Ömrünü Hakk’ın müdafiliğine adayan cesur kalem büyük şair Abdürrahim Karakoç’u ebediyete yürüyüşünün sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyoruz. ‘Akit’ten başkası beni taşıyamaz’ sözleriyle gazetemizle özdeşleşen ve davasının mücerret büyüklüğüne dikkat çeken Karakoç, Türk şiirinin zirve isimlerinden biriydi. Büyük şairin yol arkadaşları, Karakoç’un ruhi muhtevasını Akit’e anlattı.
Büyük bir şairdi
Türkiye Yazarlar Birliği Eski Başkanı Muzaffer Doğan, “Abdürrahim Karakoç, büyük şairdi. Anadolu insanının sesi oldu şiiri ile de duruşu ile de. Has bir şair ve hasbî bir dâvâ adamıydı. Eğilmeyi, bükülmeyi bilmezdi. Sözü ve şiiri çığlıktı. Şiir yazmıyor, adetâ şiirlerle, horlanan, itilip kakılan Anadolu insanının haklarını haykırıyordu” dedi. Karakoç’un milletin sesi olduğunu kaydeden Doğan, “Hasan’a Mektuplar’ı okurken, sanki bütün Anadolu insanı gözümde ‘Hasan’ olmuştu. İnce hissîliklerin şairi olmasını da bildi. ‘Mihriban’, ‘İncinmesin’ gibi şiirleri, bu tarza misâl teşkil eder” şeklinde konuştu. Karakoç’un zamanın ötesinde bir şair olduğunu vurgulayan Doğan, “Yarına kalacak büyük şairlerimiz arasındadır. Hakkında kitaplık çapta konuşacağım bir insandır. Ebedî âleme göçeli 8 yıl olsa da, o, şiirleriyle, eseri ve tesiriyle yaşıyor, yaşayacak” dedi.
Fikir kumaşı şiirdi
Edebiyatçı yazar Ercan Çifci, “O bir şairdi ama aynı zamanda kavga adamıydı. Türk gençliğini, ruh kökü İslam’a yakınlaştırmaya çalışıyor ve aynı gençliği kendi kültürüne yabancı, öz milletine düşman edenlere karşı ise mücadele ediyordu” dedi. Karakoç’un sağlam bir müktesabatı olduğunu kaydeden Çifçi, “Fikir kumaşı şiir olan bir adamdı. Anadolu’nun kendine mahsus mücadeleci, çilekeş ve ümitvar ruhunu taşıyan ender bir kişilikti. ‘Mihriban’ şiiri ile türküleşerek gönüllere dokunan Karakoç ‘Hasana Mektuplar’ ile Anadolu insanının diline tercüman olmuştur” ifadelerini kullandı.