Gaffar Yakınca’dan AİHM tepkisi: Türkiye’yi kınayanlar Yunanistan’a tek ses etti mi?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Haber7 yazarı Gaffar Yakınca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’ye yönelik kararlarını ve bu kararların uygulanmasını isteyen çevreleri bugünkü köşesinde mercek altına aldı. AİHM’in İskeçe Türk Birliği konusunda 2008’de verdiği karara Yunanistan’ın 18 yıldır uymadığına dikkat çeken Yakınca, Avrupa’nın Türkiye ve Yunanistan karşısındaki tutumunu eleştirdi.
Haber7 yazarı Gaffar Yakınca, bugünkü köşe yazısında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Osman Kavala kararı ve Türkiye’de AİHM kararlarının uygulanmasına yönelik tartışmaları ele aldı.
Yakınca, Türkiye’nin kendi yasalarına ve yargı kurumlarına güvenmesi gerektiğini belirterek, uluslararası kurumların iç hukuk üzerindeki etkisine tepki gösterdi.
Anayasa'nın 90'ıncı maddesine de dikkat çeken Yakınca, Türkiye'nin kendi hukuk düzeni karşısında uluslararası kurumlara geniş bir hareket alanı tanımasını eleştirdi.
“KENDİ YASALARIMIZA, KENDİ MAHKEMELERİMİZE GÜVENMEK ZORUNDAYIZ”
Tek tek davaların esasına ilişkin hüküm vermenin savcı ve hakimlerin görevi olduğunu vurgulayan Yakınca, temel meselenin Türkiye'nin hukuk egemenliği olduğunu ifade etti.
Yakınca yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Tek tek davaların ne olacağını biz bilemeyiz, savcı da değiliz hakim de. Ancak kendi yasalarımıza, kendi mahkemelerimize, kendi yasa koyucumuza güvenmek zorundayız.”
Türkiye'nin meselelerini kendi içerisinde çözebilecek güce sahip olduğunu belirten Yakınca, Batılı kurumların Türkiye üzerinde bir üst otorite gibi görülmesine de karşı çıktı.
YUNANİSTAN ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI
Yakınca'nın yazısındaki en dikkat çekici bölümlerden biri ise Yunanistan'ın İskeçe Türk Birliği konusundaki tutumu oldu.
Yunan makamlarının isminde “Türk” ifadesinin bulunması nedeniyle İskeçe Türk Birliği'ne yönelik uygulamalarını hatırlatan Yakınca, meselenin AİHM'e taşındığını ve mahkemenin 2008 yılında Yunanistan aleyhine karar verdiğini kaydetti.
Yakınca, aradan 18 yıl geçmesine rağmen Yunanistan'ın söz konusu karar doğrultusunda gerekli adımı atmadığına dikkat çekti.
“YUNANİSTAN'IN 18 YILDIR KILI KIPIRDAMADI”
Yunanistan'ın hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin tarafı hem de Avrupa Birliği üyesi olduğunu hatırlatan Yakınca, yıllar içerisinde farklı siyasi görüşlerden hükümetlerin iktidara gelmesine rağmen tavrın değişmediğini yazdı.
Yakınca şu ifadelerle tepki gösterdi:
“AİHM 2008’de Yunanistan’ı haksız buldu. ‘Kararını değiştir’ dedi. Peki ne oldu dersiniz? Yunan hükümetinin 18 yıldır kılı kıpırdamadı.”
“TÜRKİYE'Yİ KINAYANLAR YUNANİSTAN'A TEK SÖZ ETTİ Mİ?”
Avrupa ülkelerinin Türkiye'ye yönelik açıklamalarıyla Yunanistan karşısındaki tutumunu karşılaştıran Yakınca, dikkat çeken bir soru yöneltti:
“Peki, şimdi Türkiye’yi kınayan Avrupa ülkeleri, Yunanistan’a tek söz ettiler mi?”
Yakınca, eleştirisini yalnızca Avrupa ülkeleriyle sınırlı tutmadı. Türkiye içerisinde AİHM kararlarının eksiksiz uygulanmasını isteyen çevrelerin de Yunanistan'ın tutumu karşısında aynı tepkiyi göstermediğini yazdı.
“AİHM KARARLARINA ADETA ‘AYET’ MUAMELESİ YAPANLAR...”
Yakınca, Türkiye'deki bazı çevrelerin Batılı kurumlara yaklaşımını da sert sözlerle eleştirdi.
“İçimizde AİHM kararlarına adeta ‘ayet’ muamelesi yapanlar, bir kez olsun Yunanistan’ı da eleştirdiler mi?” diye soran Yakınca, insan hakları ve demokrasi konusunda Türkiye'ye sürekli ders verilmesine tepki gösterdi.
Türkiye'nin kendi kurumlarını ikinci plana iten anlayıştan vazgeçmesi gerektiğini belirten Yakınca, Batı'nın Türkiye için vazgeçilmez bir siyasi ve hukuki referans noktası olarak görülmesine karşı çıktı.
GAFFAR YAKINCA: YETER, BU KANDIRMACA BİTSİN
Yakınca yazısının en sert bölümünde ise Türkiye'nin Batı karşısındaki yaklaşımının değişmesi gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Artık korkmadan, yüksek sesle söylememiz lazım: Yeter… Batılı efendilerin bize ‘medeniyet’ getireceği kandırmacası bitsin artık.”
Yakınca, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı meseleleri kendi hukuk sistemi ve kurumları içerisinde çözmesi gerektiğini vurgulayarak yazısını Batı'nın insan hakları konusundaki yaklaşımına yönelik sert eleştirilerle tamamladı.



