• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İran'ın 7 günlük teklifine Trump'tan yanıt!

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
İran'ın 7 günlük teklifine Trump'tan yanıt!

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak ve bölgede çatışmaların sona ermesinin önünü açmak amacıyla ABD’ye sunduğu 7 günlük plana Washington’dan olumsuz yanıt geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın teklifini reddettiği bildirildi. Wall Street Journal ise Trump’ın kasım ayındaki ara seçimlerin ardından İran’a yönelik saldırıların yeniden başlatılmasını beklediğini öne sürdü.

İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı üzerinden yürütülen diplomasi girişiminde dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

İran yönetimi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’ta bulunan heyeti aracılığıyla ABD’ye 7 günlük bir yol haritası sundu. Plan, belirli şartların yerine getirilmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve müzakerelerin başlamasını öngörüyordu.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın İran tarafından sunulan teklifi kabul etmediği bildirildi.


İran’ın teklifine Trump’tan ret

ABD basınına yansıyan bilgilere göre Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı ve bölgesel çatışmaları durdurmayı içeren teklifini reddetti.

Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump’ın İran yönetiminin Washington’ın taleplerini yerine getireceğine sıcak bakmadığı aktarıldı.

İran ise teklifine ilişkin resmi Amerikan cevabını beklediğini açıkladı.


Arakçi: Karar artık ABD’nin önünde

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, BM Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’ta yaptığı açıklamada, Washington’a somut bir plan sunduklarını duyurmuştu.

Arakçi, gerekli şartların sağlanması halinde Hürmüz Boğazı’nda normal deniz trafiğinin 7 gün içerisinde yeniden başlayabileceğini belirterek kararın ABD yönetiminin önünde olduğunu ifade etmişti.

İran’ın teklifinin Katar aracılığıyla Washington’a iletildiği bildirildi.

Plan kapsamında ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırması, İran petrolüne yönelik yaptırımlarda geri adım atması ve bölgesel çatışmaların durdurulması öngörülüyor. Bunun karşılığında İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması ve nükleer müzakerelere dönmesi gündeme geliyor.


İran: Tehdit ve zorlamayı kabul etmeyiz

Tahran yönetimi diplomatik çözüm için kapının açık olduğu mesajını verirken, baskı altında müzakere yürütmeyeceğini de vurguladı.

Arakçi, İran’ın tehdit ve zorlamayı kabul etmeyeceğini ifade ederken, Washington’ın gerekli adımları atması halinde Hürmüz Boğazı’nın kısa sürede yeniden uluslararası deniz trafiğine açılabileceğini bildirdi.

WSJ’den dikkat çeken saldırı iddiası

Krizin diplomasi yoluyla çözülmesine yönelik girişimler sürerken Wall Street Journal’dan dikkat çeken bir haber geldi.

Gazete, konu hakkında bilgi sahibi ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump’ın İran’ın 7 günlük teklifini reddettiğini ve yakın çevresine kasım ayında gerçekleştirilecek ABD ara seçimlerinin ardından İran’a yönelik bombardımanın yeniden başlamasını beklediğini söylediğini aktardı.

Söz konusu bilgi henüz Washington tarafından ayrıntılı resmi bir askeri plan olarak kamuoyuna açıklanmış değil.

Trump yönetiminin İran’ın teklifini geri çevirmesiyle birlikte gözler yeniden Hürmüz Boğazı’na ve Washington-Tahran hattında atılacak yeni adımlara çevrildi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Uluslararası siyaset sahnesinde Hürmüz Boğazı ve petrol sevkiyat hatları üzerinden yürütülen bu son tiyatro, küresel güçlerin ve bölgesel aktörlerin kendi dar ekonomik ve politik çıkarları uğruna milyarlarca insanın geleceğini nasıl pervasızca kumar masasına sürebildiğini bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Karşılıklı hamleler, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar ve kamuoyuna sunulan sözde diplomatik tekliflerin arkasında yatan asıl motivasyonun barış, huzur ya da bölgesel istikrar olmadığı aşikardır. Ortadaki tek gerçek; güç dengelerini elinde tutma hırsı, yaklaşan iç seçim kaygıları ve en önemlisi, petrol fiyatlarını yapay bir şekilde yukarıda tutarak küresel piyasaları ve cepleri fonlama arsızlığıdır.Devlet yönetiminde bulunması gereken asgari ahlaki sorumluluk, dürüstlük ve ciddiyet bilincinin modern dünyada nasıl tamamen buharlaştığını ibretle izliyoruz. Kendi koltuklarını sağlamlaştırmak ve enerji piyasaları üzerindeki tahakkümlerini sürdürmek için her türlü çatışmayı, krizi ve hatta insan kanını dahi mübah gören bu oportünist anlayış, kelimenin tam anlamıyla bir ilkesizlik abidesidir. Evrensel ahlaki ilkeleri, uluslararası hukuku ve insanlığın ortak huzurunu tamamen devre dışı bırakan bu bencil politikalar, dünyayı öngörülemez bir kaos girdabına doğru sürüklemektedir.Halkların refahını, ekonomik geleceğini ve en temel güvenlik ihtiyacını doğrudan tehdit eden bu kurgulanmış gerilimler, kimseden utanması kalmamış bir siyasi elitin eseridir. Çatışma zeminini kasıtlı olarak diri tutan, gerilim tırmandıkça yükselen petrol fiyatlarından milyarlarca dolar rant devşiren bu ikiyüzlü mekanizma, küresel kamuoyunun adalete ve insanlığa olan inancını kökünden sarsmaktadır. Modern diplomasinin maskesi altında saklanan bu alçakça menfaat ilişkileri ve manipülasyonlar, yönetenlerin kitleleri sadece kendi zenginleşme araçları olarak gördüğünü ve küresel vicdanın bu bencil hırslar karşısında nasıl hiçe sayıldığını açıkça kanıtlamaktadır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23