• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İnanır’ın yakınlarının miras kavgası büyüyor! Bize bir kravat dahi bırakmamış

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
İnanır’ın yakınlarının miras kavgası büyüyor! Bize bir kravat dahi bırakmamış

Yeşilçam’ın ünlü oyuncularından Kadir İnanır'ın miras davası 17 Aralık’a ertelenirken, yeğeni Levent İnanır vasiyetnameye ilişkin söylentilere tepki gösterdi. Bütün film telifleri ile dedesinden kalan miras hisselerinin imam nikahlı eş Jülide Kural'a devredildiğini öne süren İnanır, "Dayım bize bir kravat dahi bırakmamış. Ailenin bertaraf edilmesine kızgınız, hukuki yollara başvuracağız" dedi.

Hayatını kaybeden Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır'ın 3 ayrı vasiyetnamesinin açılacağı dava, aile fertlerine tebligat ulaştırılamadığı gerekçesiyle 17 Aralık tarihine ertelendi. İnanır'ın tüm mirasını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı iddiası üzerine açıklama yapan yeğeni Levent İnanır, "Dayım bir kravat bile bırakmamış. Hukuki yollara başvuracağız" diyerek duruma tepki gösterdi.

26 Haziran tarihinde tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında yaşamını yitiren Yeşilçam'ın efsane oyuncusu Kadir İnanır'ın miras süreci adliyeye taşındı. İnanır'ın 2015 yılında bir, 2022 yılında ise iki kez düzenlediği toplam üç ayrı noter onaylı vasiyetnamesinin açılması beklenirken, Beykoz Adliyesi'ndeki ilk duruşmada erteleme kararı çıktı. Toplam 28 mirasçının bulunduğu dosyada, bazı aile fertlerinin adres değişikliği ve tatil sebebiyle tebligat alamaması üzerine dava 17 Aralık saat 09.30'a bırakıldı.


 

"DAYIMIN İRADE SORUNU VARDI"

Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan usta oyuncunun yeğeni Levent İnanır, dayısının 2018 yılından bu yana ağır sağlık sorunları yaşadığını öne sürdü. Vasiyetnamelerin zamanlamasına dikkat çeken İnanır, "Dayımın irade sorunu vardı. Ağır tedavi görüyor, ilaçlar kullanıyordu. 6 yılda 3 kez pıhtı attı; yoğun bakım ve entübe süreçleri oldu. 2015'te verdiği vasiyeti 2022'de değiştiriyor, aynı yıl içerisinde bir kez daha yeniliyor. Bu durum kafamızı karıştırıyor" değerlendirmesinde bulundu.


 

"DEDEMİZDEN KALAN HİSSELERİ DEVRETMİŞ"

Mirasın tamamının Jülide Kural'a bırakıldığı yönündeki iddialara sert yanıt veren Levent İnanır, aile olarak karara itiraz edeceklerini belirterek şu ifadeleri kaydetti: "Dayım bırakın bir kol saatini, bir kravat dahi bırakmamış bize. Bunu sağlıklıyken yaptığına ihtimal vermem. Bütün filmlerinin teliflerini, hatta dedemden kalan bazı miras paylarını bile Jülide Kural'a devretmiş. Jülide Hanım'a bir şeyler bırakması bizi üzmez ama Kadir İnanır'ın tüm soy geçmişine bir kravat dahi bırakmaması onun dünya görüşüne uygun değil. Ekonomik mirasta değiliz, ailenin tamamen bertaraf edilmesine kızgınız. Dolayısıyla hukuki yollara başvuracağız."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

