı konuşmasında, “Bugüne kadar kurulan anayasaların hepsi ithaldir, yerli değildir. İthal ürünlerle yönetildik, ithal mantıklar bize hakim oldu. Şimdi biz yerliye ve milliye dönmeliyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 300 STK’nın girişimleriyle başlayan “Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte” programında yaptığı konuşmasında, “Bugüne kadar kurulan anayasaların hepsi ithaldir, yerli değildir. İthal ürünlerle yönetildik, ithal mantıklar bize hakim oldu. Şimdi biz yerliye ve milliye dönmeliyiz” dedi.

STK’LAR ANAYASA İÇİN BİR ARAYA GELDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Congresium’da, Türkiye Anayasa Platformu’nca düzenlenen “Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte” temalı programa katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye Anayasa Platformu çatısı altında bir araya gelen 16 sivil toplum kuruluşunun, yönetici, üye ve gönüllüleriyle her türlü teşekkür ve takdiri hak ettiğini söyledi. Platformun “Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte” çağrısının şu ana kadar yaklaşık 300 sivil toplum kuruluşu tarafından desteklendiğini öğrendiğini dile getiren Erdoğan, “Bu sayı, kısa süre içinde inanıyorum ki çok daha yüksek rakamlara çıkacaktır. Bunun ise ülke genelinde milletin birliğine bir çağrı olduğuna inanıyorum. Çünkü bu mesele herhangi bir kurumun veya herhangi bir şahsın değil, bizatihi milletimizin meselesidir” diye konuştu.

“MİLLETİMİZ KONUYA EL KOYMUŞTUR”

“Yeni anayasa konusuna, milletimizin değerlerini yaşatma noktasında hassasiyet sahibi sivil toplum kuruluşlarımızın öncülük etmesi, rastgele bir durum, bir tesadüf değildir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her kim ki millete sırtını döner, millete rağmen yol yürümeye kalkarsa akıbeti hüsran olur. Bakınız merhum Akif, İstiklal Marşı’mızda milletin gücünü nasıl ifade ediyor, ‘Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım, yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.’ Millet kükrediği zaman onun önünde, ne bentler durabilir ne de dağlar durabilir. Milletimiz sivil toplum kuruluşları aracılığıyla artık konuya el koymuştur.”

“BUGÜNE KADAR KURULAN ANAYASALARIN HEPSİ İTHALDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer toplantılar, çalıştay ve konferanslarla tüm kesimleri içine alan, tüm kesimlerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini yansıtan yeni anayasa sürecinin hızla olgunlaşacağını belirterek, “Bugüne kadar kurulan anayasaların hepsi ithaldir, yerli değildir. İthal ürünlerle yönetildik, ithal mantıklar bize hakim oldu. Şimdi biz yerliye ve milliye dönmeliyiz” dedi.  Mevcut anayasanın, yıllar içinde yapılan tüm tadilatlara rağmen hâlâ 1960 ve 1980 darbelerinin ruhunu taşıyan, millete karşı güvensizliğin eseri metinler olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Eskilerin güzel bir sözü var, ‘Tatbiki mümkün olmayanın ıslahı da mümkün olmaz’ diye. Mevcut anayasa da sürekli değiştirilmesine rağmen ıslahı mümkün olmayan bir metin durumundadır. Esasen mevcut anayasanın kurduğu siyasi ve idari düzen, işte 13 yıl bu ülkeyi yöneten partinin ve kadronun çok işine gelir ama dikkat edilirse yeni anayasa meselesi en başından beri, başbakanlığımın ilk dönemlerinden itibaren bu kadro tarafından gündeme getirilmekte, güçlü bir şekilde de talep edilmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

MUHALEFETİN UZLAŞMAZ TUTUMU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işe asıl sahip çıkması gereken muhalefetin tam tersi bir tutum içinde olduğunu gördüklerini , anayasa metni oluşturmak için değil adeta anayasa metni oluşmasını engellemek amacıyla hareket ettiğini, bu nedenle bu komisyonun çalışmalarının akamete uğradığını belirtti.  Erdoğan, “Peki bu durum milletimizi yeni anayasa talebinden vazgeçirdi mi? Hayır” dedi.

BİZE ÖZGÜ ANAYASA

Türkiye modeli anayasa vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçkinci değil, kapsayıcı. Böyle bir anayasa metnini ancak bu şekilde ortaya çıkarabiliriz. Hani zaman zaman diyorum ya ‘Türk tipi başkanlık’. Onu diyorduk ya, işte bu konuda da Türkiye modeli anayasayı hazırlama başarısını ortaya koyabilmeliyiz. Bu millet, içinden bir anayasa yazabilecek, yapabilecek kadro bugüne kadar hazırlayamadı mı ya? Millet hazır da, ‘ben elitim’ diye geçinenler, siyasetçiler buna tam hazır değil, sıkıntı burada. Yoksa millet hazır. Millet zaten meydanlarda hep kükrüyor, bunu bekliyor. Bize göre milleti merkeze alan, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ ilkesiyle ifade ettiğimiz kadim yönetim geleneğimize yaslanan bir anayasa Türk tipi anayasadır” şeklinde konuştu. 

DÜNYAYI BAŞLARINA YIKARIZ

Konuşmasında tek bayrak, tek vatan vurgusu yapan Erdoğan, “780 bin kilometrekare vatan toprağı üzerinde herhangi bir operasyona, herhangi bir ameliyata asla göz yumamayız diyoruz. Adı ve söylemi ne olursa olsun hiçbir devlet, paralel devlet veya paralel yapı bunlara izin vermeyiz, veremeyiz. Nasıl, sözde ‘cemaat’ adı altında devlet içinde bir paralel yapı oluşturmak isteyenlere dünyayı dar ediyorsak, ‘özerklik’ adı altında, ‘öz yönetim’ adı altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların da dünyayı başlarına yıkarız bunun böyle bilinmesi lazım” dedi. Erdoğan, konuşmasına Arif Nihat Asya’nın “Şehitler tepesi boş değil, toprağını kahramanlar bekliyor. Ve bir bayrak dalgalanmak için rüzgar bekliyor. Destanı öksüz, sükutu derin meçhul askerin. Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye, yattığı toprak belli, tuttuğu bayrak belli. Kim demiş meçhul asker diye” dizeleriyle devam etti.  

 Erdoğan, “Biz parlamenter sistemin ülkemizde miadını doldurduğuna inanıyoruz. Yeni Türkiye’nin inşası sürecinde yeni anayasaya ve onunla birlikte hayata geçirilecek başkanlık sistemine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Milletime özellikle sesleniyorum. Başkanlık sistemi, Tayyip Erdoğan’ın kişisel meselesi değildir. Bunu böyle bilelim” dedi.  

KARARI MİLLET VERSİN

Başkanlık için referandumu işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün biz aynı siyasi gelenekten gelen, uzun yıllar mesai arkadaşlığı yapmış Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak uyum içerisinde çalışıyoruz ama aynı siyasi gelenekten gelmemiş bir cumhurbaşkanıyla da ben çalıştım. Ne getirdiğini ne götürdüğünü biliyorum. Damdan düştüm, biliyorum. Aynısı yarın, cumhurbaşkanı, başbakan farklı önceliklere sahip değişik siyasi anlayışlardan olursa bu iş nasıl yürüyecek?  Benim teklifim, kararın milletimize bırakılmasıdır. Hem parlamento bu noktada bir karar vermelidir ama parlamentonun bu kararı arkasından da millete gidilmelidir ve nihai kararı vekiller değil, asil olan millet vermelidir” dedi.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23