Diyanet bütçesi, Hak ve halk yolunda kullanılıyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
130 bin kişilik personeli ile ‘dev bir iyilik ordusu’ olan Diyanet, camilerde namaz kıldırmanın ve çocuklara din eğitimi vermenin yanısıra, afetlerde halkın yardımına koşuyor, salgında filyasyon ekibine katılıyor, 15 Temmuz’da olduğu gibi darbe gecelerinde ise cami minarelerinde yankılanan selalarla, karanlığı yırtıp atıyor...
YAVUZ SELİM İSTANBUL
Diyanet İşleri Başkanlığı’na devletin bütçesinden ayrılan payları sürekli diline dolayan zillet medyasının harcama kalemlerini gizleyip kirli algı oluşturması tepki topluyor. Diyanet, 130 bin kişiyle Türkiye’de hizmet veriyor. İmamlar ve müezzinler, camilerde beş vakit ezan okuyarak vatanımızın bağımsızlığını dünyaya ilan ediyor. Ölülerin cenaze namazını ve defnini, salgın olduğunda filyasyonu, toplumsal olay olduğunda devlet adına gerekli müdahaleleri hep diyanet personelleri gerçekleştiriyor. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasında gecenin karanlığını camilerde okunan selalarla yırtarak sabaha kadar vazife başında olan Diyanet’in kadrolu personelleri, her yıl düzenlenen kurslarla minik çocuklara dini eğitim veriyor.
Köy köy hizmet
Diyanet çatısı altında hem aylık Aile dergisi çıkarılıyor hem de Aile Rehberlik hizmetleri kapsamında yuvalardaki problemlere manevi pansumanlar uygulanıyor. Diyanet Vakfı’nın çalışanları ise ülkemizde ve uluslararası sahada yetime, yoksula, mağdura yardım üstüne yardım ulaştırıyor. Devletin Diyanet’e ayrılan bütçesinin her kuruşu köy köy, bucak bucak millete hayırlı hizmetler ulaştıran kadrolu çalışanların maaşı için harcanırken, din düşmanı Zillet medyası ise sanki bu paralar lüks yaşantıda çarçur ediliyormuş gibi sürekli manipülatif yayınlar yapıyor. Son olarak eğitim yatırımları için Diyanet İşleri Başkanlığı’na 66.1 milyon TL yatırım ödeneği öngörülmesi üzerinden karalama kampanyası başlatan Cumhuriyet, Birgün, Odatv, Bianet gibi fonlu medya kuruluşları Diyanet’i ve çalışanlarını alçakça hedefe koyuyor.
Asıl dertleri İslâm
Karalama kampanyasına tepki gösteren Din Bir Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, şunları dile getirdi: “Maaşlar hariç tutulursa, Diyanet’in bütçesi diğer kamu kurumlarının en azamisi olduğu görülür. Diyanet Vakfımız ise dünyadaki ihtiyaç sahiplerine ayni ve nakdi yardım ulaştırarak vakıf hizmetlerinde dünyada bir numaradır. Din hizmetleri ve insanlığa ulaşma noktasında layıkıyla vazifesini yerine getiren Diyanet’ten rahatsız olanlar, bu kurumun kendi kontrolünde olmamasından dolayı öfkeli. İstiyorlar ki, Diyanet 20 yıl öncesine kadar olduğu gibi sadece kendi istedikleri kadar dini anlatsın ve kabuğuna çekilsin. İnsanlığın uyanışına, gençliğin, ailelerin dini bütün hayat sürmesi için gayret sarf edilmesinden rahatsızlar. Çocuklara yönelik 4-6 yaş eğitimi verilmesinden rahatsızlar. İnsanımızın uyanışının önüne geçmek için bu iftiraları atıyorlar. Bunların derdi bütçe değil, din düşmanlığıdır.”
Kinlerini kusuyorlar
Adil Sen Genel Başkanı Ahmet Mehmetalioğlu da, şunları ifade etti: “Bu rakam 1.5 yıldan beri okulun bahçesinde kazık gibi dikilen hocaların eğitim vermediği Boğaziçi Üniversitesinin bütçesi kadar. Oysa ki Diyanet bünyesinde sadece Yaz Kur’an Kurslarında 4 milyon yavrumuz dinini öğrendi. Bütün bu gerçekler ortadayken İslam kelimesini duyunca tüyleri diken diken olan azgın azınlık, bu rakama bile itiraz edip bir bardak suda fırtına koparmanın peşindedir. Hedefleri her zaman olduğu gibi İslami eğitim ve öğretimin önüne baraj kurmak, Kur’an’a olan kinlerini kusmaktır. İslami olan her şeye saldırmayı görev edinen bu grubun açıklamalarını kınıyor, eğitim için ayrılan ödeneğin en az üç katına çıkarılması konusundaki talebimizin dikkate alınmasını istiyoruz.”
Diyanet resmi kuruluş
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi İslam Hukuku Profesörü Ekrem Buğra Ekinci de şunları söyledi: “Devletin bir kuruluşu varsa buna bütçeden elbette ki para ayrılır. Birisinin çıkıp ‘ben ateistim Diyanet’ten istifade etmiyorum’ derse biri de ‘ben de karayollarını kullanmıyorum’, ‘çocuğum yok okulu kullanmıyorum’ der. Modern devlette böyle bir şey söylenemez. Eskiden caminin giderleri, imam-müezzin harcamaları için vakıf gelirleri kullanılmıştır. Bu vakıflara Cumhuriyet döneminde el konulmuştur. Bu vakıf gelirleri toplanıyor ve imamlara maaş ödeniyordu. Diyanet’e aktarılan bütçenin yüzde 96’sı personel maaşı olarak harcanıyor. Bir teklifim var; personel maaşı olarak Diyanet’e bir kuruş bile bütçe ayırmasınlar. Fakat el konulan vakıf binalarını özerk bir müesseseye dönüştürsünler, Diyanet hizmetleri de oradan karşılansın.”