• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İşte Feminist terör! Kadın örgütlerinin derin ilişki ağı deşifre oldu

Yeniakit Publisher
2019-09-15 10:28:00 - 2019-09-15 10:41:21

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
İşte Feminist terör! Kadın örgütlerinin derin ilişki ağı deşifre oldu

Evlatlarını terör örgütünün elinden kurtarmaya çalışan Diyarbakır’daki annelere kör, sağır ve dilsiz kalan PKK sevici sözde kadın derneklerinin yurt dışı bağlantıları ortaya çıktı. 'Kadın örgütleri' adı altında faaliyet gösteren feminist oluşumların derin ilişki ağını ortaya koyan bilgiler sosyal medyada paylaşıldı.

 yeniakit.com.tr 

Türkiye günlerdir HDP Diyarbakır İl Başkanlığın önünde oturma eylemi yapan aileleri konuşuyor. Çocukları HDP aracılığıyla PKK tarafından dağa kaçırılan annelerin direnişi tüm Türkiye’den büyük destek alırken sözde kadınların haklarını savunmak için kurulan ‘kadın dernekleri’ ise duruma sessiz kalıyor.

Sözde 'kadın derneklerinin' derin ilişki ağı

Devleti ve hükümeti suçlayan her türlü faaliyette öne çıkan kadın derneklerinin Diyarbakır annelerinin mücadelesine karşı kör sağır ve dilsiz kalması dikkat çekiyor. Twitter’da ‘Murat Soydan’ isimli bir hesaptan söz konusu terör örgütleri olunca sessizliğe bürünen sözde kadın derneklerinin yurtdışı bağlantılarını ve terörle olan iltisakını ortaya koyan paylaşımlar yapıldı.

Almanya tarafından fonlanıyorlar!

"Uçan Süpürge" adlı oluşumun Türkiye’deki kadın örgütlerinin çatısını oluşturduğu bilgisi verilirken LGBTİ ve diğer feminist oluşumların özellikle Almanya tarafından fonlandığına dikkat çekildi. Söz konusu derneklerin şeffaf olma zorunluluğundan kaçmak amacıyla şirket olarak faaliyet gösterildiği belirtilen tweetlerde söz konusu oluşumlarda görev yapan isimlerinde CHP ve HDP’nin yanı sıra terör örgütleri FETÖ ve PKK ile olan ilişkisi de gözler önüne serildi.

İşte sosyal medyayı sallayan o paylaşımlar;

"Günlerdir sorulan bir soru var: Diyarbakır'da anneler direniyor, feminist kadın örgütleri nerede? Dilimin döndüğünce anlatayım.

TÜSİAD’dan Kandil’e, Brüksel’den Diyarbakır’a uzanan çete: Türkiye’deki feminist kadın örgütleri.

Türkiye’de irili ufaklı pek çok feminist kadın örgütü olmasına rağmen pek çoğu büyük kadın örgütlerinin hamiliğinde işleyen, görünürde bağımsız yan derneklerdir. Bu büyük derneklerden bir tanesi de Uçan Süpürge adlı dernek.

Uçan Süpürge, Türkiye’deki kadın örgütlerinin çatı yapılanmasını olarak faaliyet göstermekte, ortak iletişim ağını oluşturmakta.

Uçan Süpürge bir kadın çatı derneği olmasına rağmen “şirket” statüsünde açılışmış. Bunun sebebi derneklerin şeffaf olma zorunluluğu. Şirket statüsünde kurulduğu için fonları incelenemiyor. Gizlenen fonlar ise etkinliklerde ortaya çıkıyor.

Uçan Süpürge İngiltere'den Amerika'ya kadar bir çok ülkeden para alsa da esas para kaynağı Almanya. Bir çok etkinliklerinin ana sponsoru Alman Kültür Merkez üzerinden Almanyadaki fonlar. Örn. kendi sitesinden bir haber: Alman Büyük Elçisi Uçan Süpürge yararına konser düzenliyor.

Geçen yıllarda Uçan Süpürge ve Alman Elçiliği "Örgütlü kadınlar geleceği örgütlüyor" başlığı ile bir örgütlenme semineri verdi. Semineri veren şirket Alman Thumm&Partners. Bizzat kendi haber kaynakları bu eğitimi "lobicilik" eğitimi olarak adlandırdı.

Yani bir Alman şirketi, Türkiye’de Alman fonlu ve “dernek” diye anılan başka bir şirkete kadınları nasıl örgütleyeceğini anlattı. “Ne var bunda sonuçta yararlı iş yapıyorlar” diyenler, mesele burada bitmiyor...

Şirketin katıldığı bir başka organizasyon Lobicilik Stratejileri ve Teknikleri eğitim. ABD merkezli NDI kurumunun fonuyla gerçekleşen eğitimin de konu başlıklarından biri “İkna Teknikleri ve Rol Oynama”.

Uçan Süpürge şirketinin kurucusu ve müdüresi Halime Güner'in kim olduğuna bakalım. Güner 2013 yılında Al Monitor tarafından hazırlanan "Ortadoğu'yu Şekillendiren Kadınlar" listesine girdi.

Güner aynı zamanda KAGİDER altında oluşturulan Kadın Fonu'nun Danışma Kurulu üyesi. Kurulun diğer üyeleri, TÜSİAD esk. bşk. Ümit Boyner, Aydın Doğan'ın kızı Arzuhan Yalçındağ gibi isimler.

