• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İkinci ve asıl saldırı bakın nereden gelecekti! İstiklal’dekinden çok daha yıkıcı sonuçları olacaktı

Yeniakit Publisher
2022-11-16 10:30:00 -
İkinci ve asıl saldırı bakın nereden gelecekti! İstiklal’dekinden çok daha yıkıcı sonuçları olacaktı

İstiklal Caddesi'ndeki terör saldırısının ardından, söz konusu saldırıdan daha yıkıcı sonuçları olacak bir evreye geçilmek istendiğini, ancak yetkililerin buna anında müdahale ettiğini belirten Turgay Güler, "Seçime kadar geçecek sürede farklı ve değişik yöntemler kullanacaklar. Toplumsal kargaşa ilk arzuladıkları şey" ifadelerini kullandı.

İstiklal Caddesi'ndeki terör saldırısının ardından, söz konusu saldırıdan daha yıkıcı sonuçları olacak bir evreye geçilmek istendiğini, ancak yetkililerin buna anında müdahale ettiğini belirten Turgay Güler, "Seçime kadar geçecek sürede farklı ve değişik yöntemler kullanacaklar. Toplumsal kargaşa ilk arzuladıkları şey" ifadelerini kullandı. Güler, Akşam gazetesindeki yazısında şunları kaydetti:

"PKK'nın ele başlarından Duran Kalkan'ın 'Kasım' ayı vurgusu hayli dikkat çekici. Video çekip atmış.

PKK'nın kuruluş ayıymış Kasım!

Bu ayı bol eylemli geçireceklermiş.

Sürekli eylem halinde olacaklarmış.

'Küçük yapacağız, büyük yapacağız, çok değişik yol ve yöntemlerle yapacağız, farklı alanlarda yapacağız' diyor.

Her yer eylem yeri her an eylem anı olacakmış.

Kadın, genç, çocuk, yaşlı da böyle bir eylem içinde olacakmış.

Bunu bir yaşam tarzına dönüştüreceklermiş.

Bu eylemlerin sonu gelmeyecekmiş.

Duran Kalkan'In bu açıklamasına biraz yakından bakarsanız 'motivasyon kasma' derdinde olduğunu görürsünüz. Köşeye sıkışmış, ininden başını çıkaramayan, hareket kabiliyeti kalmamış, bitmek üzere olan bir terör örgütünün kadrolarını ve bağlılarını gaza getirme telaşı.

Kasım ayında start verilen ve de sonu gelmeyecek bir eylemsellik istiyor.

Kimden istiyor peki? Kadın, genç, çocuk, yaşlı herkesten! Yani şehirlerden. Daha açık ifade etmek gerekirse dağ kadrosundan değil. Çünkü dağ kadrosunun mecali yok.

Bu sayede 'Erdoğan faşizmini' yakacakmış!

Peki ne tür bir eylem istiyor?

Küçük, büyük demeden ama değişik eylemler!

Değişik!

Peki nerede yapacaklarmış bu değişik eylemleri?

Farklı alanlarda!

Özetlersek; PKK terör örgütü 2023 seçimleri öncesi taktiksel bir eylemsellik süreci başlatacak.

Şehirdeki sempatizanlarını kullanıp değişik yol ve yöntemler kullanacak! Hiç şüpheniz olmasın bu eylemselliğin planını 'yabancı istihbarat servisleri' yapmıştır. Unutmayın bu eylemlerde 'değişik fondaşlar' da görevli.

Sanatçı, yazar-çizer, akademisyen, gazeteci görünümlü fondaşlar...

Hal böyle olunca İstiklal Caddesi'ndeki saldırının asıl amacının 'daha değişik ve farklı' bir şey olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Karmaşık bir saldırı eylemi var karşımızda. Terörist kaçamadı, yakalandı. İrtibatları ortaya çıkarıldı. Yeni gözaltılar var. Eyvallah!

Peki eylem bitti mi?

Demem o ki mesele; sadece İstanbul'un göbeğinde bomba patlatıp sivilleri katletmekten ibaret miydi?

Bence değil!

Bu, PKK ve destekçisi istihbarat servislerinin planladığı 'değişik' eylemselliğin birinci fazıydı.

Düşünsenize PKK bir yandan 'biz yapmadık' diye inkar ederken öte yandan 'Kasım ayını bol eylemli geçirmekten bahsediyor.

Taksim saldırısında PKK'lı 'uzman' bir teröristi değil, ABD eğitim kamplarında kısa sürede yetiştirilmiş ama Arap kökenli isimleri kullandılar.

Saldırının ardından Türkiye içindeki bağlı/irtibatlı unsurlar canla başla 'kafa karıştırma' gayreti içine girdiler.

İnternete kısıtlama getirilmeseydi acaba ne olurdu?

Yeri gelmişken hemen belirteyim bu kısıtlama Türkiye için gerçekten hayati olmuştur. Kimlerin hoplayıp zıpladığına dikkat edin lütfen. Neymiş? Haber alma özgürlükleri kısıtlanmışmış! Hangi haberi alamadın kerkenez?

Yersen!

Asıl mesele şu; saldırının ardından ikinci faza geçilecekti. Saldırıdan daha yıkıcı sonuçları olacak bir faza. Yetkililer farkındaydı ve hemen müdahale etti.

Seçime kadar geçecek sürede farklı ve değişik yöntemler kullanacaklar. Toplumsal kargaşa ilk arzuladıkları şey!

O yüzdendir ki İnternetteki 'bant daraltması' canlarını çok sıktı. Bu engeli bir daha yaşamamak için de uğraş veriyorlar. Mahkemeye koştular. Kısıtlamayı 'özgürlük' parantezinde Avrupa başkentlerinin gündemine taşıyorlar.

Hakikaten çok değişik yaratıklar!"

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

anadolu kartalı

moris cemil bayık kara kafir temel kılıçdaryan bu olayların asıl failleridir

Uğur

Güzel yazmış. Bu arada Duran Kalkan ve komünist PKK kafalı CHP'li Marksist sosyal demokratlara buradan cevap vereyim: Erdoğan faşizmi diye bir şey yok. Erdoğan faşist değil. Ama ben siyasete girebilirsem ve Allah bana sağlam kuvvet verirse şimdiden söz veriyorum ki en dehşet saçıcı faşizmi yapacağım. Öyle ki  diyecekler ki ah acıyıcı Hitler, ah şefkat timsali Mussolini neredesiniz, bu faşistler faşisti korkunç Uğur yerine keşke siz olsaydınız, ühü ühü ühü. Dikkat eyleyin ki hâlihazırda faşist denen ulusçular (milliyetçiler) faşist değil, Faşizm ve Nazizmden önce de var olan sıradan ulusçu muhafazakârdırlar. Geniş anlamıyla faşist unvanına layık tek insan oğlu hâlihazırda ben olabilirim. Siyasete girersem faşizan kurtuluş için ve düşmanlarımızı katliam üzre katliam edici ulusal cihad seferberliği için bana rey atılmalı.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23