İslam ordusu olmadan Müslüman kanı durmaz!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Dünyanın başta Filistin olmak üzere İslâm coğrafyasında yaşanan katliamlara kör kaldığını belirten stratejistler, “İslâm ülkeleri NATO benzeri bir askeri güç oluşturmadığı sürece, akan kan durmaz” dediler.
Hakkı Bilir İstanbul
İslam ülkeleri ve mazlum coğrafyalarda estirilen zulüm fırtınasına sessiz kalan Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü, NATO ve diğer uluslararası askeri kuruluşlar, Müslüman ülkelerin askerlerinden oluşacak NATO benzeri bir yapılanmanın gerekliliğini gözler önüne seriyor. Filistin, Myanmar, Yemen, Doğu Türkistan, Suriye ve daha birçok coğrafyada oluk oluk akıtılan Müslüman kanını durduracak bir İslam ordusunun kurulması her geçen gün daha önemli hale geliyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü, NATO gibi uluslararası askeri oluşumların, emperyalist devletlerin özellikle İslam ülkelerinde gerçekleştirdiği vahşeti seyretmekten öteye gidememesi, Müslüman devletlerin askerlerinden oluşturulacak bir gücü gerekli hale getiriyor. Dini ve dili ne olursa olsun zulme maruz kalan topluluklara en yüksek perdeden sahip çıkan Türkiye’nin önderliğinde kurulacak birleşik askeri gücün, üzerine ölüm yağdırılan topraklarda huzuru sağlayacağı uzmanlar tarafından vurgulanıyor.
İslam barış gücü şart
ASSAM Başkan Yardımcısı ve emekli Albay Ersan Ergür, “NATO yahut BM Barış Gücü askerleri, şu ana kadar İslam coğrafyasındaki estirilen devlet terörlerine müdahale etmedi. Adeta seyretti. Bir tek zulmü engellemedi. Müslümanlar bu duruma daha fazla seyirci kalmamalıdır. İslam dünyası kendi içerisinde uluslararası hukuka dayanarak bir ordu kurmalı. Kan ve gözyaşının aktığı coğrafyalara bu ordusunu konuşlandırmalıdır. Özellikle İslam coğrafyasındaki zulüm ancak ve ancak bu şekilde son bulur” dedi. İslam NATO’sunun ilk defa ASSAM tarafından dillendirildiğini kaydeden Ergür, “İslam ülkelerinde müteşekkil edilmiş bir askeri gücü ilk gündeme getiren ASSAM’dır. Bugün bunun tartışılmaya başlanması güzel bir gelişme. Aksi türlü Müslümanların kanı akmaya devam eder. Hür dünya da ancak seyreder. Bu yapı da ancak Türkiye’nin önderlik etmesiyle mümkün olabilir” şeklinde konuştu.
Sessizlikten güç alıyorlar
Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Derneği (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül, “İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılardan sonra bir kez daha gördük ki, İslam ülkelerinden oluşan bir askeri barış gücü şarttır. Bugün NATO’nun birçok ülkesi adeta İsrail’i savunuyor. Bu yapının mazlumlarının hakkını savunması zaten mümkün değildir. Mazlum coğrafyalardaki akan kan askeri bir koruma gücünün bölgelere konuşlandırılmasıyla durdurulabilir” ifadelerini kullandı. Müslümanların sessizliğinin emperyalistlere güç verdiğini kaydeden Akgül, “Türkiye dışında net bir tepki gösteren ülke yok. Bundan cesaret alıyorlar. Oysa bugün meşru zeminde bir barış gücü kurulsa bu kadar pervasız hareket edemezler” dedi.