CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, organize suç örgütü elebaşı olarak yargılandığı “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Terör soruşturmasında tutuklanmasına gerek olmadığı şeklindeki karara İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz ederken; İmamoğlu ile birlikte 89 şüpheliden 48’i tutuklanırken, 41’i hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Buğra Kardan İstanbul
Sahtekârlıkta sınır tanımayan, 1990’lara damga vuran İSKİ rezaletinin mimarı Ergun Göknel’e rahmet okutan CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için yol bitti. Yolsuzluk soruşturması kapsamında İstanbul’u hortumlayan, 16 milyonu soyup soğana çeviren İmamoğlu tutuklandı. Kirli para ağını yöneten danışmanları ve arkadaşlarının kaderleri de kendisi gibi oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında ‘suç örgütü yöneticisi olmak’, ‘suç örgütüne üye olmak’, ‘irtikap’, ‘rüşvet’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek’, ‘ihaleye fesat karıştırmak’tan başlatılan soruşturmada 48 tutuklama kararı çıktı.
ŞİMDİLİK KAYYIMDAN YIRTTI
Nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından İmamoğlu’nun yanı sıra Murat Ongun, Ahmet Köksal, Ali İlbak, Adem Tuncay, Ali Nuhoğlu, Alper Aydın, Mete Sarısaltun, Murat Abbas, Kamil Timur Delibaş, Eyüp Subaşı, Serdal Taşkın, Serkan Öztürk, Mustafa Nihat Sütlaş, Süleyman Atik, Ahmet Çiçek, Yusuf İlbak, Servet Yıldırım, Serdar Haydanlı, Buğra Gökçe, Ertan Yıldız, Tuncay Yılmaz’ın tutuklanmalarına karar verildi. 41 şüpheli, adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Ahmet Palazoğlu, Alihan Aydın, Ercan Saatçi, Canan Münüklü, Cemal Ufuk Karakaya, Birsen Şahin, Vahit Doğan, Alperen Aydın, Bayram Taşkın, Yusuf Yüce serbest bırakıldı. PKK/KCK’ya yardım etme suçlamasıyla başlatılan terör soruşturmasında ise hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunan İmamoğlu’nun tutuklanmasına gerek olmadığına; Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan’nın tutuklanmasına karar verildi.
EDEN BULUR DÜNYASI
Hukukçular da İmamoğlu ve ekibinin İstanbul’da büyük bir yağmaya giriştiğini kaydettiler. İBB ve iştiraklerini hortumlayan, dev rüşvet ağı ören İmamoğlu güdümlü grup için hesap vaktinin gelip çattığını vurguladılar. Akit’e konuşan Avukat Harun Akdere, şunları söyledi: “Eden bulmalı. Yanlış yapanın yanına kâr kalmamalı. İllegal adım atan İmamoğlu da başkası da olsa bedel ödemeli. Bu anlamda mahkemenin İmamoğlu ve ekibiyle ilgili ilk kararı olumlu. CHP gizli tanıkları diline dolayarak sulandırmaya yöneliyor. Tahkikatta gizlinin yanında açık tanıklara, MASAK ve HTS raporlarına da dayanılıyor. Anlaşılan İmamoğlu boşuna Cumhurbaşkanı adayı olmak için hummalı bir çalışma içine girmemiş. Yolsuzluk dosyalarından kurtulmak için böyle bir hamle yapmış. Ancak planı bozuldu hayalleri suya düştü. Başsavcılığın elinde güçlü bir dosya var. Bir kere ‘İstanbul’un hatta tüm Türkiye’nin verilerinin satışa sunulması’ iddiası çok önemli. Suçun sabit görülmesi hâlinde İmamoğlu ve ekibine ağır yaptırımlar gelebilir. Terör soruşturmasında tutuklanmaması ise şaşırtıcı değil. PKK/KCK’ya yardım hususunun evveliyatı vardı. Kılıçdaroğlu döneminde başlayan bir durumdu. CHP’de bir kurultay dönemi var. Kurultayda şaibe hikâyesi bu yolsuzluklarla alâkalıydı. Bu aşamada tartışılacak konu CHP’ye kayyım atanıp atanamayacağıdır.”
TERÖRLE İLGİLİ KARAR ŞAŞIRTICI
Avukat Mustafa Kocamanbaş da şunları dile getirdi: “İmamoğlu’nun mahkemeye sevk edilmesine neden olan suçlar tutuklanmayı gerektirir. Çünkü elde yeterli deliller var. Yani tutuklama kararı sürpriz değil. Her şey ortada iken İmamoğlu, sorulara ‘Muhatap almıyorum’ cevabını veriyor. Bunun anlamı yok çünkü İmamoğlu, bir numaralı sorumlu. Cevaplanmayan sorular da makul şüpheyi, kuvvetli şüpheye dönüştürüyor. İmamoğlu için sıkıntılı dönem başlıyor. Bu iddialar ve ithamlar onu geri dönülmez bir yola sokmuş gibi. Öyle görünüyor ki araştırmalar yoğunlaşacak. MASAK raporunun detaylarına inilecek. Buradan çıkan detaylar mahkûmiyet kararına yol açabilir. İmamoğlu’na yöneltilen suçlamalar çok ciddi. O suçlamalardan birini dahi açıklayamaz ve mahkûmiyet alırsa koltuğunda oturamaz. Nihayetinde yolsuzluk soruşturmasının ardından çıkan karar şaşırtmadı. Terör soruşturmasının akabinde gelen hüküm ise şaşırttı. Orada tutuklama tedbirine başvurulmadı. Bunun hukukta yeri yok. Kanunlarda da Yargıtay içtihatlarında da böyle bir durum görülmüş, duyulmuş değil. Zaten serbest bırakma kararına itiraz edildi. Zira Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in başına gelen belli. Özer, terör yardım etmekten yargılandığı davada tutukluydu. Buna rağmen Özer, yolsuzluktan yargılandığı davada tutuklandı. Umuyorum, İmamoğlu’yla ilgili karar yeniden kontrol edilecektir. Çünkü teröre yardım etmek diğer eylemlerden daha güçlü olup direkt tutuklanmayı gerektirir.”