Türkiye’nin son yıllarda atağa kalkan savunma sanayiine bir övgü de İtalyanlardan geldi. İtalya merkezli uluslararası analiz ve yorum sitesi olan Aspenia Online’daki yazıda, “Ankara'nın insansız hava aracı pazarının genişleme hızı en hafif tabirle baş döndürücü” denildi.
Münübe Yılmaz
İtalya merkezli uluslararası analiz ve yorum sitesi Aspenia Online’da Türkiye’nin son yıllarda büyüyen savunma sanayii sektörüyle ilgili dikkat çekici bir yazı çıktı. “Türk silahlarının satışı, ülkenin ekonomik yükselişinin yanı sıra siyasi ilerlemesiyle de doğrudan bağlantılı. Öncelikli olarak drone ihracatına odaklanan bu olgu, bazı durumlarda özünde dış ve drone politikasının bir bütünleşmesi olan ‘drone diplomasisi’ olarak karşımıza çıkıyor” denilen yazıda “Örneğin, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'nın Ankara ziyaretinin ardından iki ülke, Varşova'nın 24 TB2 insansız hava aracıyla tedarik edilmesi anlaşmasının yanı sıra dört anlaşma daha imzalandığını duyurdu. Bunlar, ikili ilişkiler için yeni bir yönelim oluşturmayı ve devletlerin stratejik ortaklığını derinleştirmeyi amaçlıyordu” ifadeleri kullanıldı.
Suriye, Libya ve Karabağ’da önemli rol oynadı
İHA-SİHA satışlarının Türkiye tarafından sadece diğer ülkelerle daha derin ilişkiler kurmak için kullanılmadığının, Ankara’nın askeri bir varlık oluşturma ve savaş sonrası etkili bir konumda olma hedefiyle de bu teknolojiden faydalandığının ortaya konulduğu analizde, İHA-SİHA’ların Suriye, Libya ve Karabağ savaşındaki başarısına değinildi. Geçen Ağustos ayında, Kıbrıs'ın bazı komşularının, ülkenin kuzeyindeki bir askeri hava üssünde Türk insansız hava araçlarının kalıcı varlığına ilişkin endişelerini dile getirdiğinin aktarıldığı yazıda, şu ifadeler kullanıldı:
Maliyet ve zaman tasarrufu sağlıyor
“Önümüzdeki ay, insansız hava araçlarının 2019'da gaz zengini Doğu Akdeniz bölgesinde konuşlandırılmasının üstünden bir yıl geçecek. TB2 insansız hava araçlarının konuşlandırılması, Geçitkale hava üssünde 20 yıldan fazla bir süredir Türk askeri uçaklarının bulunmamasının ardından geldi. Ayrıca Türkiye, Doğu Akdeniz'deki ekonomik bölgelerin münhasırlığı ve hidrokarbon arama faaliyetleri konusunda Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ve Mısır ile çatışma halinde.
Ankara'nın Kuzey Kıbrıs hükümeti tarafından desteklenen bir hareket olan Geçitkale'ye platformlarını gönderme kararı, bölgede bir hava üssü oluşturmaya yönelik ilk adımdı. Bu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz'deki hava ve deniz yeteneklerini artırarak askeri güvenlik çıkarlarını güçlendirme niyetiyle ilerlediğinin altını çiziyor. Bölgesel sondaj ve sismik faaliyetler sırasında Türk teknelerini koruyan dronlar, geçmişte Dalaman'da konuşlandırılmıştı. Artık dronlar Kıbrıs'ın kendi içinde konuşlandırıldığı için hem Türkiye'ye hem de gemilerinin güvenliğine maliyet ve zaman tasarrufu açısından birçok fayda sağlıyor. Türkiye yeni stratejik ortaklar ararken, daha güçlü bir varlık göstermek için yakın gelecekte daha fazla insansız hava aracı konuşlandırarak Doğu Akdeniz'de ‘insansız hava aracı diplomasisi’ yürütebilir. Ankara'nın insansız hava aracı pazarının genişleme hızı en hafif tabirle baş döndürücü olduğundan bu durum bölge için muhtemelen bir endişe kaynağı olacaktır.”