Dilipak'a skandal soruşturma! Adnan Oktar suç örgütü devrede

Yazarımız Abdurrahman Dilipak'a, Adnan Oktar şuç örgütü mensuplarının şikayetiyle uyuşturucu kullanımını övmekten skandal bir soruşturma açıldı.

13 Ekim 2018 Cumartesi 18:46
Dilipak'a skandal soruşturma! Adnan Oktar suç örgütü devrede

Usta yazar Abdurrahman Dilipak‘a, Adnan Oktarcıların şikayetiyle ”uyuşturucu kullanımını övmekten” soruşturma açıldı.

Habervakti.com Genel Koordinatörü Bülent Deniz’in hazırlayıp sunduğu, usta yazar Abdurrahman Dilipak’ın gündemi yorumladığı Akit TV’nin ses getiren programı Derin Gerçekler’de Şubat ayında yayınlanan bölümünde Endüstriyel Sanayi Kenevir ekiminin yasaklanmasını eleştiren ve kenevir gerçeklerini anlatan Dilipak’ı, Küçükçekmece Savcılığı ifadeye çağırdı.

Dilipak, soruşturmada savunma için süre istediğini, bir daha böyle soruşturmaların açılmaması için kapsamlı bir ifade hazırladığını söyledi.

Dilipak, ABD’nin kenevir ekimini yasaklayarak, ilaç sektöründe kullanılan kenevirden Türkiye’yi mahrum bıraktığını anlatmıştı. “Tütün, Hint kenevirinden biyolojik anlamda daha fazla bağımlılık yapıyor ve daha zararlı biliyor musunuz?.. Alkol de öyle” diyen Dilipak, “Sanayi türü Kenevirle sabun da üretebilirsiniz, şampuan da, deterjan da. Kenevirden üretilen bu ürünler ve kozmetikler tabiata zarar vermez ve suları kirletmezler. Keneviri biyoyakıt olarak da kullanabilirsiniz” ifadeleriyle kenevirin sanılanın aksine faydalı bir madde olduğunu söylemişti. Erdoğan’a da çağrı yapan Dilipak, “ABD’ye karşı alkoloid zaferini Erbakan kazandı. Kenevir savaşını da Erdoğan kazanabilir” ifadelerini kullanmıştı.

Benim yapacağım çalışma emsal oluştursun

Bu görüşlerini Derin Gerçekler’de de anlatan Dilipak’a Adnan Oktar suç örgütü mensupları suç duyurusunda bulundu. Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı olayla ilgili soruşturma başlatırken, Dilipak Odatv'ye şu açıklamalarda bulundu: “Bu konu hassas bir konu. Bir şey çıkmaz ondan ama kapsamlı bir ifade hazırlayacağım. Avukatım ‘gelmene gerek yok’ dedi ancak ben ‘gidip kendim ifade vermek istiyorum’ dedim. Bunun şunun için yapıyorum, olayı doğru anlatalım ki benzer şekilde yarın Anadolu’da bu işin farkında olmayan bir sürü insan var, savcı var, polis var. Benim yapacağım çalışma bir emsal oluştursun. Benzer sorunla karşılaşanlar da kullanabilsin. Bunun için mehir istedim, 10-15 gün çalışıp bir dosya oluşturacağım, savcılığa gidip ifade vereceğim. Benim katlanmak zorunda olduğum güçlükler bir başkası için baht kaynağı olsun.”

Dilipak'tan yeni açıklama

Dilipak Odatv'ye yaptığı açıklamanın ardından, yeni bir açıklama daha yaptı.

Dilipak'ın yeni açıklaması şöyle:

“Adnan hoca” grubundan hakkında tutuklama verilenler arasında bulunan Muammer Kolukısa’nın 11.02.2018 tarihinde BİMER’e başvuruda bulunarak, aynı gün Akit TV’de yayınlanan “Derin Gerçekler” isimli Tv programında konu edilen Hind Keneviri ile ilgili olarak konuyla ilgili değerlendirmelerimin “Uyuşturucuyu özendirici nitelikte” olduğu iddiası ile, konunun Savcılık ve RTÜK’e gönderilerek işlem yapılması talep edilmiştir.

BİMER tarafından 1800269243 başvuru sayılı belge, Adalet Bakanlığı tarafından Başbakan Yardımcılığına sevk edilmiş, oradan da Başbakan yardımsının “sevk”i ile, şikayet K.Çekmece Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ve Cumhuriyet Savcılığının, Bakanlık Muhabere bürosu tarafından 12.8.2018 tarihinde 8M. 2018/1363 sayılı yazı ile “gereği için” ilgili savcılığa sevkedilmiştir.

İlgili savcılık, rutin bir işlem olarak 2018 / 15921 sayı ile TCK 190/2 den “Basın yolu ile işlenen suçlar” şerhi ile soruşturma numarası verilmiş, konu hakkında avukatım Ali Pacci, yine rutin bir işlem olarak bilgilendirilmiş, “bu konuda bir beyanımız olup olmadığı” sorulmuştur.

Av. Pacci, kısa bir cevapla benim gitmeme bile gerek kalmadan bu işin sonuçlanabileceğini söyledi. Ancak ben, savcılığa giderek sözlü ve kapsamlı bir yazılı açıklama yapmak istediğimi, benim bu iddialara ilişkin ifademin, benzer suç duyuruları karşısında muhataplarının savunmalarına referans olacak şekilde kapsamlı bir mütala olmasını istediğimi söyledim. “Bunun içinse zamana ihtiyacım var” dedim. Bu konuda da “Asam Kendir Enstitüsü” Whatsapp grubuna bir mesaj yazarak hakkımda açılan soruşturma ile ilgili olarak, bu konuda efradına cami, ağyarına mani, yargıda suali mukadderlere cevap olacak mahiyette, ifademe eklemem gereken konularda, elinde bilgi ve belge olanların bana ulaştırmasını istedim. Bu konu ile ilgili Eski milletvekili Kendir Enstitüsünün kurucusu Prof. Dr. Yalçın Koçak ile de konuştum ve daha şimdiden bazı hukukçulardan yüzlerce sayfa bilgi gelmeye başladı.

