Dyslexia veya türkçe adı ile disleksi yazma ve okuma zorluğudur.
Arapça bir kelime “akıl”. Sözlük anlamları çok olmakla birlikte akıl kelimesi, “bağlamak”, “birbirine uygun iki nesne veya iki kavram arasında bağlantı kurmak” demektir.
“Zeki” kelimesi de Arapça; parlak ateş, parlaklık ve keskinlik anlamlarına gelmekte..
Aklı olmayana “din” teklif olunmaz.
Kişi ne denli zeki olursa olsun; sadece din değil her konuda teklife muhatap olan, kabul eden veya etmeyen; yani karar veren, tercih eden ve seçim yapan akıldır.
Çünkü “akıl”, irade sahibidir.
“Zeka”nın iradesi yoktur. Beş duyu kanalıyla, ayrıca sezgilerimiz ve hisler yoluyla insan şuuruna akan bilgileri algılar ve “akıl”a değerlendirmesi için servis eder.
ZEKA MOTOR İSE AKIL DİREKSİYONUDUR
İnsanı bir otomobil olarak düşünürsek; “zeka” onun motoru, “akıl” için ise direksiyonu denebilir. Motor çok güçlü olabilir, ama direksiyon iyi kullanılmıyorsa motorun gücü bir fayda sağlamaz. Kontrolsüz güçle giden araç her an kaza yapabilir. Sonuçta, akli muhakeme için bir ön faaliyet olan düşünme eylemi, zekanın varlığını gerektirmektedir. Fakat, her düşünen aklını kullanıyor demek değildir.
Gerçeği sanaldan, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, sağlamı çürükten “akıl” ayırır, tefrik eder; “zeka” değil!
Kişi çok zeki olmamasına rağmen selim bir akıl sahibi ise, nice zeka fışkıranlardan daha öne çıkar.
AKIL İLLA AKIL
“Selim akıl” derken de kişinin aklını hislerinin önünde tutulabildiği; sağlıklı muhakeme yapabilen aklını kastediyoruz.
Bunu başaran insanlar için hakikat tektir, değişmez. Aksi durumda insan sayısınca doğru ortaya çıkar. Onun için “aklın yolu birdir” denilmiştir.
Aklın sağlıklı kullanılamaması, nefsin ve hislerin onun önüne perde olmasından dolayıdır.. Bu, peşin hükümlülük, şartlanmışlık ve nefsanî, hissî tepkilere sebep olur; aklın önüne geçer.
Eğer aklınızın kullanımına sokamamış iseniz zekanızla övünmeniz boşuna!.
Akıllı olmak için zeka tabii bir ön şart iken, zeki olmak için akıl sahibi olmak gibi bir ön şart yoktur.
Zeki doğulur kuşkusuz ama; akıllı olunur!
Dikkat eksikliği
Öncelikle dikkat eksikliğinin tek bir durum olmadığını, hafiften ağıra doğru gidebildiğini bilmelisiniz. Hafif dikkat eksikliği olan çocukların, ders çalışma konusundaki isteksizlikleri yüzünden tembel damgası yediklerini, ağır olduğu durumlarda ise herkesin dikkat eksikliğini fark edebildiğini çünkü beş dakika bile dersin başında oturamadıklarını söylemek mümkün. Hafif düzeydeki dikkat eksikliğinde temel sorun, çocukların ailesi ile arasının kötü olması, ruhsuz ve tembel olarak nitelendirildikleri, çocuk ve gençlere kızıp onu cezalandırmaları, cep telefonu ve bilgisayarı elinden almaları olabilir.
İleri boyutlardaki dikkat eksikliği olan çocukta ders başında oturma inanılmaz bir sıkıntı haline gelmektedir. Bu çocuklar, sınavlarda basit hatalar yapmaları nedeniyle beklediklerinden düşük notlar almakta, evde ders çalışamamakta, ders lafı duydukları zaman canları sıkılmaktadır. Yoğun dikkat eksikliğinde iki temel sorun; hak ettikleri başarıyı yakalayamamaları ve çalıştıkları halde başaramadıkları için de kendilerine olan güvenlerinin azalıp kaybolmasıdır. Hekime götürmekte fayda vardır.