Hasan Karakaya, Gülen Örgütü'nün yeni taktiklerini yazdı
Gazetemiz yazarı Hasan Karakaya, Fethullah Gülen Örgütü'ne bağlı Abi'lerin uygulamaya koyduğu yeni taktikleri yazdı. Karakaya, yazısında bunlardan korkmayın uyarısı yaptı
Önceki gün Adapazarı’ndaydım... 7-8 saat boyunca, bazı ‘'gazeteci" arkadaşlar ve “bürokrat" dostlarla görüştüm ve “Sakarya'daki son durumla İlgili onlardan bilgi aldım...
Söylediklerine göre; “Fetullah Gülen Cemaati”ne mensup “Ablaların çoğu “CHP'ye oy verilecek” baskısı ve “Erdoğan düşmanlığı” dolayısıyla, kaklıkları "eV'leri terk etmişler... Birçok "kız öğrenci” de "evTerden ayrılmış...
Ne var ki, bu “kız öğrenci”lerden bazıları. “ev ve yurt” konusunda "sıkıntılar” yaşıyorlarmış...
Bir cami imamı; kendisine sığınan kız öğrencileri, “tamamen kendi gayretleri ve imkânlan" ile “cami meşrutasfna yerleştirmiş ve ortan birkaç gün misafir etmiş... Şimdi onlara "yer" ayarlanmış ama “sıkıntıda” olan başka kız öğrenciler de varmış!..
“Peki” dedim;
“Valilik, kaymakamlık, belediye başkanlığı ve YURTKUR, bu öğrencilerle ilgilenmiyor mu?”
Dediler ki;
"Ağırdan alıyorlar!”
“Olamaz” dedim;
“Başbakan Tayyip Erdoğan bu kadar yırtınırken, onlann ağırdan alma gibi bir lüksleri olamaz!.. Bana isim verin!”
Araştırıp, bildirecekler!..
ABİ LERİN YENİ TAKTİKLERİ!
Cemaatin “Ahilerine gelince; faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyorlarmış... Pazartesi ve Perşembe günü,
“Gökkubbe”de toplanıyorlarmışL “Arabalar dolusu” geliyortarmış!..
Dediler ki;
"Bunların dershaneleri fesat yuvası ama asıl fesat yuvası yurtlar... Asıl dolap, yurtlarda dönüyor...
O kadar gizli çalışıyorlar ki;
Toplantıya girerken telefonlann kart- larını çıkarıyorlar!.. Ayda bir de. kullandıkları telefonları kırıp, atıyorlar...
Kendilerinden bildikleri esnafı haraca bağlamışlar... Döviz büfesi olan bir vatandaştan 15 bin lira istemişler, adam veremeyince, baskılara dayanamayıp. döviz büfesini kapatmak zorunda kalmış!..”
"Oy istedikleri CHP’nin hezimete uğramasından, aleyhinde çalıştıkları AK Parti nin seçimden zaferle çıkmasından sonra, taktik değiştirmeye" başlamışlar!..
Sanki "hiçbir şey olmamış" gibi; özellikle “bürokratlara ve “belediye başkanlarfna "yanaşmaya” ve onlara “sahte gülücüklerle “çengel atmaya” başlamışlar!..
Sık sık “telefon" açmalar, “ziyaretler ve "hal-hatır sormalar ve "yemeğe davet" etmeler gırla!.. “Eskisi gibi yüz bulamasalar” ve “davetlerine gelen olmasa” da. "ısrarlı bir baskı” uyguluyorlar ve “çaktırmadan tehdit dolu bir dil" kullanıyorlarmış!..
“Nasıl yani?" dedim...
“Eğer bizim dediklerimizi yerine getirmezseniz: sizin Paralelci olduğunuz yönünde şayia çıkartır, buradan sürdürürüz!” diyortarmış!..
Vay anasını sayın seyirciler!..
Hasılı kelam;
“Bürokratlara çengel atma" ve onları “kafaya alma" taktikleri çeşitli şekillerde devam ediyormuş!..
"AK Partili bazı belediyeler "de görevli “personel ’e de kalayı takmışlar... Onları "görevden aldırmak” için, belediye başkanlarına yoğun baskı uyguluyorlarmış!..
Gerek “çengel attıkları” bürokratların gerek “görevden aldırmak” isledikleri personel İsimleri bende mevcut!.. Eğer onların kıllarına zarar gelirse, bu operasyonu hangi “Ahi'lerin, hangi “bölge imamfnın yürüttüğünü deşifre ederim!..
YENİ HEDEF ÜNİVERSİTE!
Bu “Abi’ler ve “bölge İmamı"; bir yandan “bürokrat ’lar özerinde etkili olmaya çalışırken, bir yandan da "Sakarya Üniversitesi’ne el atmışlar...
Mevcut Rektör Muzaffer Elmas'ın görev sûresi, “iki yıl sonra” bitiyormuş... Onun yerine. "Paralele! 2 rektör adayı" daha şimdiden “kulis faaliyetlerime başlamış!..
Hedef;“Üniversiteyi ele geçirmek!"
Bunu başarabilirler mi, başaramazlar mı bilmiyorum ama; bir yandan "sahte gülücük”lerie insanlara yanaşmaya, bir yandan da onlan "korku ve tehditle sindirmeye çalışıyorlarmış!..
Bu taktik, elbette “Sakarya" ile sınırlı değil... Çok iyi biliyorum ki, bütün Türkiye’de “aynı taktiği" kullanıyorlar!..
Onun için diyorum ki;
Hiç kimse, bu “tehdiTlere pabuç bırakmasın... Çünkü. "Paralelciler 'in en büyük kozu, “korku'dur!..
Onlar, “korkudan besleniyorlar!..
Siz ne kadar "korkar” iseniz. onlar o kadar güçlenir ve "korku imparatorluktandı o kadar genişletirler!.. Korkmayın!..
Çünkü bunlarda;
“Ses" var, “görüntü" yok!..
Çünkü bunlar;
"Şişirilmiş bir balon"dur!..
Balırın iğneyi;
Patlasınlar!..
30 Martla, bu millet, bunlann nasıl bir “balon" olduğunu, hiçbir “oy tabanlarının bulunmadığını çok net ortaya koydu!..
Ve millet, gösterdi ki;
“Kim ne yaparsa yapsın, son karan verecek olan millettir...
Güçlü olan. Milli İradedir!.."
Başbakan Tayyip Erdoğan, “dershane tartışmaları" ile başlayıp, tamamen "darbe" amaçlı "Kirli 17-25 Aralık operasyonları” ile devam eden süreçte ne yaptı?.. Olan-biten her şeyi “millere havale etti ve “bu oyunu milletin bozmasını" İstedi. "milleti göreve çağırdı!"
Millet de. bu “çağrı "ya uydu ve "Paralelci’ lere iyi bir ders verdi!..
Bugün; gerek “Paralelcilerde. gerek “Paralelcilerin desteklediği CHP'de" bir “bozgun" yaşanıyor vo “kazanlar fokur fokur kaynıyor"sa. bunu başaran "millertir!..
Bir zamanlar. “Ordu Göreve” pankartlarının açıldığı Türkiye’de, artık “Millet Göreve" denilmeye ve millet de. “gereğini yapmaya” başlamıştır!..
Bundan sonra da; "Millet ne derse o” olacaktır!..
HASAN KARAKAYA
