Hasan Abi'yi rahmetle anıyoruz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kalemini hakikat mücadelesine adayan,peygamber diyarı Medine’de Hakk’a yürüyen merhum Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya’yı rahmet ve minnetle yâd ediyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan temaslarını takip eden heyette yer alan ve Mescid-i Nebevî ziyaretinin ardından otele dönerken yolda kalp krizi geçirerek Hakk’a yürüyen merhum Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya ağabeyi, vefatının ikinci yıldönümünde dualarla anıyoruz. Müslümanların üvey evlat muamelesi gördüğü 28 Şubat sürecinde cesur yazılar kaleme alarak mazlumların sancaktarlığını yapan Hasan ağabeyi, yol arkadaşları, ailesi ve meslektaşlarıyla konuştuk.
YERİ DOLDURULMAZ BİR GAZETECİ
Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Maden, Hasan Karakaya’nın acısının halen taze olduğunu belirterek, “Hasan abiyi kaybetmemizin üzerinden iki yıl geçmiş. Dün gibi acısı taptaze. 39 sene önce Milli Gazete’de beraber çalışmaya başlamışız. Çok güzel günlerimiz geçti. İyi bir dost, vefakar bir abi, yeri doldurulamaz bir gazeteciydi. Bir aile gibiydik. ‘Bir anınızı anlatır mısınız’ deseniz ‘Hangi birini anlatayım’ derim. Şu kadarını söyleyeyim ki her gün dualarımızda ve Hasan abiyi çok özlüyoruz” dedi.
BAŞTAN AŞAĞI “YÜREK”Tİ
Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Yalçın Turgut Balaban, “Milli Gazete yıllarımda gazeteye geldiğim bir sabah, yazı işlerinde genç, ufak tefek bir delikanlı gördüm. Ankara’dan gönderilmişti. Tanışıklığımız o gün başladı. İlerleyen senelerde, o ufak tefek bedenin tamamının ‘yürek’ olduğunu gördüm. Geçen 40 yılda candan dost olduk” dedi. Karakaya’nın güçlü bir kalem olduğunu belirten Balaban, “25. yaşını dolduran Akit’e ruh veren yürek ve kalemlerden, önde gelenlerden biriydi. Bedeniyle aramızdan ayrılan minyon fakat serâpâ yürek Hasan kardeşimi rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun” diye konuştu.
İFTİRALAR KARŞISINDA YILMADI
Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Ramazan Fatih Uğurlu, “Bir insanın etki alanını söylemek için ‘Cürmü kadar yer yakar’ derler. Oysa Hasan kardeşimiz küçük cüssesinden umulmayan büyüklükte yer yakardı. Yeter ki söz konusu inandığı değerler olsun. Yeri geldiği zaman düşmanının üzerinde patlayan bir bomba olurdu. Yazarken o işin sonunu hiç düşünmezdi. O yüzden de kendisine sayısız davalar açıldı” dedi. Karakaya’nın türlü iftiralara maruz kaldığını kaydeden Uğurlu, “Onu susturmak için Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından iftiraya maruz kaldı ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden’i öldürtmek için Kasım Gençyılmaz isimli mafya babasını kiralık katil olarak tutmakla suçlandı. Yapılan yüzleştirmede müfettişleri yerin dibine batırdı. Gençyılmaz kendisine Özden’i öldürmek için para teklif eden Hasan Karakaya ve Hasan Maden yerine başka iki kişiyi gösterdi. Bugün, Hasan Karakaya ve elim bir cinayet sonucu Hakk’a uğurladığımız Kadir Demirel, sevenlerinden her gün hatırlanmak ve Fatiha ile ödüllendirilmeyi bekliyor” dedi.
