• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dünyanın en pahalı pantolonu!

Yeniakit Publisher
2018-09-25 14:53:00 - 2018-09-25 14:58:58

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Dünyanın en pahalı pantolonu!

Yeni Akit yazarı Ali Osman Aydın, geçtiğimiz gün oğluna pantolon alamadığı için intihar ettiği iddia edilen ve Türkiye'nin gündemine oturan İsmail Devrim ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

Geçtiğimiz günlerde oğluna pantolon alamadığı için intihar ettiği iddia edilen İsmail Devrim'in ardından Yeni Akit yazarı Ali Osman Aydın, bugün bir yazı kaleme aldı. Aydın "Çocuğuna pantolon alamadı diye canına kıyan babaların yaşadığı bir memlekette, lisede okuyan çocuğuna spor araba alan babaların hikayeleri anlatılır televizyon kanallarında. Çocuklarının milyonluk şımarıklıklarını anlayışla karşılayan babalar, doğum günü için özel uçak kiralayan sevgililer, ayaklarına dünyalar serilen eşler ve onların küstah dünyaları işlenir dizilerde insanların gözüne sokar gibi...  " diye yazdı.

İŞTE O YAZI;

Gün geçmiyor ki içimizi paramparça eden bir haberle karşılaşmayalım. En son oğluna okul pantolonu alamadığı için kendi canına kıyan bir babanın dramını okuduk. Tanıdık bir dram. İçimiz yandı. Bir insanın, bir babanın düştüğü bu durum yutamadığımız bir lokma olup boğazımıza oturdu. O kahrolasıca pantolon hepimizin kabusu oldu.

****

Allah o ailenin geride kalan fertlerine sabırlar versin. Altında yatan o kopkoyu dramı görmeden sadece “intiharı” dillerine dolayarak bunda politik bir yön arayanlar, unutmayın ki insanız… Zaaflarla, hatalarla kaimiz. Ne zaman ne yaşayacağımız, başımıza nelerin geleceği, hayatın acımasız şartlarının bize neler icbar edeceği belli değil! Burun kıvırmak, kulp bulmak yerine, anlamaya çalışın. Bu insanın hakikatine daha yaraşır bir davranış çünkü.

****

Fakat en az bu elim intihar kadar içimizi acıtan başka şeylerde oldu bu arada. Mesela bazı devlet organları daha olay sıcakken baba hakkında “psikolojisi bozuk” dediler. Sanki geçirdiği trafik kazasından dolayı çalışamayan, kredi borcunu ödeyemeyen, oğlunun okul pantolonunu alamayan bir babanın psikolojisinin yerinden olması mümkünmüş gibi…

****

Tuzu kuru bazı medya organları ve vicdanlarını bir palto gibi askılığa asmış bazı yazarları tarafından bu tür konularla ilgili öyle bir kara propaganda yürütülüyor ki anlamlandırmak, insaniyetle tevil etmek mümkün değil. Onlara göre “hak” arayan fitneci oluyor, “hakkım” diyen bölücü oluyor, “hakkımız” diyen “it” oluyor…

****

Savaş bölgelerinde çekilmiş fotoğraflar hepimizin yüreğini yakar. Fakat o fotoğraflar içinde bazıları vardır ki sanki beynime ağır bir yumruk yemiş gibi hissederim gördüğümde. O fotoğraflar, savaşın orta yerinde bütün babalık iktidarı ellerinden alındığı için evlatlarını koruyamayan, doyuramayan babalar ve onların mahzun çocuklarına aittir. O fotoğraflar dizlerimin bağını çözer. O babalara, onların yüzlerine odaklanırım…Ve yanı başlarına sığınan çocuklarına… Babaların çaresiz çehreleri, içlerinde kanayan derin yarayı saklayan bir paravan gibidir sanki. Onlar yanı başlarındaki çocukların masum dünyalarının, kudretli krallarıdır. Her şeye hakim, her şeye gücü yetebilecek, her kötülüğü yenebilecek ve her zaman sofranın baş köşesinde ağırlanacak krallar… Oysa savaş, babaların krallıklarını yerle yeksan eder. Babaları varil bombalarından daha fazla yaralayan, evlatlarının gözünde o babalığa özgü, o çok tabii, o çok babacan gücü sergileyememektir. O güçten mahrum edilmektir. Çocuklar o kral babalarının bombalara gücü yetmediğini görünce, yaralanırlar. Onları dünyanın kötülüklerinden koruyan bir duvar çöker sanki. Bu yüzden babaların krallıklarını çiğneyenler, çocukların duvarlarını da yıkmış olurlar.

Ekonomik gücünü yitirmiş bir babanın oğlu karşısındaki düşüşünü kendi ölümüyle takas etmekten başka yol bulamayışına, dramatik bir olay gibi, daha insani yaklaşılması gereken bir durum gibi değil de, politik bir olay gibi yaklaşıyorsak, durup kendimizi, insanlığımızı bir sorgulayalım. Politikanın bizi birbirimize karşı ne denli körleştirdiğini anlayalım.

****

Cebinden çıkan 20 TL’ye rağmen, İsmail Devrim’in hazin ölümü arkasından “bozuk psikoloji” teşhisi koyanların, sol fraksiyonlar meseleye sahip çıkıyor diye dramı görmezden gelenlerin, “Okulun kıyafet uygulaması yokmuş” diyerek suçu babaya yıkmaya çalışanların hali, bir suç mahallini polisten önce temizleyerek ortada delil bırakmamaya çalışan kişinin haline benziyor. Bunu yapacağımıza, sefaletin girdabına kapılmış o babayı anlamaya çalışalım. Bir pantolona dünyanın en yüksek bedelini ödeyen o babayı… Yaptığını onaylayalım demiyorum, sadece hissettiklerini anlamaya çalışalım. Belki bu, kalbimizi yumuşatır.

Bir toplumu kenetleyen şeylerden biri de (...)

...YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN...

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23