Radikalden Funda Özkan TÜSİAD-Uçan Süpürge-Almanya (karmaşık) ilişkisine heyecanını yazısına dökmüştü: “AB kulisi yapın”. Yazı yayından kaldırılmış, linke ulaşılamıyor ancak yazıyı arşivlemiştim.

Arşivlediğim kısımda şu not yer almaktaydı: Özkan ve Boyner'e göre KAGİDER'in bir ayağı Brükselde bir ayağı Diyarbakırda olmalıymış.

Alman fonlarından TÜSİAD’a uzanan ağın başındaki Halime Güner hanıma geri dönelim. Güner her yerde karşımıza çıkıyor. 2015 yılında Paralele yapılan op. dursun diye acil çağrı yapan 200 kişiden biri:

Can Dündar serbest bırakılsın bildirisi yayınlayan 400 kişiden biri, yine Halime Hanım:

"Türkiye IŞİD ile iş birliğinde" bildirisine imza atan 205 kişiden biri yine Halime Hanım:

Konu terör örgütlerine arka çıkmak olunca en önde yer alan bu dernek ve yönetimi, Diyarbakır’daki direnişi görmediği gibi bugüne kadar terör örgütlerinin aleyhine hiçbir kadın hakkını savunmamış.

Güner’in TÜSİAD kadınları ile kurduğu KADİGER de Uçan Süpürge’den farklı değil. KADİGER’in eski başkanı Gülseren Onanç da siyasetin bir parçasıydı. Onanç CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevi yaptı.

Görevi süresince “Yeni CHP” söylemini kullanan Onanç CHP’nin çözüm sürecinin bir parçası olması gerektiğini savundu, 2012’de neredeyse PKK kongresine dönen BDP kongresine katıldı.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasını da eleştiren Onanç CHP’nin HDP’ye yeterince destek vermediğini söyleyerek partiden istifa etti. Konu PKK ve HDP olunca şahine dönüşen KADİGER eski başkanı Onanç da Diyarbakır’daki annelere kör, sağır ve dilsiz olanlardan.

Mor Çatı, Uçan Süpürge ve KADİGER gibi çatı kuruluşlar lokal ve küçük “kadın örgütlenmelerinin” hamiliğini yapıyor. Bu sayısız ufak kadın örgütü de çatı oluşumlardan farklı değil.

Bunlardan biri olan Van Kadın Derneği (VAKAD) Şubat 2013’de PKK terör örgütünün ofisi gibi faaliyet göstermesi sebebiyle KHK ile kapatıldı. Bu ufak derneklerin hepsi üst derneklerden sözde “proje desteği” adıyla fon alıyor.

Bu fonların miktarıyla ilgili kafanızda bir şey oluşması için şöyle bir örnek vereyim: KADİGER’in sadece ufak yatırımlarından biri toplamda 9 “projeye” dağıtılacak olan para 270 Bin Euro.

Bu “projeler” elbetteki proje içeriğinin kalitesine göre seçilmiyor. Yönetiminden üyelerine kadar siyasetin içine girmiş bu yapılar fikri olarak kendilerine yakın olanlara para dağıtıyorlar. (Kendilerinin neye yakın olduklarını da yukarıda yazdım)

Bu paraların önemli bir miktarı yurtdışı fonlardan Türkiye’ye geliyor. Fonlar çatı örgütlenmelerden aşağıya doğru dağıtılıyor. TÜSİAD da bu fon havuzunun önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Yine örnek bir fonlama: Tek seferde 268 bin hibe.

TR’deki feminist “kadın derneklerinin” yan oluşumu olan LGBT+ dernekleri de aynı şekilde işliyor. Örneğin bu derneklerden en büyüğü olan KAOS GL’nin yayınladığı online fon rehberinde hangi ülkeden ne kadar ve nasıl para alınır ayrıntılı şekilde yazıyor.

Tek projeden 5 bin 10 bin Euro para üstelik de 2 gün içinde cevap dönülmesi garantisiyle sunuluyor. Diyarbakır’daki anneleri savunmanın maddi bir getirisi yok.

Diyarbakır'daki anneler arkalarında narko-terör ağının, kan rantiyerlerinin fon havuzları ile değil; ellerinde örgütün kaçırdığı çocuklarının fotoğrafları, ayaklarında eskimiş ayakkabıları, gözlerinde göz yaşları ile direniyorlar.

Türkiye’de “Feminist Kadın Örgütlenmesi” denen yapıların başını çeken, TÜSİAD’dan Kandil’e, Brüksel’den Diyarbakır’a uzanan çetenin Diyarbakır’daki direnişi görmemeleri de bir tesadüf değil, bizzat varoluşları."














Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah Murat

Şeytanın ve onun dostlarının gizli emellerine alet olmuş dinlerini dünyalığa değiştirmiş yaptıklarını şeytanın güzel gösterdikleri batıla dalmışlar yaptıkları Allahının fıtratının ve doğru yolunun bozgunculuğu ve dinde hainlik. Laik devlet rejiminin ve dinsiz imansız yetiştiren eğitimin sonuçları. Allahın fıtratına boyun eğmemiş isyan etmiş olanlar. İsyankar imansız ve sapıklar topluluğu. Dostunu düşmanını bilmeyen müslüman değildir Önce islam olun ssonrada iman için mücadele edin. Allahın hükümlerini istemeyen o hükümlere teslim olmuş anlamındaki müslüman değildir Allahın hükümlerini gericilik ve yobazlık muhalefeti isyanı ahlaksızlığı moderlik ilericilik özgürlük olarak tanımlayan islamın içinde değildir.

Harun

H&M LGBT ye ciddi yardım yapıyor. KAynak Alman Medyası (ZDF)
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23