Din cahillerinin uyduruk fetvası: İslam'da dini nikâh yoktur!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
CHP'li Mahmut Tanal'dan sonra Milliyet yazarı Mehmet Tezkan da 'İslam'da dini nikâh yok' fetvası verdi. Peki gerçek olan ne? Din ya da dinlerde nikâh yok mudur?
Hristiyanların kilisede papaz huzurunda nikah kıydırmasına ses çıkarmayanlar, nedense başımıza müftü kesilip 'İslam'da dini nikâh yoktur' fetvası vermeye başladılar.
Bu tür müdahaleler her dönemde olmuş, halkının % 99'u müslüman olan Türkiye'de ne zaman yaşantımızı ilgilendiren bir konu gündeme gelse, özellikle belli çevreler çok da bilgi sahibi olmadıkları, ya da yanlış bildikleri dini konularda görüş bildirerek kafa karıştırmaya, fitne tohumları saçmaya başlamışlardır.
Dün başörtüsü, bugün dini nikâh. Başörtüsü Kur'an-ı Kerim Nur Suresi 31. ayette kesin olarak bizzat Allah tarafından emredilmişken, bu çevreler, kendilerine yakın ilahiyatçıları da kullanarak 'İslam'da başörtüsü yoktur' yaygarası koparmışlardır.
Kaldı ki halkımız bu konu meclis gündemine gelmeden önce de halkımızın çoğu hem resmi, hem de dini nikâh yaptırıyorlardı.
Peki bu çevreler neden rahatsız?
İşte Miiliyet yazarı Mehmet Tezkan'ın bugünkü yazısından bir bölüm:
Bu hamle din devletine gidişin altyapısı hazırlıkları gibi görünse de; değil..
Çünkü..
İslam dininde imam nikâhı da yok, dini nikâh da yok..
İkisi de uydurma..
Nikâh iki şahitle yapılan özel ve sivil sözleşme.. Osmanlı bu görevi cami hocalarına değil, kadılara vermiş..
Resmileştirmiş..
Peki, niye yapmaya çalışıyorlar?
***
Memlekette imam nikâhı diye bir yerleşmiş anlayış var.. Gelenekselleşmiş.. Resmi nikâh yaptıran imam nikâhı da yaptırıyor..
Bir nevi birlikte yolculuğa çıkışı duayla kutsamak gibi.. (Biz de yapmıştık.)
Muhafazakâr iktidar 2019 yarışına girerken muhafazakâr camiaya, bakın, yıllarca gayri resmi olan imam nikâhını resmi hale getirdik demek istiyor..
Artık camiye gidip veya evinize çağırıp imama nikâh kıydırırsınız yasası çıkararak puan toplamaya çalışıyor..
İslam’da yeri olmasa bile algı yaratmaya çalışıyor..
(Bu arada İslam’da yeri olmadığını bilen kaç kişi var?)
***
Nikâh bir akit, sözleşme ve anlaşmadır. Bunun için bazı şartları vardır. Bu şartlardan birisi yerine getirilmezse nikâh sahih olmaz.
1. Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması.
2. Tarafların irade beyanı. Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri.
3. Nikâhın duyurulması. Gizli bırakılmaması. Bu şart Maliki mezheplere göredir.
4. Kızın velisinin izninin olması. Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir.
5. Şahitlerin hazır olması. Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır. Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder.
Görüldüğü gibi şahitlerin bulunmadığı bir nikah geçerli değildir ve kişi şahit olmadan nikahını kıyamaz.
Nikâh, talâk diğer bir ifade ile evlilik ve boşanma dinî bir müessesedir; aynı zamanda ibadetler içinde değerlendirilir. Çünkü kaynağı Kur'ân ve hadistir. Bu hususta yüzlerce âyet-i kerime, binlerce hadis-i şerif vardır. Bu âyetler hem evlilik müessesesinin sınırlarını çizer, hem de sorumluluk ve mükellefiyetleri belirler. Bazı âyetlerde mesele bütün ayrıntılarıyla verilir. Hadisler ise evlilik ve aile müessesesinin bütün ayrıntılarını belirler, anlatır ve öğretir.
