‘Evet’le Türkiye kazanır!
Moskova’daki kritik zirve dönüşü uçakta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, referanduma ilişkin, “Türkiye’de 1950’den bu yana 40-50 tane hükümet kurulmuş. Kasaların fırlatıldığı, maaşların verilemediği o dönemler tekrar yaşanmamalı. Artık zaman kaybı son bulmalı. Ben ‘evet!’ çıkacağına, Türkiye’nin kazanacağına inanıyorum. Aksi takdirde ülke kaybeder” dedi.
KADİR DEMİREL / Moskova-İstanbul - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moskova dönüşünün ardından uçakta gazetecilerin gündeme dair sorularını cevaplandırdı. Türkiye ve dünya gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi’nden Türkiye’nin Suriye politikasına, Rusya ve Türkiye arasında anlaşması sağlanan Türk Akımı projesinden, Batı ülkelerinde yükselen faşizme kadar birçok konuyla ilgili net mesajlar verdi. İşte Erdoğan’ın, gazetecilerin gündeme dair sorularına verdiği cevaplar...
MUHALEFETE ENGELLEME YOK
- Muhalefet kanadından, referandum kampanyasında toplantılarının engellendiği ve ertelendiğine dair eleştiriler yükseliyor?
Kimin nesi engellenmiş?
- Mesela Akşener’in toplantısı...
Onu engelleme diye nitelemek doğru olmaz. O kendi içlerindeki sıkıntının neticesidir. Bunu kalkıp da yönetime mal etmenin anlamı yoktur. Kendi içlerindeki bir problem. Henüz o problemi bitirebilmiş değiller. Bunun MHP’nin üst yönetimiyle de alakası yok.
- ‘Hayır’ diyenlere baskı yapıldığı, müdahale edildiği iddiaları var...
Nerde olmuş bunu bilelim, biz de onlara müdahale edelim.
‘EVET’ OYLARI TIRMANIŞTA
- “Hayır cephesi” her geçen gün daha yüksek oranlar veriyor kendileriyle ilgili. Sizin elinizdeki son rakamlar ne gösteriyor?
Anketlerle alakalı olarak, şu anda sonuçlar henüz çok sağlıklı olmamakla birlikte, evet oylarının tırmanışta olduğunu söyleyebilirim. Meydanlar artış olduğunu gösteriyor. Konu anlaşıldıkça, daha da artış olacak. Ben meydanların dilini çok önemserim. Meydanları görünce, tırmanışın devam ettiğini görüyorum. Meydanlarda daha çok kalacağız. Devlet Bahçeli ilk etapta 9 ilde miting yapacak. Onların da çalışmaları var. Evet oyu vereceklerine dair BBP de açıklamasını yaptı.
HAYIR DİYEN KANDİL’İ SEVİNDİRİR
Biz bütün darbeleri parlamenter sistemde yaşadık. Dünyanın en gelişmiş ülkelerine baktığımız zaman, ağırlıklı olarak başkanlık sistemiyle yönetildiklerini görüyoruz. Kimlerin ‘hayır’ dediğine de bakmak lazım. Kim diyor? Kandil, ‘hayır’ diyor; bölücü terör örgütünün başındakiler ‘hayır’ diyor. Ona destek verenlerin kimler olduğu da belli. Kişi sevdikleriyle beraberdir. Kandil’dekileri seviyorsan onlarla berabersin. Onların bu ülkeye kazandırdığı bir şey var mı? Yok. Düşünün Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yapıyoruz adamlar onu dinamitlemek için gidiyorlar. Nereden, denizden... Biz bu köprüyü yaptık bitirdik. Osman Gazi öyle, Avrasya öyle, Marmaray öyle, 18 Mart’ın temelini atacağız. Bunlar bizim dünyada marka yatırımlarımız. Ekonomisi battı, bitti denilen bir ülkede cebimizden para harcamadan yaptırıyoruz bunu, bu kadar hızlı yürütüyoruz. Ben, tırmanışta olan evet’lerin bu milletin yüzünü güldüreceğini inanıyorum.
- 15 Temmuz’la ilgili yargı süreci acaba ağır mı işliyor?
İddianameler hazırlandı, yargı süreci devam ediyor. Yargı gerekeni yapacaktır. Ama öteden beri biz ne diyoruz? Gecikmiş adalet adalet değildir...
