• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Erken tanı ve sağlıklı yaşam uyarısı! 'Tip 2 diyabetin yüzde 80’i önlenebilir'

Yeniakit Publisher
DHA Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Erken tanı ve sağlıklı yaşam uyarısı! 'Tip 2 diyabetin yüzde 80’i önlenebilir'

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Engin Gök, Türkiye’de erişkin nüfusta görülme sıklığı yüzde 16,6’ya ulaşan diyabette erken tanının ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını belirterek, “Risk grubundaki kişilerin düzenli taramadan geçirilmesiyle Tip 2 diyabet vakalarının yaklaşık yüzde 80’i önlenebilir” ifadesini kullandı.

Memorial Ankara Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Deniz Engin Gök, diyabetin belirtileri, risk faktörleri ve yaz aylarında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Dr. Gök, “Diyabet, pankreasın yeterli insülin üretememesi veya üretilen insülinin etkili kullanılamaması sonucu gelişen, kan şekeri yüksekliğiyle seyreden kronik bir hastalıktır. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre erişkin nüfusta görülme sıklığı yüzde 16,6’ya kadar ulaşmaktadır. Hareketsiz yaşam, obezite, sağlıksız beslenme, ileri yaş, aile öyküsü, yüksek tansiyon, kan yağlarının yüksekliği, gebelik diyabeti öyküsü ve polikistik over sendromu Tip 2 diyabet gelişimi açısından önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır. Diyabetin dört farklı tipi bulunmaktadır. Tüm diyabet olgularının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan Tip 2 diyabet en sık görülen türdür. Tip 1 diyabet ise bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırması sonucu gelişir ve yaşam boyu insülin tedavisi gerektirir. Gebelik sırasında ortaya çıkan gestasyonel diyabet ise, doğumdan sonra çoğunlukla düzelmekle birlikte ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet riskini artırmaktadır” diye konuştu.


 

‘BU BELİRTİLER DİYABETİN HABERCİSİ OLABİLİR’

Diyabetin bazı önemli belirtilerle kendini gösterebildiğini söyleyen Dr. Gök, “Aşırı susama, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, özellikle gece idrara kalkma, halsizlik, çabuk yorulma, çok yemek yeme veya iştahsızlık, açıklanamayan kilo kaybı, bulanık görme, el ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma, yaraların geç iyileşmesi, tekrarlayan enfeksiyonlar, genital mantar enfeksiyonları. Diyabetin en sık görülen belirtileri arasında yer almaktadır. Diyabet tanısı açlık ve tokluk kan şekeri ölçümleri ile gerekli görülen durumlarda uygulanan oral glukoz tolerans testi (şeker yükleme testi) ile konulabilmektedir. Özellikle diyabet açısından risk taşıyan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi büyük önem taşımaktadır. Diyabet tedavisinde kişiye özel tıbbi beslenme planı, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü, kan şekeri takibi ile ağızdan kullanılan ilaçlar veya insülin tedavisi birlikte planlanmaktadır. Tedavinin temel amacı kan şekerini hedef aralıkta tutarak hem ani kan şekeri değişimlerini hem de uzun dönemde gelişebilecek organ hasarlarını önlemektir” dedi.


 

KONTROL EDİLMEYEN DİYABET CİDDİ ORGAN HASARLARINA YOL AÇABİLİYOR

Dr. Gök, kontrol edilemeyen diyabetin ciddi organ hasarına yol açabileceğini belirterek, “Uzun süre kontrol altında tutulmayan diyabet, kalp ve damar hastalıkları, inme, böbrek yetmezliği, göz damarlarında hasar, görme kaybı, sinir hasarı ve diyabetik ayak yaraları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bu nedenle düzenli hekim kontrolü ve kan şekeri takibi büyük önem taşımaktadır. Yaz aylarında artan sıcaklık ve terlemeye bağlı sıvı-elektrolit kaybı diyabet hastalarında kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Diyabetli bireyler böbreklerin de etkilenebilmesi nedeniyle sağlıklı kişilere göre sıvı kaybından daha fazla etkilenebilir. Bu nedenle hekim tarafından sıvı kısıtlaması önerilmediği sürece yeterli miktarda su tüketilmeli, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmamalı ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Yaz tatiliyle birlikte değişen beslenme düzeni ve öğün atlanması kan şekeri kontrolünü olumsuz etkileyebilir. Öğünlerin düzenli tüketilmesi, kızartma ve yağlı besinlerden kaçınılması, taze sebze ağırlıklı beslenilmesi önerilmektedir. Yaz meyveleri ve dondurma ise tamamen yasak değildir; ancak porsiyon kontrolü sağlanarak tüketilmelidir. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve dengeli beslenme, ideal kilonun korunması, yeterli uyku, stres yönetimi ve düzenli sağlık kontrolleri diyabetten korunmanın temelini oluşturmaktadır. Erken belirtilerin fark edilmesi ve risk grubundaki kişilerin düzenli taramadan geçmesi ile Tip 2 diyabetin yaklaşık yüzde 80’i önlenebilmektedir” ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ali

bizim üniversitelerin ilgililerin toplum şeker gibi olmuş sevinirler yeterki diyabet çoğalsın kendilerine hasta lazım ve zaten çare üretmezler YABANCILAR tedavi ve ilaç üretir bizimkilere kakalamak düşer lüks yaşamaları için -- görmedim duymadım bilmiyom
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23