MİLLET DÜŞMANLARIYLA SAVAŞTI
Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Haber Müdür Murat Alan, “Hasan Karakaya’yı tanımak, dostluk kurmak, abi-kardeş, usta-çırak olmak bana göre Necip Fazıl ve Osman Yüksel Serdengeçti’nin ahbabı olmaya benziyor. Böylesine namuslu, dürüst, vatansever bir kalem erbabıyla çalışmak belki de çocuklarıma anlatacağım en güzel anılardan biri benim için. Hâlâ bir vesileyle odasının kapısını araladığımda “çırak gel” diyeceğini düşünürüm. Milletin, sivil iradenin, özgürlüğün, kardeşliğin ve en önemlisi de ümmetin yandaşıydı Karakaya. Yıllarca bunun mücadelesini verdi. Ümmetin, milletin, devletin umudu dediğimiz sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan başa gelene kadar da mücadelesini aynı kararlıkla sürdürdü” dedi. Karakaya’nın türlü iftiralara maruz kaldığını belirten Alan, “Asker düşmanı” dediler onun için. Bir gün bile asker düşmanlığı yapmadı. TSK’yı esir alıp milletin çocuklarını meze yapan, PKK ile iş tutup saltanatını güçlendiren general bozuntularıyla savaştı Karakaya. “Bu ülkenin Mehmetçik doğuracak anaları çok ama Skorsy doğuracak anaları yok” diyerek Mehmetçiğin şehit olmasına göz yuman iradeye kök söktürdü Karakaya. “Tanrımıza hamd olsun” diyen zihniyet TSK’dan bertaraf edilince generalleri bağrına bastı Karakaya. Bunun bedelini de bolca küfür, beddua, tehdit alarak ödedi. Uğruna dayak yediği, küfür işittiği, işkence gördüğü iradenin iktidar olması da yetmedi Hasan Ağabeye, muktedir olana kadar savaştı” ifadelerini kullandı.
SENİ ÇOK ÖZLÜYORUZ KOCA YÜREKLİ ADAM...
Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Kurulu Üyesi Mehmet Duvarbaşı, Hasan ağabeyin samimi bir Müslüman olduğunu belirterek, “Seni çok özlüyoruz Hasan Ağabey… Bugün, Vakit/Akit’in temel taşlarından olan ve güçlü kalemi, akıcı üslubuyla okurlarının gözbebeği haline gelen Hasan Karakaya ağabeyi ebedi istirahatgahına uğurlayışımızın 2. yıldönümü. O, samimi bir Müslüman, iyi bir ağabey, iyi bir dost olmasının yanısıra; son derece neşeli, esprili ve eğlenceli bir gazeteciydi. Olaylara bakış açısındaki farklılık, yüksek öngörü kabiliyeti ve müthiş hafızası birlikte çalıştığı herkesi derinden etkilerdi. Karakaya; bizler için sadece bir ağabey değil, kimimiz için sığınılacak bir liman, kimimiz için adaletin tecelli ettiği merci, kimimiz için ise bir soluk, bir nefesti. Zira; başı sıkışan da, akıl almak isteyen de, herhangi bir haksızlığa uğradığını düşünen de O’nun kapısını çalar ve o kapıdan asla geri çevrilmezdi. Cumhurbaşkanımız ile kutsal topraklara yaptığı ziyaret sırasında Hakk’ın rahmetine kavuşan Hasan ağabeye, Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekanı Cennet olsun” şeklinde konuştu.
DİNİMİZ VE ÜLKEMİZ İÇİN ÇABALADI
Hasan Karakaya’nın oğlu Fatih Karakaya, babasının bilinenin aksine oldukça neşeli bir insan olduğunu belirterek, “Ömrü hayatımda belki onun kadar gülen, şen bir insan görmedim. Öte yandan olaylar ve yaşama dair çok duyarlıydı; bunun sonucu olarak da dinimiz, ülkemiz ve insanımız için hep bir çaba içerisindeydi. İnandığı manevi değerler uğruna savaşmaktan çekinmezdi. Bu savaşın hep kazanılacağına ve iyinin galip geleceğine inanırdı” dedi. Evladı olarak babasıyla gurur duyduğunu vurgulayan Karakaya, “Neticede evladı olarak büyük bir gurur bıraktı” şeklinde konuştu.
ZALİMLER KARŞISINDA YILMADI
Gazeteci Ersoy Dede, Karakaya’nın hep hedefteki isim olduğunu belirterek, “Baskı yıllarında, postal medyası Hasan Karakaya’yı açıktan hedef almış, akla hayale gelmeyecek suçlamalar yöneltmiş, haysiyet cellatlığı şöyle dursun, cezaevine tıkıp susturmak için yapmadığını bırakmamıştı. Bize zalime karşı nasıl dik, zulme karşı nasıl kararlı durmamız gerektiğini Hasan abi öğretti. O Mescid-i Nebevî’de, Ravza-i Mutahhara’da teheccüt namazını kıldıktan sonra verdi son nefesini. En sevgilinin diyarından aldı Rabbim onu yanına” ifadelerini kullandı.
