Haçlı'ya sığındılar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
CHP’den YP’ye taşınan zihniyet, her fırsatta Batılı ağababalarına Türkiye’yi şikayet ederken, fonladıkları rüşvet-ihanet sarmalındaki sözde gazeteciler de sığındıkları Haçlıların kucağından Türkiye’ye saldırıyorlar.
Yolsuzluktan yargılanan sahibi Cafer Mahiroğlu’ndan dolayı Halk TV’ye kayyım atanmasının yankıları sürüyor. Yeni Parti’nin başını çektiği muhalif çevreler “Özgür basın susturuluyor” şeklinde kıyametleri koparırken; Mahiroğlu’nun neden yıllardır firari olarak Londra’da yaşadığı konusuna kimse girmiyor. Oysa onun gibi 24 saat Türkiye aleyhinde kara propaganda yapan medya kuruluşlarının sahiplerinin genellikle yurt dışında yaşadığı dikkat çekiyor. FETÖ’den yargılanan Sözcü Grubu’nun sahibi Burak Akbay Londra ve İsviçre’de, Cumhuriyet’in eski genel yayın yönetmeni Can Dündar Almanya’da, Now TV’nin sahibi İsrail ve ABD’de yaşıyor. Erk Acarer gibi isimler ve firari FETÖ’cü hainler de aynı şekilde yurt dışında fitne yayıyor. Sahipleri emperyalist ülkelerde keyif çatan medyanın yayınlarından etkilenen bir kısım vatandaşlar ise kendi ülkesine ve yönetimine düşman kesiliyor!
YABANCI AJANLARIN APARATI
Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, şunları söyledi: “Bugün ‘özgür basın’ maskesinin arkasına saklanan yapı, bir medya organı değil; doğrudan millî varlığımızı hedef alan bir komprador şebekesidir. Cafer Mahiroğlu’nun yolsuzluklarını ‘sansür’ diye yutturmaya çalışan Yeni Parti ve Özgür Özel, bu kirli çarkın siyasi ayağı haline gelmiştir. Sahipleri Batı başkentlerinde zevküsefa sürerken, ekranlarından 24 saat Türkiye’ye kin kusan bu yapılar gazeteci, medya değil; yabancı merkezlerin adrese teslim aparatıdır. Bir Parti liderinin bu karanlık ağlara kalkan olması kabul edilemez. Yabancı fonlarla insanları kendi ülkesine düşman eden bu odağın milli bir muhalefetle bağı yoktur. Kaçak patronların hezeyanlarına ve Özel’in sürüklediği bu siper olma siyasetine karşı en tavizsiz duruş sergilenmelidir.”
THEODOR HERZ’İN HİZMETKARLARI
Araştırmacı Yazar İsmail Nacar da, şunları anlattı: “El insaf! Şirketinin yolsuzluk iddiasına gelerek cevap vermekten kaçan bir şahıstan hesap sormak ne zamandan beri muhalefeti susturmak oldu? Bir tarafıyla yerli olan Kılıçdaroğlu’na karşı hâla operasyonlarına devam eden bu zata şu uyarıda bulunalım... Abdülhamid döneminden bu yana böylesine iş birlikçi muhalif aktörlere ve yayın organlarına yabancı değiliz. Örneğin, Siyonizm’in kurucusu Theodor Herz ile Ermeni çetelerinin hedefindeki Abdülhamid’e karşı olan İttihatçılar, muhalefetlerini hep Batı başkentlerinde sürdürdüler. En şedit olanı da Ahmet Rıza Bey Paris’e kaçarak 1895’te ‘Meşveret’ gazetesini çıkardı. Anlamakta zorlandığım taraf ise, bugün bizdeki Ahmet Rıza’lar Avrupa başkentlerinde emperyalistlerle içli dışlı sefa sürerlerken, her nedense Türkiye’deki şirketleri ‘muhalif yayın organı’ statüsünde gözüküyor!”