İran hakkında korkunç iddia: Kadın, erkek, çocuk ayırmadılar! Protestoculara tecavüz edip yaktılar
İran'da on binden fazla kişinin öldürüldüğü protestolarla ilgili ortaya atılan iddia dünyayı ayağa kaldırdı. Tanıkların, insan hakları örgütleri ve yabancı basının iddialarına göre güvenlik güçleri protestolara katılan erkek, kadın ve çocuk binlerce kişiye tecavüz edip bu kişileri yakarak öldürdü. İnsan hakları örgütleri tarafından hazırlanan raporda 45 mağdurun tanıklığına da yer verildi.
Dünya kamuoyu, İran’dan gelen ve insanlık onurunu ayaklar altına alan korkunç bir vahşet haberiyle sarsıldı. "Kadın, Yaşam, Özgürlük" sloganıyla sokaklara dökülen on binlerce insanın maruz kaldığı şiddetin boyutu, uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarıyla gün yüzüne çıktı. Rapora göre İran güvenlik güçleri, protestoculara sadece kurşun sıkmakla kalmadı; kadın, erkek ve çocuklara tecavüz edip, bu insanlık suçunun delillerini yok etmek için kurbanlarını yaktı.
DNA KALINTISI BIRAKMAMAK İÇİN YAKTILAR
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından yayımlanan raporlara göre, protestoları bastırmak isteyen güvenlik güçleri, gözaltına alınan eylemcilere yönelik cinsel şiddeti "sistematik bir savaş silahı" olarak kullandı. Kan donduran detaylara göre, güvenlik güçleri tecavüz ettikleri mağdurların bedenlerini, DNA kalıntılarını ve işkence izlerini silmek amacıyla ateşe verdi.
Raporlarda yer alan 45 mağdurun tanıklığı, yaşananların münferit birer olay değil, planlı bir sindirme politikası olduğunu kanıtlar nitelikte. Mağdurlar arasında sadece kadınlar değil, erkekler ve çocukların da bulunması vahşetin sınır tanımadığını gösteriyor. Tanıklıklar, İran hapishanelerinin birer işkence ve tecavüz merkezine dönüştüğünü, direnişi kırmak için insanların en mahrem alanlarına saldırıldığını belgeliyor.
İRAN MAKAMLARI SUSKUN
İnsan hakları savunucuları hükümet yetkililerini bu iddiaları kamuoyu önünde soruşturmaya, failleri yargılamaya ve mağdurlara adalet sağlamaya çağırıyor. Ancak İran makamlarının bugüne kadar hiçbir güvenlik görevlisini bu tür suçlardan sorumlu tutmadığı eleştiriliyor.

