• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. İbrahim Bektaş
Prof. Dr. İbrahim Bektaş
TÜM YAZILARI

İranlı Ayetullahlara sorar mısınız, Sünni kanı Şia’ya helal midir?

11 Mart 2016
A


Prof. Dr. İbrahim Bektaş İletişim: [email protected]

Genç kardeşlerimiz için öncelikle, Nurettin Şirin’den bir iki cümle bahsetmek istiyorum.

Nurettin Bey’in ismini ilk kez 1997’de Sincan sokaklarında tankların millete karşı yürütülmesi sırasında duydum.

Sincan’ın Refahlı Belediyesince düzenlenen “Kudüs Günü” ile ilgili olarak 28 Şubat askeri-sivil zorba ortaklığınca tutuklanmış ve düzmece mahkemelerde yargılanarak 17 yıl 6 aya mahkûm edilmişti.

Kendi kendime, “bu nasıl mümkün olabilir” diye sormadan edemiyordum.

Altı üstü bir anma gecesi ve topu topu Siyonizm’in Filistin’de yaptıkları zulümleri işleyen bir konuşma, o kadar! 

Ama neylersiniz ki bu zihniyetin mahkemeleri, önce idam eden sonra yargılayan bir gelenekten geliyordu.

Rahmetli Menderes ve arkadaşları da aynı düzmece mahkemelerde içimizi acıtan hazin sonu yaşamamışlar mı idi?

Nihayet Sayın Şirin, yaklaşık 8 yıl cezaevinde kaldıktan sonra, Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinde düşünce özgürlüğü lehine yapılan değişiklikten yararlanarak 2004’te tahliye edildi.

Nurettin Bey’in ismi Kudüs ile özdeşleşmiş desek hata etmeyiz. 

Nerede ise aktif entelektüel hayatının büyük bölümünü Filistin davasına adamıştır.

Takip edebildiğim kadarı ile bugünlerde Kudüs tv’de programlar yapıyor.

Ancak Nurettin Bey’i programlarındaki ifadelerinden aşırı İran sempatizanı olarak algıladığımı söylemeliyim.

Edindiğim izlenimler, Nurettin Bey’in mezhep birliğinden (Ehli Sünnet vel cemaat) ziyade Şia’yı da içine alan bir İslami birlikteliği önemsediği yönünde. 

Yani Türkiye’de ki diğer birçok İslam entelektüelin –Cübbeli Ahmet Hoca gibi- aksine, Şia’yı kapsamayan Ehli Sünnet vel Cemaat akidesini yeterli görmüyor. Bir dereceye kadar bu görüşünde haklıdır.

Ancak Nurettin Bey, eğer yanlış yorumlamadıysam, İslami Birlikteliğin oluşmamasından, Şia’dan ziyade Ehli Sünneti sorumlu görüyor.

Bir anlamda İran ve Şia’sına toz kondurmuyor.

Ya da ben öyle algılıyorum.

Nurettin Bey, fikirleri hakkında eksik bilgi sahibi olduğumu düşünürse, pek tabii konu ile ilgili düşüncelerini köşemde siz değerli okurlarımla seve seve paylaşırım.

Fırsat buldukça izleyebildiğim “Perspektif” programında İran’ı aleni tenkit ettiklerine tesadüf etmedim. Ama Suudileri defalarca yerden yere vurduklarına çok defa şahit oldum.

Bana göre, ne İran bütünüyle masum, ne de Suudiler tamamıyla zalimdir. 

Nasıl ki Mısır’ın eli kanlı katili Sisi’yi mazlum ihvan-ı Müslim’ine karşı desteklediklerinde Suudiler tamamen hatalı idilerse, Suriye’de yıllardır katil Esad ve komünist Putin’le ortaklaşa Sünni Müslümanlara uyguladıkları mezhebi soykırımdan dolayı da İran, aynı oranda hatta daha fazla suçludur.

İran’ın top yekûn hedefinde Suriye’de ve diğer ülkelerdeki Sünni Müslümanlar vardır.

Hala devam eden bu utanç verici kıyımın Suriye’den sonraki hedefi ise Türkiye Sünni Müslümanlığıdır.

Bunun en açık delilerinden birisi, 4 Mart Cuma günkü Yeni Akit’te yer alan “İran PKK’ya füze rampası gönderdi” haberidir. Bu konuda “kişinin ayinesi iştir, lafa bakılmaz” düsturunca, başka yoruma gerek yoktur.

Zaten İran’dan da konu ile ilgili bir yalanlama geldiğini izlemedim.

Hemen söyleyeyim ki ben İran Devrimini, Şah dönemine karşı destekledim ve savundum.

Ancak bugün geldiğimiz nokta da İran ve Şia’sının sınır tanımaz ihtirasları sonucu uygulaya geldikleri “Şia ideolojisi” karşısında pişmanlık duymaya başladığımı itiraf etmeliyim.

Sayın Şirin’in düşündüğünün aksine, İran’ın Filistin gibi bir derdinin olmadığı da gün gibi ortadadır.

O’nun yegâne düşmanı Sünniler, yegâne hedefi de ne yazık ki Sünni İslam Birliği’dir.

Yıllarca Türkiye-İran dostluğunu, Sünni-Şia birliğini savunmuş biri olarak umarım ben yanılıyorumdur.

Ve İran, bizi kardeş olarak görüyordur.

Eğer öyle ise Nurettin Bey’den küçük bir ricam olacak.

Eminim İranlılar bana cevap vermez, ama Nurettin Bey’i önemserler.

Nurettin bey, bir milyarlık Sünni İslam Dünyası adına İran’ın Ayetullahlarına sorabilir mi?

-Suriye’de Esad-Putin kirli ittifakının ana payandası olarak dökmekte oldukları Sünni kanı, Şia’ya helal midir

Şimdilik başka sorum yok!

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23