• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nurettin Veren
Nurettin Veren
TÜM YAZILARI

Gülen’in son konuşmasına cevap

15 Haziran 2016
A


Nurettin Veren İletişim: [email protected]

Gülen son konuşmasında hâlâ inadında ve ifsadında devam ediyor. Devlet’e karşı ihanet etmediğini, Paralel bir Örgüt olmadığını, yeminleşmeye davet ediyor.

FİTNE KATİLDEN BETERDİR, BİR ZERRE İHLAS’LI AMEL BATMANLARLA HALİS OLMAYANA MÜRECCAHTIR.

YÜZDE YÜZ EMNİYET KÜFÜRDÜR.

KUVVET HAKTA, HAK KUVVETTE DEĞİLDİR.

Kendisinin yüzde yüz yaptığının doğru olduğuna ve cennetlik olduğuna kesin inanmak küfürdür. Hz. Ömer (RA) eğer bir kişi cennete gidecek denilse, ümit ederim ki o ben olayım. Eğer bir kişi cehenneme gidecek denilse, korkarım ki yine o ben olayım.

Gülen son konuşmasında, bu hususta o kadar kendinden emin ki, hiç hata yapmadığını ısrarla söylüyor ve etrafındakilere de hâlâ benim adıma (arkamdan yürüyün, sonuna kadar harp edin) ve beni sevip sevmemeniz hiç önemli değil, perişan olmanız da önemli değil, sadece benim talimatlarım ve hedeflerim doğrultusunda ölün, talimatlarını yağdırmaya devam ediyor.

Her yerde okul açmış olmak, yapılan bu işlerden başka milletlerin memnun ve mutlu olması, çok kalabalık kitlelerin onu ödüllendirmesi, kiliselerin ona madalya ve nişanlar vermesi, onu mutlu ediyor ve onu doğru olduğuna inandırıyor.

Acaba Türkiye’deki kendine en yakın insanların, bin bir çeşit ızdıraplar ile yapılan işlerin de arka arkaya yıkılmasıyla, kendi hatasından kaynaklandığına yüzde bir bile pay ayırmıyorsa, müflis bir insan olabileceği endişesi taşımıyorsa, bu da bir küfürdür. İman’ından endişe etmek gerekir. Cenneti garantilemiş olmak küfre en yakın olunduğu yerdir.

Gülen’in tekrar karşı taraf diye nitelediği kendi devlet yetkililerini, yemin etmeye davet etmesine mukabil, ben de kendisini yemin etmeğe davet ediyorum. Sadece tek taraflı vaaz etmek ve konuşmak, sorulara cevap vermemek, kendi etrafındaki insanları doğruluğuna inandırmak, onları efsunlamak, Gülen’in metodudur. Sadece tek taraflı konuşur ve hiçbir soruya cevap vermez, kendisine soru sorulmasını da müsaade etmez, ustaca soruları geçiştirir, kendi istediği istikamette takiyyeli cevaplar verir.

Ben şimdi kendisine tekrar soruyorum? Bir zamanlar en yakın arkadaşı olan beni, Amerika’da yüz kişinin önünde öldürmeye kalkmadı mı? Ve bizzat öldürme emrini vermedi mi? Bunu oradakilerin yüzüne baka baka yemin etsin, Kur’an’ın üzerine elimizi koyalım, orada bunu görenler de buna yemin etsin? İŞTE SORUYSA SORU, YEMİNSE YEMİN?

Devletin bütün kademelerini ele geçirin ve benim kontrolümde olsun bu Devlet dedi mi? Demedi mi?

Bu emri başta Kaymakamlara, Valilere, Emniyet Müdürlerine, Askeriyenin içindeki tanıdığı insanlara verip vermediğini, Kur’an’ın üzerine elini koyarak yemin etsin? 

Bu Devlet’i kendisi yönetmeye kalktı mı? kalkmadı mı?

Toplanan paraları hiç kimseye hesap vermeden tek başına istediği gibi, istediği şekilde yönetti mi? yönetmedi mi? Çuvallar dolusu kayıtsız çek ve senet’i istediği gibi istediğine verip istediği gibi yönetti mi? Yönetmedi mi?

Banka kurmak, Banka yönetmek, dilediğine dilediği ihaleyi ricacılar vasıtası ile verdirmek, BUNLARIN ÜZERİNE YEMİN ETMESİ MÜMKÜNSE, YÜREĞİ YETİYORSA KARŞILIKLI YEMİN EDELİM?

Bunca bela ve musibetten, hariç kendi Sırça Sarayı›nda otururken, Türkiye›deki kurulmuş bu kadar ihlas’lı samimi insanların arka arkaya yıkılması ve cezaevlerine tıkılmasında hiçbir rolü, hatası yokmuş gibi hâlâ ısrarla inadına devam etmek, Allah’ın gayretine dokunup onu daha da perişan edecek. ABD’nin ona sahip çıkması, onu çok sevdiğinden değil, Cem Sultan gibi Türkiye’ye karşı kullanmak, tıpkı Öcalan gibi ileride kullanacağı bir koz olarak muhafaza etmek içindir. Bundan çok endişe etmesi gerekmez mi? Kendi dinine, milletine, karşı bir koz olarak, Cem Sultan gibi olmaktansa, Üstad Hazretleri gibi gelip, bu ülkede keşke 30 yıl haksız yere yargılansa idi ve haklı olduğu mücadelesini, sırtını Amerika’ya ve İsrail’e dayamadan, yapabilseydi. Hiç kimse de bir terör örgütü kurucusu bir Paralelci olarak itham edemeyecekti. İnsanları bozuk para gibi harcayıp, onları Devlet’e karşı kışkırtmak ve inatla hatasına devam etmek, hem etrafındakileri, hem kendini, ABD’ye esir etmeyecekti.

Dünya çapındaki bu okulların açılması, Devlet, millet, işbirliği ile hizmeti bütünleştirerek yapılsaydı, bu yapılanın belki yüz katı yapılabilirdi. Keşke ABD, İSRAİL ve papazlarla dayanışma içinde yapmaya kalkışılmasaydı. 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23