- Muhalefet ‘Hayır kazanırsa, Türkiye’de bir şey değişmeyecek. Evet çıkarsa kaos çıkar’ diyor. Hayır çıkarsa ne olur? Türkiye ne kaybeder?
eski türkiye artık olmayacak
Ben, Evet çıkacağına; Türkiye’nin kazanacağına inanıyorum. Aksi taktirde Türkiye kaybeder. Olay bu kadar basit. Kasaların fırlatıldığı, memurların işçilerin maaşlarını alamadığı o dönemler tekrar yaşanmamalı. Artık zaman kaybı son bulmalı. Gensoru ile uğraş, güvenoyu ile uğraş. Türkiye’de 50’den bu yana 40-50 tane hükümet kurulmuş. Böyle bir ülke olur mu? İngiltere’de, Fransa’da böyle bir şey yok.
- Bazı çevrelerde referandumun iptal edileceği konuşuluyor…
Kim söylüyor bunu? O tür bir düşünce, aklımızın ne yakınından geçmiştir, ne de uzağından!
- Referandumun ardından seçim olacak mı?
Erken seçim faturadır, niye millete bunu kestirelim. İstikrar ve güvenden kopmayacağız. Bunu kaybettiğimiz zaman ülke kaybeder.
TÜRKİYE GÜVENLİ BİR LİMAN
- Bir de, Avrupa’nın Türkiye’ye karşı iyice tırmandırdığı kampanyasının perde arkasında ne var?
Türkiye’nin son dönemde ayağa kalkışı, yükselişi, ekonomik güç depolaması oralarda bazılarını rahatsız ediyor. ‘Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla vuruyoruz olmuyor, bunlara kredi açmayın diyoruz olmuyor’ diyenler var. Ne yaparlarsa yapsınlar, bakıyorlar kapı bir yerden açılıyor. Tüm bunlar şunu gösteriyor: Türkiye güvenli bir liman. Ama hâlâ bunu anlayamayanlar var.
413 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLDİ
- İstihdam seferberliğini TOBB nezdinde başlatmıştınız. İlk etapta iyi yönetildi. Şu an son durumu nasıl?
Ben bunların takibini valilere verdim. Valilerden ay sonu itibarıyla rakamları isteyeceğim. Neticeyi getirin bakalım diyeceğim.
- İlan edecek misiniz?
Tabii. Ciddi bir ekonomik savaş var. 1-6 mart tarihleri arasında 413 bin 444 artı istihdam sağlanmış. 1.5 milyonu yakalayalım. Hele hele şimdi bir de mevsimlik geliyor.
OBAMA SÖZÜNÜ TUTMADI
- Dış politikaya dönersek, Putin ile Suriye konusunda ne konuştunuz?
NATO’da müttefiklerimiz olan ülkelerin silahlarını maalesef teröristlerin ellerinde gördük. Bu durumda tabii ki tedbirlerimizi alacağız. NATO üyesi olmakta birlikte, Rusya ile de belirli çalışmalarımız olabilir. Putin, Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını her düzeyde dile getiriyor.
- Münbiç’teki manzara sizin koyduğunuz prensiplerle de çok örtüşmüyor gibi? ABD ve Rusya YPG’yi destekliyor görüntüsü var?
Şu anda zaten Münbiç’te bizim aldığımız bazı köyler var. Rejim ve Rusya’nın müşterek aldığı bazı köyler var. Oranın halkı merkeze yavaş yavaş yerleşmeye başladı. Obama, YPG ile ilgili sözünü tutmadı. Bu iş koalisyon güçleriyle yürütülürse Münbiç, DEAŞ’tan ve YPG’den temizlenir düşüncesindeyim.
Putin YPG’ye sıcak bakmıyor
- ABD’den sonra Rus askerlerinin de YPG armalarını taşıdıkları ortaya çıktı. Rusya buna ne diyor?
Bize söyledikleri şey şu: ‘Silahlı terör örgütlerinin yanında size karşı yer almayız.’ Ayrıca Çeçen askerlerinden oluşan iki taburu Suriyelilerin yanında yer almak üzere oraya gönderdiklerini de anlattılar. ‘Suriye halkının Müslüman olmayanlara tavrı farklı olabilir. Onun için Çeçenleri oraya gönderdik’ dediler. Bu taburların biri Halep’te. Nitekim Halep’teki tahliye işleminde onlardan istifade ettiklerini aktardılar. Diğer tabur ise Şam civarında. ‘Bu taburlar daha ziyade oradaki Sünnilerin korunması ve güvenliğin sağlanması amacıyla gönderildi’ dediler. Putin, YPG’ye sıcak bakmadığını da söyledi. Hatta Suriye’de öyle ayrı bir devlet kurulmasını kesinlikle tasvip etmediğini söyledi. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini ifade etti. ‘Sizinle aynı düşüncedeyiz’ dedi bana.
