Aziz Sancar’dan Türk gençlerine gurur veren mesaj: “Bunu bir Türk yaptı, ben de yapabilirim”
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
2015 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Türk gençlerine ilişkin sözleri yeniden gündeme geldi. “Ben Türk milliyetçisiyim” diyen Sancar, en büyük kişisel hayalinin gelecek nesillerin bilim kitaplarında kendi çalışmalarını görerek, “Bunu bir Türk yaptı, ben de yapabilirim” demesi olduğunu ifade etti. Mardin’in Savur ilçesinden Nobel’e uzanan Sancar’ın hayat hikâyesi de bu mesajın en güçlü örneklerinden biri.
Dünyaca ünlü Türk bilim insanı ve Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar’ın bilim, Türkiye ve gelecek nesillere ilişkin sözleri sosyal medyada yeniden ilgi gördü.
Türk Dünyası isimli sosyal medya hesabında Sancar’a atfedilerek paylaşılan sözlerde, Nobel ödüllü bilim insanının en büyük hayallerinden birinin Türk çocuklarına bilim alanında özgüven kazandırmak olduğu vurgulandı.
Paylaşımda Sancar'ın şu ifadelerine yer verildi:
“Ben Türk milliyetçisiyim. Kişisel anlamda büyük hayalim, ileride çocuklarımızın kitaplardan benim bulduklarımı okuyup, ‘bunu bir Türk yaptı, ben de yapabilirim’ demesi.”
Sancar'ın Nobel Vakfı için kaleme aldığı kendi biyografisindeki ifadeleri de onun Türkiye ve bilim konusundaki yaklaşımını açık biçimde ortaya koyuyor. Sancar burada çocukluğundan beri bilim ile Türk milletinin düşünce dünyasında önemli bir yere sahip olduğunu anlatıyor ve kendisini bir “Türk vatanseveri” olarak tanımlıyor.
Savur’dan Nobel’e uzanan başarı hikâyesi
Aziz Sancar, 8 Eylül 1946'da Mardin'in Savur ilçesinde dünyaya geldi. Çiftçilikle geçinen bir ailenin sekiz çocuğundan yedincisi olan Sancar, ilk ve orta öğrenimini Türkiye'de tamamladı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girerek 1969 yılında mezun oldu.
Sancar'ın hayatındaki dikkat çekici ayrıntılardan biri de anne ve babasının örgün eğitim almamış olmalarına rağmen çocuklarının eğitimine büyük önem vermesiydi. Sancar, kendi Nobel biyografisinde ailesinin kendisine çalışma disiplini ve öğrenmenin değerini aşıladığını özellikle vurguluyor.
Mezuniyetinin ardından bir süre memleketi Savur'da doktorluk yapan Sancar, bilimsel çalışmalarını ilerletmek amacıyla ABD'ye gitti.
DNA'nın sırlarını çözmeye ömrünü adadı
Sancar, University of Texas at Dallas'ta moleküler biyoloji alanında doktora yaptı ve 1977 yılında doktorasını tamamladı. Ardından Yale Üniversitesi'nde DNA onarımı üzerine çalışmalar gerçekleştirdi. Daha sonra University of North Carolina School of Medicine bünyesinde akademik çalışmalarını sürdürdü.
Bilimsel kariyerinin merkezinde ise insan yaşamının temel mekanizmalarından biri olan DNA onarımı yer aldı.
Hücrelerdeki DNA; ultraviyole ışınları, serbest radikaller ve çeşitli kanserojen maddeler nedeniyle sürekli hasara uğruyor. Hücrelerin bu hasarı nasıl tespit ettiği ve nasıl onardığının anlaşılması, kanser dahil birçok hastalığın araştırılması açısından büyük önem taşıyor.
Sancar özellikle ultraviyole ışınlarının yol açtığı DNA hasarının hücre tarafından nasıl onarıldığını açıklayan nükleotid eksizyon onarımı mekanizmasının haritalandırılmasında öncü çalışmalar yaptı.
Nobel'i Türkiye'ye gururla taşıdı
Aziz Sancar'ın onlarca yıllık bilimsel çalışmalarının dünya çapındaki en büyük karşılıklarından biri 2015 yılında geldi.
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü Aziz Sancar, Tomas Lindahl ve Paul Modrich'e verdi.
Üç bilim insanı ödüle, DNA onarımının mekanizmalarını moleküler düzeyde ortaya koyan çalışmaları nedeniyle layık görüldü. Nobel Komitesi, bu araştırmaların hücrelerin nasıl çalıştığının anlaşılmasına temel katkı sağladığını ve yeni kanser tedavilerinin geliştirilmesi açısından da önem taşıdığını açıkladı.
Bilimsel çalışmalarına Türk tarihinden isimler verdi
Sancar'ın Türkiye'ye bağlılığı yalnızca sözlerinde değil, bilimsel çalışmalarını anlatış biçiminde de kendisini gösterdi.
Nobel için kaleme aldığı biyografisinde insan genomundaki DNA onarımını haritalandırdığı çalışmasını Türk denizci ve haritacı Piri Reis'e atıfla “Benim Piri Reis Haritam” şeklinde tanımladığını anlatan Sancar, başka bir önemli bilimsel çalışmasını da Türk meslektaşlarına “Yunus Emre Destanı” olarak nitelendirdiğini aktardı.
Sancar'ın bu yaklaşımı, uluslararası bilim dünyasının zirvesinde yürüttüğü çalışmalarla Türkiye'nin tarihsel ve kültürel mirası arasında kurduğu bağı da ortaya koyuyor.
“Bunu bir Türk yaptı, ben de yapabilirim”
Mardin'in Savur ilçesinde başlayan ve dünyanın en prestijli bilim ödüllerinden Nobel'e ulaşan Aziz Sancar'ın hikâyesi, bugün binlerce genç için önemli bir başarı örneği olmayı sürdürüyor.
Sancar'ın gelecek nesiller için dile getirdiği “Bunu bir Türk yaptı, ben de yapabilirim” mesajı da yalnızca kendi başarısıyla gurur duyulmasını değil, Türk çocuklarının bilimde daha büyük hedeflere yönelmesini arzuladığını ortaya koyuyor.
Nobel ödüllü bilim insanının kendi yaşam öyküsü ise bu mesajın arkasındaki düşünceyi özetliyor: Savur'daki bir öğrencinin başlayan bilim yolculuğu, yıllar süren eğitim ve araştırmanın ardından insanlığın DNA'nın çalışma biçimini anlamasına katkıda bulunan keşiflere kadar uzandı.



