• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İğne bitti, iştah fırladı! Zayıflama iğnesini bırakanlar doymak bilmiyor!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
İğne bitti, iştah fırladı! Zayıflama iğnesini bırakanlar doymak bilmiyor!

Zayıflama iğnesi tedavisini sonlandıran kişilerde açlık hissi ve karbonhidrat krizlerinin yeniden şiddetlendiği ortaya çıktı. Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Gamze Ustabaş, ilacın bıraktırdığı kiloların ardından vücudun kaybettiği enerjiyi geri toplamak için biyolojik savunma mekanizmalarını devreye soktuğunu belirtti.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Gamze Ustabaş, zayıflama iğnesi bırakıldığında açlık ve karbonhidrat isteğinin yeniden güçlenebildiğini belirterek "İlaçla baskılanan açlık sinyalleri tedavi sonrasında yeniden devreye giriyor. Bu nedenle bazı kişiler daha sık acıkıyor, doymakta zorlanıyor ve porsiyon kontrolünü kaybedebiliyor" dedi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Gamze Ustabaş, zayıflama iğnelerinin bırakılmasının ardından artan açlık hissi, karbonhidrat isteği ve porsiyon kontrolündeki güçlüğün yalnızca irade eksikliğiyle açıklanamayacağını belirtti.

Zayıflama iğnesi kullanan birçok kişinin tedavi sürecinde daha küçük porsiyonlarla doyabildiğini belirten Dyt. Gamze Ustabaş, ilacın bırakılmasının ardından bazı kişilerde yemek düşüncelerinin, açlık hissinin ve özellikle karbonhidrat isteğinin yeniden artabildiğini söyledi.

VÜCUT KAYBETTİĞİ ENERJİYİ GERİ KAZANMAK İSTİYOR

İnsan beyninin enerji depolarını korumaya programlandığını ifade eden Dyt. Gamze Ustabaş, "Kilo kaybı kişi için önemli bir başarı olsa da beden bu durumu enerji kaybı olarak algılayabilir. Vücut, kaybettiği enerjiyi geri kazanmak amacıyla açlık hissini artıran biyolojik mekanizmaları harekete geçirir. Yemekler daha çekici görünmeye, porsiyonlar büyümeye ve karbonhidrat isteği belirginleşmeye başlayabilir" dedi.

Bu durumun çoğu zaman kişinin iradesinin zayıf olmasından kaynaklanmadığını vurgulayan Ustabaş, beynin oluşan enerji açığını kapatmaya çalıştığını belirtti.

TOKLUK DESTEĞİ ORTADAN KALKIYOR

GLP-1 grubu ilaçların kullanıldığı dönemde açlık sinyallerinin baskılandığını aktaran Ustabaş, "Bu ilaçlar beyne daha erken tokluk mesajı gönderilmesini destekler, mide boşalmasını yavaşlatır ve kişinin daha az besinle doymasını sağlayabilir. Tedavi sonlandığında ise bu biyolojik destek ortadan kalkar. Doğal açlık mekanizmaları yeniden devreye girer ve kilo kaybeden kişilerde bu sinyaller daha güçlü hissedilebilir" ifadelerini kullandı.

Zayıflama iğnesini bırakan kişilerin ilk haftalarda yemek düşüncelerinin arttığını sıklıkla dile getirdiğini belirten Ustabaş, daha önce kolaylıkla reddedilebilen yiyeceklere karşı güçlü istek gelişebildiğini ve porsiyon kontrolünün zorlaşabildiğini söyledi.


 

İLACA BAĞIMLILIK ANLAMINA GELMİYOR

Tedavinin ardından açlık hissinin artmasının ilaca bağımlılık olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Ustabaş, "Burada ortaya çıkan durum, vücudun iştahı yeniden artırmaya çalışan savunma mekanizmalarıdır. İnsan bedeni kilo vermeyi her zaman kalıcı bir başarı olarak değil, enerji kaybı olarak değerlendirebilir" diye konuştu.

DUYGUSAL YEME DAVRANIŞI DA GERİ DÖNEBİLİR

Süreçte beynin ödül sisteminin de etkili olduğunu belirten Ustabaş, özellikle stres, mutsuzluk ve yorgunlukla baş etmek için yemeğe yönelen kişilerde karbonhidratların bir rahatlama aracı hâline gelebildiğini söyledi.

Ustabaş, "İlaç kullanılırken bu dürtüler baskılanabilir. İlaç bırakıldığında ise biyolojik açlıkla birlikte daha önce öğrenilmiş yeme davranışları da geri dönebilir. Bu nedenle yalnızca açlığı değil, kişinin yemekle kurduğu ilişkiyi de değerlendirmek gerekir" dedi.

İLACIN BIRAKILACAĞI DÖNEM PLANLANMALI

Obezite tedavisinin yalnızca zayıflama iğnesinden ibaret görülmemesi gerektiğini vurgulayan Ustabaş, tedavi süresince kalıcı beslenme alışkanlıklarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Yeterli protein ve lif tüketiminin sağlanması, kas kaybının önlenmesi ve duygusal yeme davranışlarının ele alınması gerektiğini belirten Ustabaş, sözlerini şöyle tamamladı: "Asıl başarı, ilaç kullanırken kilo vermek değil, ilaç bırakıldıktan sonra da ulaşılan kiloyu koruyabilecek metabolik ve davranışsal zemini oluşturabilmektir. Bu nedenle ilacın bırakılacağı döneme özel bir geçiş planı hazırlanmalıdır. Obezite, kısa süreli çözümlerle değil; biyolojiyi dikkate alan, davranış değişikliğini destekleyen ve uzun vadeli planlanan tedavilerle yönetilebilen kronik bir hastalıktır."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ata

orta veya az şişman sünnete uyup aç kalkacak... aşırı kilo gidip mideden acık aldıracak... gerisi boş iş... uzman tavsiyesi değil... ama etrafınıza bakın.. avm.de çöp şiş değil, çöp yiyecekleri götürenlere bakın... sm glutomat nasıl beyinleri zonklatıyor.. palm yağı da arkadan onu takip ediyor, kimliklerini, cisimlerini bilmeklerimizle beraber... yani kolay yol yok tıpta... şeffaf plak tak dişler düzelsin... oldu... ama en az bir sene, olmadı iki sene olmadı üç sene günde 22 saat iki plakla ömür tüketeceksin. su harici ne yersin, ne içersin... asker disiplini yetmez, alman disiplinine geçersin... yani yap bi iğne olalım manken olmaaaazzz....
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23