• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"Ergenlik durdurucu tedavi" Avukat Yaşar Baş Prof. Yüksel'in işlediği suçu anlattı!

Yeniakit Publisher
2023-08-15 20:57:00 - 2023-08-15 22:14:47
"Ergenlik durdurucu tedavi" Avukat Yaşar Baş Prof. Yüksel'in işlediği suçu anlattı!

İstanbul Üniversitesi akademik kadrosundayken onlarca gence ergenlik durdurucu tedaviler uygulattığı ve cinsiyet değiştirme ameliyatlarına öncülük ettiği iddia edilen LGBT aktivisti Prof. Dr. Şahika Yüksel’in, sürece dair itiraf niteliğinde yaptığı konuşması da sosyal medyada gündem oldu.

Yüksel, tepkilere sebep olan videoda, "18 yaşından küçüklere cinsiyet baskılayıcı hormonlar kullanılabilir" dedi.

Hukukçular Birliği Vakfı Genel Başkanı Avukat Yaşar Baş, Yüksel'in açıklamalarını ve skandal iddiayı değerlendirdi.

"Küçük çocukların ergenlik önleyici ilaçlarla cinsiyet gelişimine müdahale edilmesi elbette çok önemli ve üzerinde dikkatle durularak soruşturulması gereken bir olaydır" diyen Yüksel, "Olayın hukuki yönü ile ilgili kısa bir bilgi paylaşımı yapacağım." dedi ve şunları söyledi:

'Ağırlaştırılmış kasten yaralama suçudur'

Olayın tıbbi, ahlaki, sosyal, dini boyutları ile ilgili de gerekenler yapılmalı ve toplum bilgilendirilmelidir.

Hiç tartışmasız bir şekilde hukuka aykırı şekilde cinsiyet değiştirme ameliyatı yapılması suçtur

Bu eylem bence silahla ve organlardan bazılarının sürekli şekilde fonksiyon kaybetmesi sonucu doğuran nitelikli (ağırlaştırılmış) kasten yaralama suçudur

"Bilinen ve kabul edilmiş tıbbi yöntemlerden farklı bir tıbbı uygulamanın insan üzerinde gerçekleştirilmesinin adı insan üzerinde deneydir." değerlendirmesinde bulunan Yaşar Baş, sözlerine şöyle devam etti:

Belirli koşullarda bilinen ve kabul edilen tıbbi yaklaşımdan farklı tıbbi uygulamaların yapılması mümkündür. Tıp biliminin gelişmesi için kapının açılması için belli biçimsel ve bilimsel kriterlerin sağlanmış olması gerekir..

Bu anlamda etik kurul kararı, insan üzerinde deney yapılmasının biçimsel ön koşuludur…

Ancak biçimsel ön koşul olan etik kurul kararının insan üzerindeki deneyi hukuka uygun hale getirebilmesi için, bilimsel kriterlere uygun olması gerekir..

Eğer etik kurul kararı bilimsel kriterlere uygun değilse; insan üzerinde deneyi hukuka uygun hale getirmeyeceği gibi, etik kurul üyelerini de suç ortağı yapar…

Eğer bu hukuka aykırı davranışlar, örgütlü ve sistematik bir şekilde yapılmış ise, ayrıca bir çıkar amaçlı suç örgütünün veya tamamen toplumu ifşad amacına dönük bir örgütlü eylem varsa, bir terör örgütüne dönüşme ihtimali de mümkündür…

Öğretim elemanları, yaptıkları bu çalışmayı usulüne uygun olarak görev yaptıkları kuruma bildirmişler ise, bu takdirde görev yaptıkları kurumun yöneticileri de eylemlerinin niteliğine göre bu eyleme iştirak veya yardımdan cezalandırılmaları gerekir…
Bu olaylara hiç iştirak etmediği halde, suçun işlenmesi esnasında durumu öğrendiği halde sessiz kalanların da suçu bildirmeme suçundan cezalandırılması gerekir.

Suçun bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair bir tespit yapılmadığı takdirde, 2547 satışı kanunun 53. Maddesi gereğince bu suçlardan soruşturma Yapılması, suça iştirak eden en üst düzeydeki yöneticinin tabi olduğu usule göre, yargılanmaları konusunda verilecek idari karara bağlıdır

Konunun bir de disiplin boyutu var.. Disiplin kurallarına göre bence eylem hiç tartışmasız bir şekilde 2547 satılı kanunun 53/5-c maddesinde yer alan "Kamu hizmeti ve öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici  hareketlerde bulunmak" suçudur. Cezası da kamu görevinden çıkarma cezalıdır

Disiplin soruşturması devam ederken 2547 Sayılı Kanun’un 53/B maddesine göre hakkında soruşturma açılanlar görevlerinden uzaklaştırılabilirler.

Disiplin soruşturmasında önemli hususlardan biri de zamanaşımı konusudur. 2547 Sayılı yasanın 53/C maddesine göre;
olayın öğrenildiği tarihten itibaren üniversite öğretim mesleğinden veya kamu görevinden çıkarma cezası gerektiren fiillerde en geç 6 ay içinde soruşturmaya başlanması ve en geç eylemin meydana geldiği tarihten itibaren 6 yıl içinde soruşturmanın bitirilmesi gerekir. Diğer disiplin cezalarını gerektiren suçlarda, suçun öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlanması ve en geç eylemin meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıl içinde soruşturmanın bitirilmesi gerekir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

xxxxx

idam idam şart

...

ağırlaştırılmış müebbet verin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23