• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hayvanlara yapılan işkenceler ve cezaları

Yeniakit Publisher
2017-12-06 08:43:00 - 2017-12-06 08:44:30

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Hayvanlara yapılan işkenceler ve cezaları

Hayvanlara yapılan işkenceler son günlerde ülkenin gündemine bomba gibi düştü. Birçok kesim yapılan bu zulme büyük tepki gösterdi.

HAYVAN HAKLARINI KORUYAN YASALAR YETERLİ Mİ?

Erzincan'da bir askerin işkenceyle sokak kedisini öldürmesinin ardından, Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi Türk Ceza Kanunu'nda hayvan haklarını kapsayan ilgili maddenin 'sahipsiz hayvanlar' için de uygulanması için Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu.

Erzincan'da bir erin, orduevi nizamiyesinde yakaladığı bir kediye tekme ve yumruk atarak işkence ettiği görüntülerin ortaya çıkması sonrası er gözaltına alındı ve hakkında idari işlem başlatıldı.

Erzincan Valiliği tarafından yapılan basın açıklamasında, askere 2 bin 252 lira para cezası verildiği belirtildi.

Bunun yanı sıra Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi, hayvana yönelik suçlarla ilgili olarak TCK 151/2 düzenlemesinin sadece 'sahipli' hayvanları kapsadığı, mevzuatın yetersiz olduğu ve dolayısıyla sahipsiz hayvanların da hukuken korunma altına alınması talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

Mahkeme, 'sahipli' kelimesinin anayasaya aykırılığı hususunda anayasa mahkemesine itiraz başvurusunda bulunarak TCK 151/2 düzenlemesinden 'sahipli' ifadesinin çıkarılmasını talep etti.

Böylece Türkiye'de ilk defa bir yerel mahkeme, sahipsiz sokak hayvanlarının da hukuki koruma altına alınması talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş oldu.

Empati Platformu Başkanı Barış Şengün, öncelilkle Türkiye'de hayvanlara yönelik şiddetin sık sık yaşandığının altını çiziyor:

"Bundan üç gün önce Fethiye'de bir adam sahipli ve bağlı bulunan bir hayvanı öldüresiye dövdü. Ondan önce Yozgat'ta bir baba oğul, bir tarlada eşşeği öldüresiye dövdü. Beyoğlu'nda bir kediyi ilk önce seviyormuş gibi yapıp, sonra defalarca kez yere vurup parçalayarak öldüren bir adam da var.''

"Son olarak ise biri, bir kediyi işkenceyle öldürdü. Bunlar peş peşe geldiğinde, biz yaşam hakkı savunucularının artık ciğeri yanıyor"

''ERTELEMESİZ HAPİS CEZASI GETİRİLMELİ''

Şengün, yerel mahkemenin bu başvurusunu, hukukun sahipsiz hayvanları korumakta yetersiz kaldığının açık bir ifadesi olarak yorumluyor:

"Yerel mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurarak 'sahipli hayvan' ifadesinin kaldırılmasını istemesi bizim için şu açıdan önemli: Hukuk bu tür vakalarda yasal olarak elinin kolunu bağlı olduğunu açıkça ifade ediyor. Ve onaylanırsa, sahipli sahipsiz fark etmeden tüm hayvanlar ceza yasasında bulunan mala zarar verme maddesine dahil olacak."

"Bu da sadece para cezası değil, hapis cezasının da tüm hayvanlar için gündeme gelmesi anlamına geliyor. Fakat Türkiye'de mala zarar verme sahipli hayvan için geçerli olduğunda bile hapis cezası olmuyor, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanıyor."

"Mevcut 5199 sayılı kanunun, belediyelere yaptırımı da içerecek şekilde, bir iki küçük dokunuşla, ertelemesiz hapis cezası ile ceza yasasına bağlanmasını talep ediyoruz. Mevcut yasada belediyelere bir yaptırım yok fakat belediyelerin eliyle uygulanan şiddette tek seferde yüzlerce hayvan katlediliyor."

Şengün'e göre, hayvanlara şiddet vakalarında ilgili kanunun ertelemesiz hapis cezası içerecek şekilde revize edilmesi, en az 'sahipli' ifadesinin kaldırılması kadar önemli.

