Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimin 14 Mayıs'ta yapılacağını açıkladı. CHP'nin tek başına iktidarının bittiği ve Adnan Mederes'in başbakan olduğu tarih olan 14 Mayıs'ta, kendi ideolojisinin iktidardan düşmesini hatırlayan Fatih Altaylı, Erdoğan'ın açıklamasından rahatsız oldu.
14 Mayıs 1950'de CHP'nin tek parti zulmü son buldu, Adnan Menderes ve yönetimi göreve geldi. Fatih Altaylı'nın savunduğu CHP zihniyeti, o tarihten bu yana tek başına iktidar olamadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yaptığı açıklamada, seçimin 14 Mayıs'ta olacağını söyledi. Fatih Altaylı, kendi partisinin iktidardan düştüğü tarihten rahatsız oldu.
Altaylı'nın Habertürk'teki yazısının ilgili bölümü:
Erken seçimin tarihi açıklandı en sonunda.
Benim burada daha önce yazdığım gerekçe ile daha önce yazdığım tarihte yapılacak.
14 Mayıs 2023 günü.
İktidar, seçim tarihine kendince romantik bir gerekçe bulmuş.
73 sene geriye gitmiş, Demokrat Parti’ye ve tek parti iktidarının sona ermesine bağlamış.
Güldüm.
73 sene.
Benim ilk oy kullandığım günden 73 sene geriye gidince Abdülhamit’e varıyordu zaman.
Eğer o gün benim oyuma talip olan bir parti “Bak işte bu Abdülhamit’e yapılan darbenin yıldönümüdür” falan deseydi epey gülerdim, “Amca sen ne diyorsun. O tarihte daha benim babam doğmamıştı” diye.
Bugünkü gençler için de durum o.
O tarihte babaları daha doğmamıştı.
Dedeleri belki doğmuştu.
Tabii komiklik burada sona erse iyi.
21 senelik bir iktidar partisi, 21 senedir ülkeyi yöneten bir iktidarın “Yeter” diye haykırması da eğlenceli bir durumdu.
Neye yeter, kime yeter diyorlardı?
Kendilerine mi!
Yeten neydi, 21 yıllık tek başına iktidar mı!
Daha da uzun süren muhalefet mi!
Yoksa MHP ile sürdürdükleri koalisyona mı yeter diyorlardı?
Bunu dahi anlamak zorken…
“Yeter” demeleri yetmezmiş gibi bir de “Söz milletin” diye ekliyorlardı.
Karşılarındaki ittifakın adını sanki hiç duymamış, muhalefetin kendine “Millet İttifakı” adını verdiğini bilmiyormuşçasına.
Tüm bunlara kim karar verdi, bu sloganı, bu romantik gerekçeleri kim buldu bilmiyorum.
Ama rahmetli Erol Olçok’un yokluğunun hissedildiğini çok iyi anlıyorum.
Eğer hayatta olsa idi, böyle bir kampanya fikri ile geleni muhtemelen odasından kovardı.
Siyaset
Bakan Süleyman Soylu'dan "14 Mayıs" paylaşımı