İslam düşmanı Çölaşan haddini aştı! Kurban Bayramı ile ilgili skandal sözler!
İslam düşmanı radikal kemalist solak camianın tetikçi kalemşörlerinden Sözcü yazarı Emin Çölaşan, tüm Müslümanların büyük bir huşu ve sevinçle kutladığı Kurban Bayramı’nı karalamaya kalkıştı.
yeniakit.com.tr
Azılı İslam düşmanı kemalist solakların borazanlığını yapan Sözcü gazetesi yazarı Emin Çölaşan yaklaşan kurban bayramı öncesi yine Müslümanları ve İslam'ı hedef aldı.
İslam’a olan kinini açıktan belli etmemeye çalışan Çölaşan bugünkü yazısında her Kurban bayramı öncesinde din düşmanlarının ortaya attığı argümanları savundu.
Dini bayramların tatil olmasına karşı çıktı
Bütün Müslümanların kardeşlik bilinci ve büyük bir sevinçle eda ettiği Kurban Bayramı’nı karalamaya çalışan Çölaşan, dini bayramların resmi tatil ilan edilmesine de karşı çıkarak “Kuran'da böyle bir hüküm var mı?” sözleriyle akıl sınırlarını zorlayan garip bir yorumda bulundu.
Yardım kuruluşlarını hedef aldı!
Yardım kuruluşlarının kurban kampanyalarında da rahatsız olan Çölaşan, şu sözlerle Müslümanlara saldırdı;
"Kurban olayında çok büyük paralar dönüyor. Dolayısıyla bütün dinci kuruluşlar kurban bedelinin, etinin ve özellikle derisinin peşinde. Geçmişte derileri Türk Hava Kurumu toplardı. AKP iktidarı onlardan bu yetkiyi aldı ve dinci kuruluşlara verdi. Cumhuriyet düşmanı olan dinci kuruluşlar, dinci şirketler ve vakıflar şimdi her kurban bayramında bu kazançlı ticaret nedeniyle köşeyi dönüyor."
Kurbanla ilgili skandal ifadeler!
Kurban bayramı ile ilgili skandal ifadelerle çirkin bir tablo çizen Çölaşan şu skandal ifadeleri kullandı;
"Şimdi, birkaç gün sonra ekranlarda ve gazetelerde yine aynı haberlere tanık olacağız. Kurbanlık boğalar ve koçlar kaçacak, ahali caddelerde onları Binlerce acemi kasap, kurbanı keseyim derken kendini kesip hastanelere koşacak. Bazıları kan kaybından can verecek, hayvanın canını alayım derken kendi canından olacak. Kurbanlıklar bıçak vurmayı bilmeyen bir sürü acemi herif yüzünden işkence çektirerek öldürülecek. İstanbul Boğazı ve bütün akarsular kan gölüne dönecek. Kurban etlerinin ve derilerin paylaşımında yine kavgalar çıkacak. Hayvanların iç organları kesimden sonra ortalıkta bırakılacak. Yüzyıla yakışmayan ilkel manzaralar… Yine de iyi tatiller!"
İşte Çölaşan’ın skandal yazısında o bölümler;
"Tatil bayramınız kutlu olsun!
Sevgili okurlarım, kurban bayramı tatili yarın resmen başlıyor…
Zaten artık önemli olan bayram değil tatil!
Geçmiş yıllarda büyüklerimizin ellerini öpmeye giderdik, bayram
kutlamaları yapardık, biz çocuklara harçlık verirlerdi. Şimdi
bayram ziyaretleri falan hemen hiç kalmadı.
Artık öne çıkan tatil ve tatil programları.
Günümüzde iyi bayramlar dilemek lafın gelişi oldu. Aslında “İyi
tatiller” demeyi amaçlıyoruz!
Bu resmi tatiller konusunda bilemediğim bir şey var…İçtenlikle
söylüyorum, bilmiyorum.
Yılda iki dini bayramımız var. Şeker bayramı ile kurban bayramı.
Birinin tatili (arefe günleri hariç) üç, diğerinin dört gün.
Bu süreler nereden geliyor, nereden kaynaklanıyor?
Kuran'da böyle bir hüküm var mı? O zaman tatil kavramı var
mıydı?
Varsa neresinde yazıyor?
Yoksa sonradan mı uydurulmuş?
Yani biz bu tatilleri neye göre yapıyoruz?
(...)
Ancak işin çirkin taraflarını da unutmayalım.
Kurban olayında çok büyük paralar dönüyor. Dolayısıyla
bütün dinci kuruluşlar kurban bedelinin, etinin ve özellikle derisinin peşinde.
Özellikle deri işinde çok büyük para var.
Geçmişte derileri Türk Hava Kurumu toplardı. AKP iktidarı
onlardan bu yetkiyi aldı ve dinci kuruluşlara verdi.
Cumhuriyet düşmanı olan dinci kuruluşlar, dinci şirketler ve
vakıflar şimdi her kurban bayramında bu kazançlı ticaret nedeniyle köşeyi dönüyor.
Bayram öncesinde vermeye başladıkları parlak ilanlarla toplumu kandırıyorlar…
“Afrika, Asya ve Uzakdoğu Müslümanlarına yardım elini
uzatıyoruz. Parasını bize verin, kurbanınızı oralarda
kestirelim… O Müslümanlara bayramda et yedirelim…”
Tamamı palavra!
(...)
Şimdi, birkaç gün sonra ekranlarda ve gazetelerde yine aynı haberlere tanık olacağız.
Kurbanlık boğalar ve koçlar kaçacak, ahali caddelerde onları kovalayacak.
Binlerce acemi kasap, kurbanı keseyim derken kendini kesip hastanelere koşacak…
Bazıları kan kaybından can verecek, hayvanın canını alayım derken kendi canından olacak.
Kurbanlıklar bıçak vurmayı bilmeyen bir sürü acemi herif yüzünden işkence çektirerek öldürülecek.
İstanbul Boğazı ve bütün akarsular kan gölüne dönecek. Kurban etlerinin ve derilerin paylaşımında yine kavgalar çıkacak. Hayvanların iç organları kesimden sonra ortalıkta bırakılacak.
Yüzyıla yakışmayan ilkel manzaralar…
(...)
Evet, gerek ulusal ve gerekse dini bayramlarımız artık ikinci
planda. Önce tatil günlerinin sayısı geliyor.
Tanıdıklarım var, gelecek yılın takvimi ellerine ulaştığında ilk iş
olarak tatil günlerine bakıyorlar…
– Tüh be, şeker bayramı hafta sonuna geliyor!
– Oh be, kurban bayramı Salı günü. Hükümet yarım gün
verirse dokuz gün tatil…
– Cumhuriyet bayramı ne güne geliyor?"