‘İşçi’, ‘emek’, ‘hak’ gibi söylemlerle seçmenin gözünü boyayan ve ele geçirdiği İBB’de 4.5 yılda 23 bin 298 personeli haksız yere işten atan CHP’li Ekrem İmamoğlu, çalıştırdığı işçilerin hakkını vermek yerine, sendika ağalarıyla gece yarısı buluşup, işçisini sattı. Kapalı kapılar arkasındaki kirli pazarlığa isyan eden işçiler, sendika binasını bastı.
HABER MERKEZİ
Konu işçi ve emekten açıldığında mangalda kül bırakmayan, iktidarın asgari ücrete, memur ve emekli maaşlarına yaptığı yüksek zamları beğenmeyen CHP’nin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bir kez daha işçinin emeğini gasp etti. 2020 yılından beri toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşmayan İmamoğlu yönetimi, 30 yıl sonra grev kararı alan işçilerin girişimini engellemek için sendika ağaları ile kapalı kapılar ardında gece yarısı uzlaşırken, hakları gasp edilen işçiler, İBB’ye teslim olan Belediye İş Sendikası’nın binasını bastı. İBB ve iştirak şirketi çalışanları, İBB yönetimi ve sendika temsilcileri arasında gece yarısı imzalanan toplu iş sözleşmesine itiraz ederek Belediye-İş Sendikası önünde eylem yaptı. Fatih’teki Belediye-İş Sendikası İstanbul Şubesi yerleşkesi önünde gerçekleştirilen protesto eylemine, çok sayıda İBB, İSTON A.Ş. ve İSBAK A.Ş. çalışanı katıldı. Sendika binasının penceresine İSTON bayrakları asan kalabalık, ıslıklar eşliğinde slogan attı.
“3.5 yıllık dâvâ bir gecede satıldı”
Grup adına gazetecilere açıklama yapan belediye işçisi İbrahim Dalkılıç, haklı olarak toplandıklarını belirterek, grev haklarının kısıtlandığını savundu. Sendika önünde toplanan işçilerin hizmet alanında çalıştıklarını ve maaş oranlarının çok düşük olduğunu vurgulayan Dalkılıç, şöyle devam etti: “Talebimiz insanca maaş alıp, insanca hizmetimize devam etmek. 3.5 yıldır devam eden davayı bir gecede masada sattılar. Grev yapmamız gereken günün gecesinde bizi masada sattılar. Kimseye haber vermediler. ‘Arkadaşlar, fiyat budur, kabul ediyor musunuz, greve mi gitmek istiyorsunuz?’ demeleri gerekirken ‘Biz yaptık oldu. Fiyat bu, işinize geliyorsa’ dediler. Yani grev hakkımızı bile kısıtladılar. İnsanların da sabrı taştı.”
“Güvenimizi kaybetti”
İşçilerden Serdar Kırçak ise süreçte kendilerine verilen söz ve garantilerin yerine getirilmediğini ifade ederek, “Bir gecede genel başkanın buraya gelip imza atmasıyla, sendika buradaki insanların tamamının güvenini kaybetmiştir” dedi. Kendilerine söz verenlerin bugün dışarıya çıkıp yüzlerine bakamadığını söyleyen Kırçak, imzalanan toplu sözleşmenin iptal edilip yeni sözleşme yapılmasını talep ettiklerini kaydetti. Protestocu grup, sendika yetkilileriyle görüşene kadar eylemlerini devam ettireceklerini bildirdi. Çevik Kuvvet ekipleri, sendika binasının bulunduğu sokakta güvenlik önlemi aldı.
“Ekrem arka kapı siyasetçisi”
Kirli pazarlığı Akit’e değerlendiren İBB AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz ise şunları dile getirdi: “İmamoğlu başından beri arka kapı siyaseti yürütüyor. Seçim sürecinde şeffaflığa çok fazla vurgu yapan bir belediye başkanı olsa da hem kendi siyasetinde hem İstanbul’u ilgilendiren konularda hatta uluslararası ilişkilerde bile sürekli kapalı siyaseti seven bir tarzı var. İşte İstanbul Planlama Ajansı’ndan katılımcılarla beraber değişim sürecine ilişkin yapmış olduğu ve kamuoyuna sızan gizli toplantı videosunu biliyorsunuz. Orada da kapalı kapılar ardında mensubu bulunduğu partide değişimi örgütleyen bir girişimi vardı. Asıl siyasetini arka kapıda yapan, şeffaf bir yönetim sergileyemeyen bir belediye başkanıyla karşı karşıyayız. Haliyle bundan hem İstanbullular da mağdur oluyor hem de İBB’nin emekçileri mağdur oluyor. Kendi personeliyle, İBB ailesinin mensuplarıyla bir araya gelerek onların dertlerini dinlemesi gerekirken, emekçi bir siyasi anlayıştan geldiğini söyleyen birisinin sendikalar üzerinden böyle bir mühendislik çalışması yapması tabii çok ahlaki değil.
“CHP’li İBB iflas etmek üzere”
“Oturursunuz yapabileceğiniz imkânlar çerçevesinde şeffaf bir çalışma yaparsınız. Tabii bu tür yollara tevessül etmelerinin asıl sebebi, İBB’nin içine düştüğü ekonomik darboğaz aslında. Yani hızla iflasa sürüklenen bir İBB yönetiminden bahsediyoruz. İBB’nin bütün imkânları siyasi kariyer hesaplarına kullanıldığı için emekçiye verecek üç kuruşun hesabını, bu tür ahlaki olmayan yollarla kısmaya çalışan bir yönetim söz konusu. Yolun başında, ‘finansal kaynaklar bulacağız, İstanbul’u büyüteceğiz’, ‘borç almayacağız’, ‘borç almak ihanettir’ diyenlerin, bugün emekçiye verilecek üç kuruşluk katkı ve destek için çok da ahlaki olmayan ilişkilerle süreci yönettiğini görüyoruz. Bu durum, CHP’li İBB yönetiminin de ekonomik olarak gelmiş olduğu noktayı gösterme açısından da kıymetli diye düşünüyorum.”
Siyaset
Seçim korkusunun sardığı İmamoğlu'ndan Meral Akşener açıklaması!