EKSİKLİĞİNİ HİSSEDİYORUZ
Gazeteci Yusuf Ziya Cömert, “Biz hala Hasan abi ile beraberiz. Günlük hayatımızda, seyahatlerimizde, oturup kalkmalarımızda rahmetli Karakaya’yı anıyoruz. Yanımızdaymış gibi. Onunla beraber yaşıyoruz. Bizim açımızdan büyük bir eksiklik. Onun tebessümü, onun dostluğu, onun samimiyeti, ayrıca tabi ki onun gazeteciliği. Allah rahmet etsin. Büyük bir dosttu. Kıymetli bir dosttu. Karakaya’nın sıcaklığı, güzelliği bizde bir boşluk oluşturuyor. O boşluğu da yakından hissediyoruz” dedi.
Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu, Hasan Karakaya ile uzun bir dostluklarının olduğunu belirterek, “Milli Gazete’de beraber çalıştık. 1982’de ben Milli Gazete’den ayrıldım. O da Türkiye Gazetesi’ne geçti. 1989’da yollarımız Cuma Dergisi’nde birleşti. O günden 2015 Aralık ayına kadar hep birlikte olduk” dedi. Karahasanoğlu, “İnanmış bir dava adamı, güçlü bir kalem, vefalı bir dost, iyi bir yol arkadaşıydı. 40 seneye yakın birlikteliğimizde birbirimizi gayet iyi anladık. Manşetlerle ilgili ufak tefek tartışmalarımız oldu ama hiçbir zaman ters düşmedik. Hasan, uzun köşe yazısı yazmasına rağmen okurken paragraf atlamanız mümkün olmazdı. İşini gerçekten severdi. Hatta ‘Gazete benim birinci eşim’ derdi. Medya piyasasında ekonomik sebeplerle saf değişmeler olmasına rağmen Hasan verilen açık çeki, ‘ben yazı hayatımı Akit’te noktalayacağım’ diyecek kadar Akit sevdalısı bir insandı. Allah mekânını cennet eylesin” şeklinde konuştu.
Hasan abi cesur bir kalemdi
Sorumlu Yazıişleri Müdürümüz Ali Karahasanoğlu, “Hasan abi ile mesai birlikteliğimiz 12 Eylül 1993'de Beklenen Vakit gazetesi ile başladı. Vefatına kadar da aynı gazetede yol arkadaşlığı yaptık” dedi. Karakaya’nın çok cesur bir kalem olduğunu belirten Karahasanoğlu, “En önemli özelliği, korkusuzluğu idi.. Eleştireceği kişi general imiş, yüksek düzeyde bürokrat imiş, yüksek hakim imiş.. Eli uzun bir mafya mensubu imiş.. Haklı olduğuna inandığı an, bir de kafiyesini oturtmuş ise, onun kaleminden kimsenin kurtulması mümkün değildi. Bazen sert yazıları için, hukuki açıdan ‘İstersen bir bak’ dese de... Kendisine, ‘Hasan abi.. Eleştiride haklısın ama.. Şu anki hukuk sisteminde bu haklılık, bu sözleri yazmak için yetmez.. Ceza yiyebiliriz’ hatırlatması yaptığımda.. Çekinmezdi.. ‘Ben yazmazsam... Biz yazmazsak.. Kim yazacak’ der, ceza alma ihtimali olan yazıları dahi korkusuzca yayınlatırdı” ifadelerini kullandı.
Karahasanoğlu, Vakit’in geniş kitlelere ulaşmasında büyük pay sahibi olan Hasan Karakaya için şunları söyledi:
“Vefatından kısa süre önce verdiği bir röportajda, ‘Hz. Peygamberin dizinin önüne çöküp onu dinleme’ hayali, Hasan abinin Medine'de vefatı ile gerçekleşti.. Hz. Peygamber ile aynı yaşta vefat etmesi de, ayrı bir tevafuk. Allah rahmet eylesin...”


