Doğru bilinen yanlışlarla sağlığınızı riske atıyor olabilirsiniz!
Günümüzde sağlıklı yaşam ve beslenme konusuna olan ilgi giderek artarken, sosyal medya, popüler diyetler ve kulaktan dolma bilgiler birçok yanlış inanışı da beraberinde getiriyor.
Özellikle sağlıklı olduğu düşünülen bazı alışkanlıklar, bilinçsiz uygulandığında vücut üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, toplumda sık karşılaşılan beslenme efsanelerine dikkat çekerek, doğru bilgiye ulaşmanın önemini vurguluyor.
HER ‘DİYET’ ÜRÜNÜ SAĞLIKLI DEĞİLDİR
Düşük kalorili veya light ibaresi taşıyan ürünler genellikle sağlıklı olarak algılanır. Ancak bu ürünlerin bir kısmında şeker yerine farklı tatlandırıcılar veya katkı maddeleri kullanılabilir. Bu durum, ürünün kalorisini düşürse bile uzun vadede metabolik dengeyi olumsuz etkileyebilir. Aynı zamanda diyet etiketi, porsiyon kontrolünün göz ardı edilmesine de neden olabilir.
KARBONHİDRATLAR TAMAMEN ZARARLI DEĞİLDİR
Son yıllarda popüler hale gelen düşük karbonhidrat diyetleri, karbonhidratların tamamen zararlı olduğu algısını oluşturmuştur. Oysa ki tam tahıllar, sebzeler ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar; enerji üretimi, sindirim sağlığı ve beyin fonksiyonları için gereklidir. Önemli olan karbonhidratı tamamen kesmek değil, doğru kaynaktan ve dengeli miktarda tüketmektir.
AÇ KALMAK KİLO VERMEYİ HIZLANDIRMAZ
Uzun süre aç kalmak ya da öğün atlamak, kısa vadede kilo kaybı sağlıyor gibi görünse de metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu durum vücudun tasarruf moduna geçmesine yol açarak yağ yakımını zorlaştırır. Aynı zamanda kas kaybı, halsizlik ve kan şekeri dengesizlikleri gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
DETOKS VE DİYETLERE DİKKAT EDİLMELİ
Kısa sürede hızlı kilo kaybı vadeden detoks programları ve tek tip beslenme listeleri, sürdürülebilir değildir. Sağlıklı bir vücut zaten karaciğer ve böbrekler aracılığıyla kendi detoks mekanizmasına sahiptir. Bu nedenle dışarıdan yapılan detoks uygulamalarının çoğu bilimsel temele dayanmaz ve bazı durumlarda zararlı olabilir. Bununla birlikte, karaciğer ve böbreklerin kendi detoks mekanizmasına katkı sağlayacak beslenme tüyoları uzman eşliğinde kişiye ve hastalığa özgü bilimsel temellere dayanarak yapılmalıdır.
GLUTENSİZ VE ŞEKERSİZ ETİKETLER HERKES İÇİN GEREKLİ DEĞİLDİR
Glutensiz beslenme, çölyak hastalığı ve gluten hassasiyeti olan bireyler için gereklidir. Ancak bu durum sağlıklı bireylerin de gluteni tamamen hayatından çıkarması gerektiği anlamına gelmez. Benzer şekilde şekersiz ürünler de tamamen masum olmayabilir. İçerdiği alternatif tatlandırıcılar farklı sağlık etkileri yaratabilir.
‘PROTEİN TÜKETİMİ NE KADAR FAZLA OLURSA O KADAR İYİ’ ALGISI
Protein, kas sağlığı ve tokluk hissi açısından önemli olsa da gereğinden fazla tüketilmesi böbrekler üzerinde yük oluşturabilir. Özellikle kontrolsüz protein diyetleri, uzun vadede metabolik dengesizliklere yol açabilir. Dengeli bir beslenme planında tüm besin gruplarının yer alması gerekir.
SAĞLIKLI BESLENME TEK TİP DEĞİLDİR, KİŞİYE ÖZELDİR
Her bireyin yaşı, yaşam tarzı, metabolizma hızı ve sağlık durumu farklıdır. Bu nedenle tek tip diyet listeleri veya sosyal medyada önerilen beslenme programları herkes için uygun olmayabilir. Beslenme planı, bireyin ihtiyaçlarına göre düzenlenmeli ve sürdürülebilir olmalıdır.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Beslenme konusunda doğru bilinen yanlışlar, bireylerin sağlıklı yaşam hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabilir. Her popüler bilgi doğru olmayabilir ve her diyet herkese uygun değildir. Sağlıklı beslenme; yasaklardan çok dengeyi, kısıtlamalardan çok sürdürülebilirliği içerir. Bu nedenle bireylerin kulaktan dolma bilgiler yerine bilimsel ve kişiye özel yaklaşımları benimsemesi gerekmektedir.”