Lise öğrencilerinin okul duvarına yazdıkları rejim karşıtı sloganlarla başlayan “Suriye Devrimi” dün 2 yılını doldurdu. İlk 6 ayında barışçıl gösterilere sahne olan Suriye’de diktatör Beşşar Esed yönetiminin, muhalifleri şiddet yoluyla sindirmeye çalışmas
Suriye’de öğrencilerin, 15 Mart 2011’de ülkenin güneyindeki Dera kentinde lise duvarına yazdıkları rejim karşıtı sloganlar sebebiyle gözaltına alınmalarıyla başlayan süreç, 3’üncü yılına girdi.
Suriye’nin kısa tarihi
Fransa işgalinin 1946’da sona ermesinin ardından yürürlükte olan ve üç yıl süren liberal demokratik cumhuriyet özelliğindeki anayasal düzen 1949’da yapılan darbe ile son buldu. 1949 darbesinin başında Sünni bir general olan Hüsnü Zaim bulunmaktaydı. Zaim, kendisini cumhurbaşkanı ilan ettikten sonra Arap dünyasında ilk askerî diktatörlüğü kurmuş oldu. Zaim, beş ay sonra Ağustos 1949’da General Sami Hınnavi’nin önderliğinde bir karşı darbe ile devrildi. Hınnavi Suriye-Irak bütünleşmesine çalışsa da Sovyet yanlısı Baas Partisi ve Arap Sosyalist Partisi kurucusu Ekrem Hurani, karşı darbe ile buna izin vermediler. Aralık 1949’da Albay Edip Çiçekli darbesiyle Suriye, 1954’e kadar istikrarsız ve çalkantılı bir döneme girdi. 1955-57 yılları arasında giderek güçlenen Sovyet yanlısı sosyalist partiler, Nasır idealleri doğrultusunda 1958’de sosyalist Mısır’la Suriye’yi birleştirdi. Eylül 1961’de Albay Kerim el-Nahlavi liderliğindeki Sünni subayların gerçekleştirdikleri darbe ile bu birlik de sona erdi.
Suriye’de Baas dönemi
Darbe sonrası yapılan seçimlerde Komünist Parti kapatıldı ve başbakanlığa Müslüman Kardeşler Teşkilatı(İhvan) mensubu Maruf Davalibi geldi. Ordu içinde Sünnilerin gücünün giderek zayıflaması ve Nusayrîlerin etkisinin artmasından sonra orduda hâkimiyeti ele geçiren Baasçı subaylar, Nasır yanlısı ve Mısır’la birlikten yana olan subaylarla birleşerek, 8 Mart 1963’te Sünni yönetimi devirdiler. Bu darbeyle beraber Baas Partisi de iktidarı ele geçirdi. Yeni yönetimle Sovyet eksenine yerleşen Suriye’de 1966’dan itibaren yoğun bir tasfiye operasyonu başladı. Bu sürecin sonunda Sünniler, askerî ve sivil bürokrasiden büyük oranda tasfiye edildi. Baas içinde de başlayan Sünni-Nusayri iktidar mücadelesi, General Emin Hafız’ın Şubat 1966’da Nusayri darbesiyle devrilmesine yol açtı. Salah Cedid öncülüğündeki darbenin yardımcıları Muhammed Umran ve Hafız Esed’di. 1966’da İsrail ile yapılan savaştan ağır yenilgiyle çıkan Baas iktidarında Savunma Bakanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürüten Hafız Esed, yenilgiden iktidarı sorumlu tutarak ordu içindeki konumunu güçlendirdi. 13 Kasım 1970’te darbe yaparak yönetimi ele geçiren Esed, ölümüne kadar iktidarda kaldı. Esed’in 2000’de ölümü üzerine yerine geçen oğul Beşşar Esed iktidarı halen devam etse de Suriye, ikinci yılını tamamlayan protesto hareketleri sebebiyle tarihinin en çalkantılı dönemini yaşıyor.
Devrimin ayak sesleri
Tunuslu Muhammed El-Buazizi’nin kötü ekonomik koşulları protesto için kendini yakarak başlattığı ve ‘’Arap Baharı’’ olarak isimlendirilen devrim rüzgarı, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla birçok Arap ülkesine yayıldı. Protesto gösterileri Tunus’tan sonra Mısır’a, sonrasında Libya ve Yemen’e sıçradı. Bölgeyi etki altına alan değişim rüzgarını yakından takip eden Suriye halkı, açıkça sistemi sorgulamaya başladı.
İpler Dera’da koptu
Dera’da 2011 yılı Mart ayının ortalarında duvara yazdıkları ‘’Halk Sistemin Yıkılmasını İstiyor’’ sloganı dolayısıyla çocuk yaştaki 16 öğrenci tutuklandı. Öğrencilerin cezaevinde işkence gördüğünün anlaşılması üzerine 15 Mart 2011 tarihinde Şam Emevi Camii’nde kıldıkları öğle namazından sonra tarihi Hamidiye Kapalı Çarşısı’nda onlarca kişi Suriye’de ilk defa yönetim karşıtı bir protesto yürüyüşü gerçekleştirdi. Bu tarihten itibaren aktivistler tarafından genelde Cuma günleri gerçekleştirilen protesto yürüyüşlerine, ortak forumlarda, ‘’Öfke Cuması’’, ‘’Onur Cuması’’ gibi isimler verildi.