Hukukçular etki ajanlığı yasasını Akit’e değerlendirdi! Gazeteciliğe değil ajanlığa engel
Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçen “etki ajanlığı” düzenlemesi, ihanet şebekeleriyle kirli ilişkiler kuran yerli işbirlikçileri panikletti. Hukukçular ise “MİT tırları” ve firari “Can Dündar” örneğini hatırlatarak, düzenlemenin devletin gizli belgelerini ifşa edenlere, yabancı bir ülke yahut istihbarat örgütü adına çalışanlara yönelik olduğuna dikkat çektiler.
Buğra Kardan İstanbul
Casusluk suçunu net şekilde tanımlayan etki ajanlığıyla ilgili kanun teklifinin Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilmesi CHP ve medyasını gerdi. Fonlu haberciler ve yorumcular, 23 maddelik Torba Kanun’da yer alan teklifle ilgili ileri geri laflar etmeye başladılar. Karar gazetesi “Bu yasayla herkes casus” manşetini atarken, vatandaşlar ise kanuni düzenlemeye olumlu karşılandı.
Can Dündar unutulmasın
Akıllara da “CHP ve medyası Alman emniyeti ile istihbaratına çalıştığını itiraf eden Erk Acarer’in, casusluk hükümlüsü Can Dündar’ın yolundan gidenlerin yakalanıp cezalandırmalarından mı korkuluyor” sorusu geldi. Devletin mahrem belgelerini paylaşanlara, yabancı bir ülke yahut istihbarat örgütü adına araştırma yürütenlere, haber kaleme alanlara müeyyide uygulanmasının zorunluluk olduğunu aktaran hukukçular, “Ülkemizi hedef alan gazeteci görünümlü casuslar da CIA ve MOSSAD gibi örgütlere hizmet eden ajanlar da artık cirit at oynatamayacak” dedi.
Para alan emir alır
Akit’e konuşan Avukat Sinan Pak, şunları söyledi: “Karşı duruşları basın özgürlüğünün kısıtlamasından mı yoksa dış güçlerden talimat alarak memleketin aleyhine faaliyet yürütenlerin engellenmesinden mi ileri geliyor? Karşımızda açık bir kanun teklifi var. Casusluk tanımı netleştiriliyor. İhanet yapanın yanına kâr kalmıyor. Dolayısıyla bu konunun basın özgürlüğüyle ilintisi yok. Tabii yakın tarihte gazeteci olarak, dernek ya da vakıf yöneticisi olarak bildiğimiz pek çok figürün dışarıdan fonlandığını ya da istihbarat birimlerine çalıştığını müşahede ettik. Şu muhakkak ki para alan emir alır. İşte, Ruşen Çakır fonlanmış. Buna ‘muteber gazeteci’ deniyor. Artık kurtulamayacaklar.”
Boşluk gideriliyor
Avukat Hadi Dündar da şunları dile getirdi: “Ceza Kanunu’muza göre terör örgütü yöneticileri, üyeleri ve propagandacılarına yaptırım uygulanıyor. Tabii dışarıda kalanlar da var. Boşluktan ötürü yaptırım almayanlar da görüldü. Şükür ki bu boşluk gideriliyor. Bağlantılı olmadığı, hiyerarşide yer almadığı hâlde terör örgütü adına haber kaleme alan ve yayın yapan sorumlu kılınıyor. Misal, Türkiye’nin Filistin’le ilgili tavrı net. Ama TV ekranlarına çıkan biri MOSSAD’ın dilediğini ifade ediyor. Buna ne diyeceksiniz? Hiddetle muhalefet edenlerin mutlaka ve mutlaka dış odaklarla, istihbarat birimleriyle, konsolosluklarla bağlantıları var. Çekinenin ise yanlış içinde olduğuna inanırım. Ürksünler.”