Şengün, Erzincan'daki askere verilen cezada da olduğu gibi, para cezasının caydırıcılığı olmadığını savunuyor:

"Erzincan'daki şahsa idari para cezası kesildi ama Kabahatler Kanunu'na bağlı olduğu için bu para cezasının ödenmemesi durumunda bir haciz işlemi de uygulanmıyor. Dolayısıyla vicdandan uzak bu yaratık istemezse cezasını ödemez ve yarın rahatlıkla başka bir hayvana da zarar verebilir."

"Ayrıca bu vakaları sadece hayvan temelinde ele alıp para cezasıyla geçiştirmemek lazım. Amerika'da yapılan araştırmalarda, özellikle seri katillerin mazilerinde uygulamalarını ilk önce hayvanlar üzerinde test ettiği ve sonra insanlara geçtiği ispatlandı."

Şengün ısrarla altını çiziyor: Hayvanlara uygulanan şiddet, insanlara uygulanacak şiddetin habercisidir ve tek başına değerlendirilemez.

"Prof. Dr. Sevil Atasoy'un da söylediği gibi; hayvana yapılan şiddet, insana yapılacak şiddetin öncü göstergesidir. Kendisini korumaktan aciz bir hayvana şiddet uygulayan kişi, yarın öbür gün uygun ortam bulduğunda çocuğa ya da kadına da bu şiddeti döndürebilir. Özgecan Aslan'ı, Münevver Karabulut'u katledenlerin mazisinde bir hayvanın cansız bedeni olmadığını mı zannediyoruz?"

Kanadalı astro fizikçi Hubert Reeves'ten bir alıntıyla devam ediyor Şengün:

"Canlıların var olma hakkı tartışılmaz. Ve hiçbir canlı varoluşunu haklı bir sebebe dayandırmak zorunda değildir."

"Bizim kültürümüze maalesef hayvan hakları girmemiş, ama biz daha temel olan yaşam hakkından bahsediyoruz. Öte yandan, toplumun tamamında asgari müşterek olarak buluşulan nokta hayvana şiddetin önlenmesi olarak karşımıza çıkıyor.

"Türkiyede ortalama aktif olan 6 milyon hayvansever var. Ülkenin en az yarısı bir hayvanın başını okşamış ve onunla etkileşim kurmuştur. Dolayısıyla siyasilerin bu konuyu görmezden gelmesine imkân yok."

HAYVANSEVERLER CAYDIRICI CEZALAR İSTİYOR

Hayvan hakkı savunucuları, hayvanlara karşı suç işleyenlerin sadece para cezası ödeyip kurtulmalarını önlemek için daha ağır cezalar istiyor.

Sosyal medyada yayınlanan, Erzincan Orduevi’ndeki bir askerin kediye işkence yaptığı görüntüler dün gün boyu önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.

İşkencenin ardından er gözaltına, sonra da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ancak hayvanseverlerin asıl dikkat çektiği konu, bu tür işkence ya da öldürme olaylarının ardından verilen hafif cezalar.

Türkiye’de hayvanların haklarını korumaya yönelik 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu bulunuyor. Kanuna göre öldürme ve işkence gibi suçlar da idari para cezasıyla cezalandırılıyor.

CEZALAR

- Hayvana tecavüze 1 yıla kadar hapis cezası

- Hayvanları döven, işkence eden ve öldürenlere 2 yıla kadar hapis cezası

- Tehlikeli ırk olarak belirtilen köpekleri bulunduran, üreten ve ülkeye sokanlara 2 yıl hapis cezası

- Kanundaki diğer maddelere uymayanlara 300 ile 1000 TL arası para cezası

PEKİ BU YETERLİ Mİ?

İki sene hapis cezası demek bu yaptırımın para cezasına çevrilmesi, yani suçu işleyenin yeni suçlar işlemek üzere toplum içinde suç makinesi olarak gezmeye devam etmesi demek değil midir?

