• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

‘Nimet’i bulmuşlar, zıkkımlanıyorlar işte!

Yeniakit Publisher
Cem Kaya Giriş Tarihi:
‘Nimet’i bulmuşlar, zıkkımlanıyorlar işte!

Beşiktaş eski Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve "suç örgütü lideri" olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş’ın merkezinde bulunduğu dev yolsuzluk davasında, mahkeme salonlarından sızan ifadeler kirli ağın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Ali Karahasanoğlu, "İstanbul nimet nimet" diyen zihniyetin, kentin imkanlarını nasıl kendi aile saadetlerine tahsis ettiklerini; Acarkent’teki 5.2 milyon dolarlık villalardan lüks saat ve çanta koleksiyonlarına uzanan iddianame detaylarıyla köşesine taşıdı.

‘Nimet’i bulmuşlar, zıkkımlanıyorlar işte!

ALİ KARAHASANOĞLU

Beyin de bir yere kadar geliyor, orda duruyor..

“Daha dur, CHP’lilerin sergiledikleri tilkilikler karşısında, senin beyin boşver durmayı, toptan da yanacak” diyeniniz olabilir.

İtiraz etmem..

A. İhsan Aktaş’ın başını çektiği yolsuzluk dosyasında, yolsuzlukların en pervasızını yapan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın ifade vermesinden önce, iddianamedeki anlatımlarına bir bakayım, mahkemede söyleyeceklerini daha iyi kavrarım, diye düşündüm..


Ben iddianameyi okurken, duruşmada dinlenen sanıklardan savunma yapanların ifadeleri ajanstan düşmeye başladı..


 

Bir yandan iddianameye bakıyorum, bir yandan duruşmada yapılan savunmalara..

Tesadüf bu ya..

Burak Kangal’ın savunması alınıyormuş mahkemede..

Diyor ki Burak Kangal:


 

“İddianamede aile bireylerinin zenginleştiği, saatlerimin pahalılığı ve çantalarım anlatılmıştır.”

Bende hemen şimşek çaktı.

Daha dün, Emniyet İstihbarat Daire eski Başkanı Sabri Uzun’un, Ekrem İmamoğlu İBB’ye başkan seçildiğinde, AK Partili eski bir bakana gönderme yaparak, “Koluna pahalı saatler takmayasın” diye temennide bulunduğunu hatırlatmıştım.

Bu hatırlatma, iyiniyetli, samimi, yöneticilerin lüks içinde yaşamaması gerektiğini belirten bir istek olsa, canım kurban..


Ama Sabri Uzun, algı yapıyordu..

Sanayici bir işadamı sıfatı da olan bir bakan için gönderme yaparken, şimdi boşverin bir sanayici işadamını. Boşverin bir bakanı.. (O bakan Zafer Çağlayan idi. Ve o kol saatini o tarihde, ben de eleştirmiştim. Ama ben kimin kolunda o saati görürsem eleştiririm. Sabri Uzun ise, sadece algı yapmak için, Tayyip Erdoğan’a saldırmak için, ve Tayyip Erdoğan’ın kolunda olmayan saat üzerinden eleştirir.) 


 

Ne iş yaptığını bile doğru dürüst bilmediğimiz bir bacanak, “Ben zaten pahalı kol saatleri ile doğdum” türünden ifade veriyor.


Ama Sabri Uzun’da tık yok..

Ahmet Taşgetiren’de tık yok.

Sözcü gazetesinde tık yok..

Emekli müftü Mustafa Çağrıcı’da tık yok..

Arkadaşlar, nereye kayboldunuz..

Zafer Çağlayan’ı o tarihde biz de eleştirdiğimizde, telefon açmış, “Kardeşim, ben yılların sanayicisiyim. Ne yapalım, gelirimiz bunları alabilecek durumda..” dediğinde. Kamusal görevini hatırlatıp, “hoş olmadığı”nı hatırlatmıştım..


Eeee. 

 ...YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN... 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23