Nikâhın kendine göre şartları vardır. Bu da yukarıda izah edildi. Cumhuriyet devrine kadar "dini nikâh, resmi nikâh" diye bir ifade mevcut değildi. İslâm hukuku yürürlükten kaldırılıp yerine Batıdan adapte edilen "medenî" hukuk devreye girince ve nikâh akit işlemleri belediyelere verilince bu çeşit sorular gündeme geldi. Oysa Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi semavi kaynaklı dinlerde önceden olduğu gibi şimdi de nikâh merasimleri sinagog ve kiliselerde yapılır. Esasen İslâmda da böyledir.
Peygamberimizin (a.s.m.),
"Nikâhı duyurun ve onu camilerde yapın."
mealindeki hadis-i şerif bu prensibi hatırlatmaktadır. Bu işlem camilerden alınıp belediye nikâh salonlarına taşınınca, nikâhın "dinî" bir mahiyet taşıyıp taşımadığı akıllara gelmeye başladı.
Nikâh, evlilik bazı şartlar taşıdığından dolayı bu meseleyi bir bütün olarak âlimler ve din görevlileri bilmektedir. Ve öteden beri nikâh akdini âlimler ve imamlar yapmaktadır. Bunun için nikâhın halk dilindeki adı "imam nikâhı" şeklinde söylenir olmuştur.
Aslında bu işlem imamlık, hocalık işi değildir. Her Müslüman nasıl ibadetlerini önceden öğrenerek yapıyorsa, nikâhı ve nikâhın şartlarını ve sorumluluklarını araştırıp öğrendikten sonra bu hazırlığa girecek, şahitler huzurunda taraflar birbirlerini karı-koca kabul ederek nikâhlarını kıyacaklardır. Yani cemaatle namazda olduğu gibi, nikâhta mutlaka imam bulunacak diye bir şart yoktur. Şartları bellidir ve ona göre akit yapılır.
Sadece resmî nikâh yeterli midir? Sadece resmî nikâhı olanlar Allah katında evli sayılır mı?
Nikâh dinî bir müessesedir ve belli şartları vardır. Aynı şart ve esaslar resmî nikâhta, yani belediye memuru tarafından kıyılan nikâhta mevcutsa nikâh nikâhtır. Ancak şart ve esaslara dikkat edilmiyor, hattâ kaale alınmıyorsa mesele değişir, nikâha gölge düşebilir. Şöyle ki:
Resmî nikâhta evlenecek kişiler evlendiklerine dair ifadelerini açıkça belirtiyorlar. Ancak bu ifadelerin kesinlik bildirmesi gerekir. Başka türlü bir yoruma müsait olmamalıdır.
Bir diğer önemli nokta, şahitlerin Müslüman olması ve iki şahitten birisinin erkek olmasıdır. Oysa laik düzende şahidin T.C. vatandaşı olması kâfi geliyor.
Evlenecek taraflar süt kardeşi olmamalıdır. Oysa resmî nikâhta bu husus araştırılmadığı gibi, memur tarafından da sorulmuyor.
Müslüman bir hanım gayri müslim bir erkekle evlenemez. Halbuki yürürlükte olan mevzuatta bu meseleye dikkat edilmiyor, memur sormaya gerek duymadan nikâhı kıyıyor.
Bu mahzurlar söz konusu değilse, sadece resmî nikâhla da helâllik mümkün olur. Zaten nikâhın rüknü, iki şahit huzurunda tarafların birbirlerini karı-koca olarak kabul etmeleridir.
Ancak bütün bunlarla birlikte İslâmî ölçüler çerçevesinde nikâh akdini ihmal etmemeli, yaptırmalıdır.