Hayvanların ırklarına göre sınıflandırılıp sahipleriyle birlikte yaşama haklarının ellerinden alınması doğru mudur? Sorun tehlikeli olduğu iddia edilen ırklarda mı yoksa dövüşçü ya da bahisçi sahiplerinde midir? Yapılacak düzenlemeler tehlikeli ırk olduğu iddia edilen suçsuz günahsız hayvanlara mı, gözlerini kan ve para hırsı bürümüş sahiplerine mi olmalıdır?

Hayvanların imhasına olanak sağlayan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun yeni tasarıda da yer alması kabul edilemez.

Deneylerdeki denetimlerin keyfiyete bağlanması kabul edilemeyeceği gibi hayvanları koruma kanunu gibi bir kanunun içinde hayvanların yaşam hakkını hiçe sayan deneylerin yer alması kabul edilemez.

Mobil kısırlaştırmanın meşrulaştırılması hiçbir koşulda kabul edilemez. Gezici bir araç bir içerisinde kısırlaştırılan hayvan anında normal yaşantısına dönmemektedir!

SOSYAL MEDYADA KAMPANYA

Askerin kediye işkence görüntülerinin yayınlanmasının üzerine ‘#HayvanaŞiddetSuçtur’ Twitter’dan başlatılan kampanyada, hayvanlara karşı işlenen suçlarda cezaların artırılması talep edildi.

Cezaların artırılmasını isteyenler, bu tür olayların önüne ancak caydırıcı cezalarla geçilebileceğini düşünüyor.

KABAHAT SAYILMASI YETERSİZ

Aydın Barosu Hayvan Hakları Komisyonu başkanı ve Hayvanlara Adalet Derneği yönetim kurulu üyesi avukat Ilgın İstenç Yalçınkaya da cezaların daha caydırıcı olması gerektiğini düşünenlerden.

Yalçınkaya, mevcut kanunun hayvana eziyet, tecavüz ve hayvanı öldürme fiillerini ‘kabahat’ olarak kabul ettiğini, yalnızca idari para cezası öngördüğünü, bu nedenle de yetersiz bir kanun olduğunu söyledi.

Yalçınkaya, kanunun ‘hayvanat bahçeleri, kürk, deney, pet shop gibi hayvanlara sistematik işkence ve kötü muamelenin uygulandığı, yaşama haklarının gasp edildiği kurumlar’a yönelik herhangi bir yaptırım da içermediğine dikkat çekti.

YASA BAŞKA BAHARA

Avukat Yalçınkaya, kanunla ilgili daha önce bir girişimde bulunduklarını da anlattı: “Hal böyle olunca, biz hayvan hakkı savunucuları olarak gerçek bir hayvan hakları yasasının yapılmasını talep ettik. Bu taleplerimiz bakanlık nezdinde karşılık bulmuş gibi göründü, basında da ısmarlama haberler yer aldı, ‘Petshoplarda hayvan satışı yasaklanacak’ gibi haberler yapıldı. Ancak bizim esas taleplerimiz göz ardı edildi. Petshop satışının değil, sadece petshoplarda kedi köpek bulundurulamayacağı, bunların fotoğraflarını içeren kataloglar bulunacağı, katalog üzerinden seçilerek satışın gerçekleştirileceği; sokaklardaki bütün hayvanların toplanarak şehir dışlarına bırakılacağı, ceza maddelerinin ise çok yetersiz düzeyde olduğu anlaşıldı. Bunun üzerine bu yasanın yürürlüğe girmemesi için kampanyalar yürüttük, yoksa ciddi bir sokak hayvanı soykırımı yaşanacaktı. Şöyle ifade edeyim, Eyüp Belediyesi’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı yasa dışı toplama, yasal olarak yapılabilecekti. Geçtiğimiz yasama döneminin bitmesiyle birlikte anılan yasa tasarısı da kadük kaldı.”

CEZALAR FAZLA BULUNMUŞ

Avukat, 1,5 ay önce Türkiye Barolar Birliği (TBB) Hayvan Hakları Kurulu’yla birlikte, hayvanlara tecavüz, eziyet ve hayvanı öldürme fiillerinin Türk Ceza Kanunu kapsamına alınması için dört maddelik bir yasa taslağını Adalet Bakanlığı’na ilettiklerini de kaydetti.