mefe

islam şuuru olmadığına göre bu adamın parasını berabermi kazandınız. adam kazanmış istediğine bırakır. ben amcaoğluna mesela miras bırakmam. o niye bıraksın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Kadir İnanır’ın Miras Davası: Yeşilçam Mahkemesinde Bir Kravatlık Adalet! Yeşilçam’ın o unutulmaz sert bakışlı dev çınarı Kadir İnanır’ın miras davası, sinema tarihimizin en dramatik ve en absürt senaryolarından birine dönüşmüş durumda. Mahkeme salonlarında 17 Aralık’a ertelenen bu son perde, perdedeki hiçbir jönün öngöremeyeceği cinsten bir akraba krizine sahne oluyor. Yeğen Levent İnanır’ın isyan bayrağını çekerek sarf ettiği "Dayım bize bir kravat dahi bırakmamış" sözleri, Türk sinemasının klasik repliklerini aratmayacak cinsten bir feryat olarak arşivlerdeki yerini alıyor. Hikaye adeta bir dönemin meşhur melodramları gibi başlıyor. Yıllarca dayılarının o heybetli, Tatar Ramazan duruşuna, Selvi Boylum Al Yazmalım’daki o asil yürüyüşüne bakıp gururlanan akrabalar, vasiyetname açılınca adeta "Bedenime sahip olabilirsin ama ruhuma asla!" diyen o meşhur şaşkınlıkla kalakalıyorlar. Bütün film telifleri, dededen kalan o köklü miras hisseleri ve gardırobun anahtarı, aktörün hayat arkadaşı Jülide Kural’a devredilince, aile cephesinde tam bir "Züğürt Ağa" sendromu yaşanıyor. İnsan koskoca Kadirizm ekolünden, en azından düşmanların karşısına çıkarken ceket cebine iliştirilecek bir mendil, ne biyiim, boyna takılacak tek bir ipek kravat bekliyor; fakat elde kalan sadece kocaman bir hiçlik. İşte tam da bu yüzden, adliyenin o mermer koridorlarında 17 Aralık’ta kurulacak mahkeme sahnesi, siyah-beyaz filmlerin o unutulmaz yüzleşme anlarını aratmayacak bir dekora bürünüyor. Gözlerinizi kapatın ve adaletin tecelli edeceği o hararetli salonun kapılarını aralayın. Hulusi Kentmen Ekolü Hakim: (Tokmağını masaya sertçe vurur) Sustuuun! Burası adalet kapısıdır, mahalle kahvesi değil! Evlat, nedir senin bu feryadın? Davacı Levent İnanır, söyle derdini! Levent İnanır: (Gözlerinde yaşlarla, ellerini semaya kaldırır) Hakim Bey! Bu kadarına da pes! Yıllarca "dayım" dedik, bağrımıza bastık. O meşhur bakışlarını sinemada izleyip gururlandık. Ama vasiyetname bir açıldı ki... Nayır! Nolamaz! İnanmak istemiyorum Hakim Bey! Bütün film telifleri, dedemizden kalan o kutsal toprak hisseleri, hepsi ama hepsi Jülide Hanım’a gitmiş! Bize ne kaldı biliyor musunuz? (Sesini iyice titretir) Koskoca bir hiç! Yahu insan düğünlerde, bayramlarda şanımıza yakışır şekilde takmak için gardıroptan tek bir çizgi ipek kravat bırakır! Dayım bize bir kravat dahi bırakmamış! Ailemizi resmen bertaraf ettiler Hakim Bey! Jülide Kural: (Gururlu ve mağrur bir duruşla araya girer) Yalan! Tamamen yalan! Kadir, hayatı boyunca paraya pula ehemmiyet vermemiş bir asalet abidesidir. O, filmlerinin telifini de, dedesinin mirasını da bu aşkın kutsallığına armağan etti. Siz onun sevgisini değil, sadece o şaşaalı gardırobunu sevmişsiniz! Levent İnanır’ın Avukatı: (Cüppesinin kollarını düzelterek öne fırlar) İtiraz ediyorum Hakim Bey! Müvekkilim ve asil ailesi, Kadirizm ekolünün yasal varisleridir. Bir kravat, sadece bir kumaş parçası değildir; o bir ailenin namusudur, şerefidir! Müvekkilimin boynunu o kravattan mahrum bırakmak, Türk sinemasına ihanettir! Hulusi Kentmen Ekolü Hakim: (Bıyıklarını sıvazlar, gözlüğünün üstünden derin derin bakar) Evlat... Demek bir kravat bile kalmadı ha? (Tokmağı yavaşça masaya bırakır) Kanunlar maddeleri söyler, lakin vicdanlar hakikati fısıldar. Bu davanın asıl düğümü kumaşta değil, kalptedir. Bu sebeple, tarafların sakinleşmesi, gardıropların ve teliflerin yeniden incelenmesi için dava 17 Aralık’a ertelenmiştir! Yaz kızım, gereği düşünüldü... Sosyal Medyanın "Kravat" Mesaisi: Capsler ve İronik Tweetler Geçidi Mahkeme salonundaki bu hüzünlü ve nostaljik hava, sosyal medyanın o acımasız ve mizahi dünyasına düştüğü an işin rengi tamamen değişti. "Bir kravat bile kalmadı" feryadı, dijital dünyanın yaratıcı zihinleri için adeta bir mizah madenine dönüştü. Sosyal medya platformlarında konuya dair yapılan binlerce yorum ve paylaşılan ironik gönderiler, davanın ciddiyetini absürt bir neşe dalgasına bıraktı. İşte o klavyelerden dökülen en eğlenceli dijital tepkiler: "Kadir İnanır filmlerinde kurşun yese bu kadar acı çekmezdi. Adamın mirası teliflerden değil, direkt bir adet ipek kravattan patladı." "Düşünsene Kadir İnanır gibi dayın var ama sana bayram harçlığı yerine Jülide Kural'ın imzalı fotoğrafı kalıyor. Ailenin bertaraf olma hızı şaka mı?" "Yeğenlerin adliye koridorundaki yürüyüşü gözümün önüne geliyor. Fonda 'Dila Hanım' müziği çalıyor ama boyunlar çıplak, yakalar bağrı açık..." "Kadirizm kuralları madde 1: Sevdiğin kadına dünyaları bırak, akrabaya kravat bile koklatma!" "Levent İnanır'ın avukatı 17 Aralık'taki duruşmaya delil klasörü yerine boş bir boyun bağı kutusuyla katılırsa şaşırmam." Levent İnanır ve bertaraf edilen aile üyeleri, şimdi hukuki yollarla "Bu filmin sonunu biz yazacağız" diyerek adliye koridorlarında saf tutmaya devam ediyor. Bakalım yargı süreci, akrabalara kaybettikleri o prestijli aksesuarı geri verecek mi, yoksa Jülide Hanım mirası "Hakim Bey, suçlu benim!" edasıyla tek başına sahiplenmeye devam mı edecek? Görünen o ki, bu miras kavgası daha çok sahne eskitemeye aday ve o meşhur kravat kolay kolay kimsenin boynuna dolanmayacak.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23