• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI

‘Puket’çiler dillerini yuttu

03 Ocak 2026
A


Murat Alan İletişim: [email protected]

‘Puket’çiler dillerini yuttu

MURAT ALAN

Peygamber Efendimiz, ‘işçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz’ diye buyurur.

CHP’li belediyeler için bu hadisin pek bir anlamı yok belli.

Buca Belediyesinde yaşananlar..

İşçi maaşını alamıyor, belediye önünde grev yapıyor, çöp dağları sokakları teslim alıyor; Belediye Başkanı ise sevgilisi sanatçı Sevcan Orhan’la birlikte Tayland’ın Phuket Adası’nda yılbaşı tatili yapıyor. Buca’da yaşanan tam olarak budur. Kasım ayı maaşlarını alamayan işçiler grevdeyken, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın Sevcan Orhan’la lüks tatil pozları vermesi bir iletişim kazası değil, ahlaki bir çöküştür.


Üstelik çıkıp “çok önceden planlanmış kısa bir mola” diyerek kendini savunabiliyor. İşçiye gelince plan bozulabilir, maaş gecikebilir, evin rızkı bekleyebilir; ama başkanın tatil planı kutsaldır, dokunulmazdır. Buna da “insani durum” denir. Grevdeki işçinin çaresizliği mi insani değil, yoksa Phuket’te tropik plajda yeni yıla girmek mi? Bu sorunun cevabını zaten verdikleri fotoğraflarla kendileri ortaya koymuştur.


Bu rezalet tek başına da değildir. 

Aynı Sevcan Orhan, aynı dönemde Buca Belediyesi’nin etkinliklerinde sahne almıştır. Gölet Tesisleri açılışı, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları… 


Belediyenin kasasından bu konserlere ne kadar ödeme yapıldığı hâlâ açıklanmamıştır. 

Şeffaflık yok, hesap yok. İşçiye “para yok” diyen belediyede konu sevgiliye gelince sahne kurulmakta, organizasyon yapılmakta, bütçe bulunmakta zorlanılmamaktadır. Dahası, Orhan’ın Buca’da 2. derece sit alanı olan, konut yapılması yasak bir bölgede 3,5 dönümlük araziye villa inşaatı için temel attırdığı iddiaları ortadadır. Yasa işçiye serttir, yakın çevreye gelince esner. CHP belediyeciliğinin pratiği budur.


Şile’de patlayan itiraflar da bunun münferit olmadığını göstermiştir. Festival bütçeleri kişisel zevklere göre şekillenmiş, resmi rakamlarla fiili harcamalar birbirini tutmamış, kamu parası başkanların müzik listesine göre harcanmıştır. Buna rağmen bu belediyeler hâlâ “emekten yana”, “halkçı” masalları anlatmaktadır. Emekçinin maaşını ödeyemeyen ama festivalden, konserden, tatilden, çevreye sağlanan kıyaktan vazgeçmeyen bir anlayışın emekle hiçbir ilgisi yoktur.

Asıl mide bulandırıcı olan ise medya cephesindeki çifte standarttır. 

Geçmişte AK Partili İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın Monaco’daki ıstakozlu tatil fotoğrafları üzerinden günlerce ahlak dersi verenler, manşetler atanlar, köşe köşe linç edenler bugün ortada yoktur. 


Karar gazetesi, başta Akif Beki olmak üzere; Taha Akyol, İbrahim Kahveci, Ahmet Taşgetiren, Mehmet Ocaktan gibi isimlerle o gün lüks tatil üzerinden siyaset kurmuş, “halk yoksulluk çekerken bu görüntüler kabul edilemez” diye kalem sallamıştır.

Sözcü ve Cumhuriyet de aynı koroya katılmış, günlerce aynı fotoğrafları döndürmüştür. 

Haklılarda.. Biz de eleştirdik..


Peki bugün neredeler? 

İşçiler maaş alamazken CHP’li bir belediye başkanının sevgilisiyle Phuket’te tatil yapmasına neden tek satır yazmıyorlar? 

Belediye kasasından sevgiliye sahne kurulduğu, sit alanında villa iddiaları konuşulurken neden susuyorlar? 


Çünkü burada mesele ilke değildir. 

Burada mesele kimliktir. CHP’li olunca susalım, AK Parti’li olunca tekme tokat saldıralım.

Tabii bu noktada şunun altını tekrar çizelim..

Bizim gözümüzde mesele “AK Partili yaptı, CHP’li yaptı” meselesi değildir. 

Asıl soru şudur: Bu lüks, bu kibir, bu halktan kopukluk kime aittir? 

Istakoz yiyen de, Monaco’ya demir atan da, Phuket’te şezlong kapma telaşına düşen de AK Parti’li değildir zihniyet olarak. 

Bu hayat tarzı, AK Parti’nin sosyolojisi değildir. 


Bu kültür, bu küstahlık, bu “biz ayrıcalıklıyız” hissi CHP’nin doğal siyaset tarzıdır. 

Istakoz yiyen de CHP’lidir!.. Phuket’e giden de CHP’lidir. Sit alanında villa diken de CHP’lidir. Çünkü CHP dediğiniz yapı, yıllardır halkın alın teriyle arasına mesafe koymuş, kendini seçkin gören bir zümrenin siyasal vitrinidir.

Bu yüzden bugün susan medya şaşırtıcı değildir. O plajlar tanıdıktır, o masalar bildiktir, o festivaller aynı çevrelerin buluşma alanıdır. 

Emekçinin alın teri manşet olmaz ama Phuket manzarası sorun sayılmaz. 

Buca’da yaşanan rezalet, CHP belediyeciliğinin kristal berraklığındaki özetidir; ne ilk ne de son olacaktır.


Belediye başkanlığı tatil planı yapma makamı değildir. 

Belediye bütçesi sevgililere konser ayarlamak, sit alanlarında imar oyunları çevirmek için kullanılmaz. Maaşını alamayan işçi varken “önceden planladım” diyerek uçağa binmek siyasi hata değil, utançtır. Buna sessiz kalanlar, bunu normalleştirenler ve aklayanlar da bu utancın ortağıdır.

Selametle..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tug

Bu zihniyet, bu millet e ait değil, zaten. Batı ya ait, onlar da bunu isteyerek kabul ediyor
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23