Yalçınkaya, görüştükleri bakan yardımcısının bütçe görüşmeleri nedeniyle bunu Ocak 2018’de gündeme alacaklarını söylediğini belirterek “Ancak cezaları çok fazla buldu. Bahsettiğim taslak Türk Ceza Kanunu’na dört maddelik bir ekleme yapılması şeklinde” dedi.

HAYVANSEVERLER NE İSTİYOR?

TBB’nin bakanlığa ilettiği ve hayvanlara karşı işlenen suçların ‘kabahat’ten fazlası olarak gördüğü önerileri şöyle:

- Sahipli veya sahipsiz hayvanları her kim kasten öldürürse üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

- Sahipli veya sahipsiz hayvanlara her kim kasıtlı olarak kötü davranır, acımasız ve zalimce işlem yapar, döver, aç ve susuz bırakır, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakır, bakımlarını ihmal eder, fiziksel ve psikolojik acı çektirir, hayvanları, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlar, hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına müdahalelerde bulunur, hayvanlara tecavüz eder, işkence yapar, sağlık nedenleriyle gerekli olmadıkça bir hayvana zor kullanarak yem yedirir, acı, ıstırap ya da zarar veren yiyecekler ile alkollü içki, sigara, uyuşturucu ve bunun gibi bağımlılık yapan yiyecek veya içecekler verirse iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır.

- Hayvanları başka bir canlı hayvanla dövüştürenler iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

- Sahipli veya sahipsiz hayvanların her kim ölümüne yaralanmasına kalıcı olarak beden bütünlüğünün bozulmasına taksirle neden olursa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

- Hayvanlara karşı yukarıda sayılan suçları işleyen kişiler çocukların bulunduğu ortamda, okul kantini ve servislerinde, hastane ve sağlık kuruluşlarında çalıştırılamaz.

HÜKÜMET NE DÜŞÜNÜYOR?

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, geçen günlerde hayvanları eziyet ve işkenceyle öldürme eylemlerinin daha ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına yönelik yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıklamıştı. Buna göre suçun üç yıl üste hapisle cezalandırılması gündemde.

Şu an TCK’nın 151’inci maddesi, hayvanları öldürme suçunu sadece sahipli hayvanların öldürülmesi ya da sahipli hayvana eziyet edilmesi durumunda ‘haklı bir sebep olmaksızın mala zarar verme’ kapsamında hapisle cezalandırıyor.

Sokak hayvanlarının öldürülmesi ya da işkence edilmesiyle ilgili düzenleme bulunmuyor.

Birkaç örnek…

Yurdun her bölgesinden neredeyse her gün hayvanlara karşı işlenen bir suçun haberi geliyor.

Antalya’da bu yıl ağustos ayında aracıyla kasıtlı olarak çarparak bir köpeği öldüren adama 1097 lira para cezası kesildi.

Tekirdağ’da ise köpeğini aracının arkasına bağlayarak işkence yapan kişi 526 lira ödeyip ‘ceza’sını çekmiş oldu.

Yalova’da Şubat 2015’te sahipli iki köpeği öldüren kişiye ‘mala zarar verme’ suçundan 2 bin 400 lira para cezası verildi.

Ne var ki öldürülen 16 sokak köpeği için işlem yapılmadı…

KEDİYE İŞKENCE YAPAN CANİ

Erzincan kent merkezindeki bir subay orduevinde kediye işkence yaparken görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından adliyeye sevk edilen asker serbest bırakıldı.

Erzincan'da kediye uygulanan vahşet görüntülerinin sosyal medyada tepki toplaması üzerine gözaltına alınan şüpheli asker, adliyeden sağlık kontrolü için hastaneye götürüldü.

Erzincan'da orduevi nizamiyesinde yakaladığı kediye işkence yaptığı gerekçesiyle adliyeye sevk edilen er, serbest bırakıldı.

TSK:DİSİPLİN CEZASI VERİLMİŞTİR

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Erzincan Orduevinde yakaladığı yavru kediyi önce yumruklayıp yere fırlatan, ardından da tekmeleyen er Taner H.'ye ilişkin açıklama yaptı.

