DDK Sivas olaylarına ilişkin raporunu tamamladı. Bin 402 sayfalık raporda; Aziz Nesin’in provokatif ifadeleri sonrası yaşanan tahriklere, Cuma namazı sırasında davul ve tef çalınarak cemaatin rahatsız edildiğine, olayın kalabalık halkın üzerine yıkılması kolaylığına kaçıldığına ve SHP olarak koalisyon hükümetinin ihmallerine dikkat çekildi.
EROL METİN / ANKARA - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatı üzerine harekete geçen Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK), 1993’teki Sivas olaylarına ilişkin hazırladığı rapor tamamlandı. Raporda, “Sivas olaylarının tarafın durumunda olan bazı kesimlerin, Devlet Denetleme Kurulu tarafından yürütülen incelemeye karşı çeşitli biçimlerde tezahür eden dirençleri ile karşılaşılmıştır” denilmesi dikkat çekti. DDK raporunda, olaylar sırasında delillerin toplanması ve muhafazasında gerekli hassasiyetin gösterilmediğinin altı çiziliyor. Raporda, olayın sorumluluğunun kalabalık halk üzerine yıkılması kolaylığına kaçıldığına dikkat çekildi. Olaylar sonrasında ise yasama, yürütme ve yargı organlarınca yürütülen inceleme, araştırma ve soruşturmalarda her kurumun kendi zaviyesinden olaya yaklaştığı, bu yüzden yaşananların bütününe ilişkin yeterli, özenli bir tespite ulaşılmadığı vurgulandı.
DDK’YA OLAYI ANLATMAYI REDDETMİŞLER!
Raporda, ‘Sivas olaylarının mağduru’ olarak nitelendirilen kişilerin çeşitli bahaneler öne sürerek, görüşme talebini reddettiği aktarıldı. Görüşme davetine icabet etmeyenlerin kahir ekseriyetinin, ‘görüşmek istemedikleri’ konusunda aldıkları ortak kararı gerekçe göstererek, olaya ilişkin bilgi vermedikleri dile getirildi.
NAMAZ ESNASINDA DAVUL VE TEF ÇALMIŞLAR
Sivas olaylarının 1990’lı yıllarda gerçekleşen diğer suikast ve saldırılarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin kaydedildiği raporda, provokasyon ve tahrikler sıralandı. Gül’ün talimatıyla hazırlanan raporda, olayların fitilini ateşleyen Aziz Nesin’in, “Zaten Türk milleti korkak bir millettir. Alevisi de Sünnisi de çoğunlukla korkaktır. O da çok belli. Çünkü başına ne zaman kabadayı gelirse sesini çıkarmaz, itaat eder. Çünkü, o da Müslümandır eninde sonunda. …Ben Müslüman değilim. Yoksa, Kur’an’da da güzel sözler var, ama 1300-1400 yıl önceki sözlerin kimin sözü olursa olsun eskiyeceğine inanıyorum. Bu sözler eskimiştir” şeklindeki provokatif sözlerine yer verildi. Raporda ayrıca, olayın yaşandığı gün saat 13.00 sıralarında Cuma namazı sırasında Kale Camii’nin hemen yanındaki Buruciye Medresesi’nde, etkinliğe katılan Can Şenliği Tiyatro Grubu’nca sergilenen bir oyun esnasında davul ve tef çalınmasının namaza gelenlerin tepkisini çektiği belirtildi.
BAKANLIK VE VALİLİK HİMAYE ETMİŞ
Raporda, SHP-DYP ortaklığındaki koalisyon hükümetinin ve dönemin kamu görevlilerin olay öncesi ve sonrasında ihmalkar davranıp gerekli önemleri almadığına dikkat çekiliyor. Bin 402 sayfalık raporda, “Pir Sultan Abdal Derneği tarafından organize edilmiş olan 4. Pir Sultan Abdal etkinliklerinin; Kültür Bakanlığı, Sivas Valiliği ve diğer kamu kurumlarının aktif katılımı ve katkısı altında (etkinliklerin ilk iki gününün Sivas merkezine alınması, ozanlar anıtının yaptırılması, maddi destek verilmesi, teçhizat gönderilmesi, bazı katılımcıların kamu misafirhanelerinde kalması gibi) düzenlendiğinin anlaşıldığı” vurgulanıyor.
ROLLERİ DEŞİFRE OLDU!
Rapordaki tespitler, dönemin Kültür Bakanlığı tepe yönetimi, Sivas Valiliği ile “Alisiz Alevilik” fitnesinin öncülerinden Ali Balkız’ın yöneticisi olduğu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin olayların yaşanmasındaki rolünü gözler önüne seriyor.
SHP’Lİ KOALİSYON DESTEKLEMİŞ
DDK raporunda özetle şu çarpıcı tespitlere yer veriliyor: “1-4 Temmuz 1993 tarihlerinde yapılması planlanan IV. Pir Sultan Abdal Kültür Etkinliklerinin ilk iki gününün Sivas Merkezinde düzenlenmesi kararının Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından alındığı ve Kültür Bakanlığı’nın bu kararı desteklediği, Etkinliklerin Sivas Merkezine alınması kararının arkasında, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticilerinin Sivas Merkezinde Ali Balkız’ın ifadesiyle, ‘Alevilerin ve sosyal demokratların, devrimcilerin, sol eğilimli kesimlerin’ yalnız olmadığını gösterme ve bu etkinlikler aracılığıyla ‘karşı görüşte’ olan kesimlere yönelik bir nevi ‘meydan okuma ve gövde gösterisi’nde bulunma isteğinin yattığı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yetkilileri ile Kültür Bakanlığı üst yönetimi arasında etkinliklerin Sivas merkezinde ve Banaz’da düzenlenmesi konusunda varılan mutabakattan, Sivas Valiliği yetkililerince (Vali, Vali Yardımcısı, Kültür Müdürü) resmi olarak nisan ayı içerisinde haberdar olunduğu, etkinliklerin düzenlenmesi için anılan derneğe parasal yardım yapıldığı Kültür Bakanlığı, Sivas Valiliği ve İl Kültür Müdürlüğü’nün etkinliklere yoğun desteğinin olduğu ve bu kapsamda bazı kamu görevlilerinin etkinliklerde görevlendirildiği kanaatine varılmıştır.”