TSK'dan yapılan açıklamada Taner H.'ye disiplin cezası verildiği kaydedildi. Açıklama şöyle:" 03 Aralık tarihinde Erzincan Orduevi´nde meydana gelen ve sosyal medyada yer alan olayla ilgili olarak yapılan inceleme sonuçlandırılmıştır. Buna göre 3´üncü Ordu Komutanlığı Disiplin Kurulu tarafından olaya neden olan personele, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında uygun disiplin cezası verilmiştir. Diğer taraftan Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili olarak soruşturmaya devam edilmektedir."

İŞKENCE AYM'YE GİDİYOR

Erzincan Orduevi önünde kediye işkence yapan erin adli kontrol şartı ile serbest bırakılmasının ardından Erzincan Valiliğinden açıklama yapıldı.

Erzincan Valiliğinden yapılan açıklamada, "03.12.2017 günü ilimizde meydana gelen ve kamu vicdanını derinden yaralayan elim olayın faali T.H. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilmiştir. Erzincan Sulh Ceza Hakimliğince hukukumuzda hayvana yönelik suçlarla ilgili olarak TCK 151/2 düzenlemesinin sadece sahipli hayvanlara yönelik olduğu, sahipsiz hayvanlara ilişkin mevzuatımızın yetersiz olduğu, sahipsiz hayvanlarla ilgili açık bir kanuni cezai müeyyidenin TCK yahut sair kanunlarda bulunmadığı, iş bu noksanı izale anlamında TCK 151/2'de yer alan sahipli kelimesinin tasfiyesi ile sahipsiz hayvanlar yönünden de hukuki himayenin ve cezai müeyyidenin sağlanmış olacağı anlaşıldığından sahipli kelimesinin anayasaya aykırılığı hususunda Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulmasına, şüpheli T.H.'nin CMK'nın 190'uncu maddesince adli kontrol altına alınmasına ve adli kontrol tedbirleri kapsamında şüphelinin haftanın 7 günü günde 2 defa kolluk birimine imza atmasına karar verilmiştir. Ayrıca şüpheliye 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 8'inci maddesinin 2'nci fıkrası ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 35'inci maddesi gereğince 2252 TL idari para cezası uygulanmıştır. Yine ilgili hakkında Milli Savunma Bakanlığımızca görevlendirilen müfettiş heyetinin idari tahkikat işlemi devam etmektedir" denildi.

Kent merkezindeki subay orduevinde yakaladığı kediye yumruk ve tekme atarak işkence yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınan T.H, inzibatlar tarafından Erzincan Adliyesine getirildi.

T.H'nin, savcılıktaki ifadesinde İstanbul'da yaşadığını, hayvanları sevdiğini, kendisinin de hayvan beslediğini, 4 gün önce nişanlısından ayrıldığı için psikolojik durumunun iyi olmadığını, olay günü alkol aldığını ve yaptıklarından pişmanlık duyduğunu söylediği öğrenildi.

T.H, ifadesinin ardından uyuşturucu kullanıp kullanmadığının tespiti için kan tahlili yapılması amacıyla Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü.

Zanlı, hastanedeki işlemlerinin ardından yeniden adliyeye getirildi.

Cumhuriyet savcısına ifade veren T.H, ardından Türk Ceza Kanunu'nun 151/2 maddesinde düzenlenen ve 4 aydan 3 yıla kadar hapis ya da adli para cezasını öngören "mala zarar verme" suçundan "Haklı bir nedeni olmaksızın, sahipli hayvanı öldürdüğü ya da işe yaramayacak hale getirdiği" gerekçesiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikçe yeniden ifadesi alınan T.H, adli kontrol şartıyla salıverildi.

İHA'nın haberine göre, kediye işkence yaptığı tespit edilen Muhabere Er T.H. gözaltına alındıktan sonra sabah adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifade veren asker daha sonra askeri inzibatlar tarafından askeri araçla sağlık kontrolü için Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.

"HAYVAN SEVER BİRİSİYİM"

Habertürk Haber Merkezi'nin edindiği bilgiye göre; Şüphelinin savcılık ifadesinde "Hayvan sever birisiyim ve hayvanlarım var. 3-4 gün önce nişanlımdan ayrıldım. Psikolojik durumum iyi değildi. Olay günü alkol almıştım ve yaşanan durumdan pişmanım" dediği öğrenildi.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23