Savcılığa gelen yazıya dayalı rutin bir işlemden yola çıkarak ve konuyla ilgili, istismara, yanlış anlamaya meydan vermemek, konuya doğru bir bakış açısı ile temel bir çerçeve oluşturmaya yönelik bir sorumluluk anlayışı ile bu işin hukuk zemininde bir belgeye dönüştürülmesinin önemli olacağını düşündüm.

Bu anlamda ilgili savcılığın hakkımdaki işlemi rutin, tabii ve hukuki bir işlemdir. Şikayetçi ise, kötü niyetli olduğunu kabul etsek bile, bu anlamda hayırlı bir işe vesile olabilir diye düşünüyorum. Bu konuda bu açıklamayı yaparken, yardımcı olmak ve destek vermek için arayan duyarlı yurttaşlara teşekkür ediyorum.

Dilipak neler söylemişti

İşte Habervakti.com Genel Koordinatörü Bülent Deniz’in hazırlayıp sunduğu, Dr. Yalçın Kocak ve usta yazar Abdurrahman Dilipak’ın gündemi yorumladığı Akit TV’nin ses getiren programı Derin Gerçekler’in Şubat ayında yayınlanan bölümünde ‘Hint Keneviri’ bu şekilde ele alındı:

İşte Dilipak’ın soruşturmaya neden olan ifadeleri:

“Esrar! Sırlar demek. Bana kalırsa esrar uyuşturucu kataloğunda yer almalı, tıpkı GAT gibi.. Bakın GAT esrardan daha hafif bir uyuşturucu. GAT kullanan biri bisiklete biner gider.. Ama GAT kontrolden çıkınca Yemen’i bitirdi. Uyuşturucu kullanımı bugün % 80’ler seviyesinde. İmam bile GAT kullanmaya başladı. GAT’tan esrara, esrardan eroine geçmek mümkün. Bu arada bunun tersi de mümkün. Bana kalırsa sigara/tütün, “ot” dedikleri enfiye, tütünün başka kullanım türevi olan nargile de aynı kategoride değerlendirilmeli.

Aslında şeker de zehir! En tatlı zehir şeker olmalı. Şeker sigaradan daha az zararlı değil!

Bu işin suyu çıktı. Tiner de uyuşturucu, bir takım solventler de. Bali denen yapıştırıcı buna basit bir örnek.

Endüstride hemen her sektörde solvent kullanılır. Solventler, içerdikleri kimyasal maddelerin özelliklerine göre “tehlikeli madde” ve kullanım sonucunda da “tehlikeli atık” olma özelliği gösterirler. Artık, kullanım şekline dayalı olarak ayrıca “Uyuşturucu madde” olarak da tanımlanması gerekir. Etkilenmesi açısından boya, vernik, cila imalatı, metal parlatma, mürekkep üretiminde bir tür çözücü, kimyasal maddeleri, tekstil, kırtasiye, printer boyaları, yapıştırıcıları, uhuları, balileri, veya pantolondaki çamuru, tavadaki yağı çözen; yani bunları oluşturan moleküller arasındaki bağları koparıp kendi moleküllerine tutturan sıvılar için kullanılan solvent dediğimiz şey de tahriş yapan, yanan, yakan bir madde olması yanında uyuşturucu etkisi gösteren bir kimyasal. Peki solventi yasaklamayı düşünüyor muyuz?

Yani, demem o ki, madem solventi yasaklamıyorsunuz, o zaman keneviri niye yasaklıyorsunuz.. Bıçağın da kötü kullanımı tehlikelidir. Ama bıçağı yasaklamıyoruz. Hint kenevirini niye yasaklıyoruz o zaman.

“Hint keneviri”ni de tıpkı afyon ekimi gibi kontrollü bir şekilde yapamaz mıyız?..

Kontrol dışı ekim ve kullanım mutlaka olacaktır. Ama hukuki yaptırım ve maliyet, kimyasal/sentetik uyuşturuculardan daha az ceza ve maliyetle bulunabilirse, en azından çocuklarımız için ölümcül, geri dönüşü ve telafisi çok daha zor bir beladan daha az bir riskle kurtulabiliriz.

TBMM’deki, İKTİDAR’daki kardeşlerimiz, NARKOTİK’çi kardeşlerimizin bu konuyu bu çerçevede yeniden düşünmesi gerekir.

Bu arada; esrarın biyolojik bağımlılıktan daha çok psikolojik bir bağımlılık yaptığını, bağımlılıktan kurtulmak konusunda, diğer eroin ve sentetik uyuşturuculara göre daha kolay olduğunu da hatırlatalım. Esrar kullanıcılarının çevresine karşı kriminal riski daha düşük olup, bütün zararı, daha çok kendisinedir.

Peki, bu Hint keneviri nedir? Bakın Hint keneviri, şeker hastalığının tedavisi için ilaçtır aynı zamanda. Göz tansiyonu, artrit, romatizma, kalp, epilepsi, astım, mide, uyku bozukluğu, psikolojik rahatsızlıklar, omurga rahatsızlıkları, şeker, kanser gibi 250 kadar hastalıkta Hint kenevirinin etken maddesi THC kullanılıyor. Kemoterapinin yan etkilerinden kurtulmak için de kenevir bir imkân sunuyor.

İşin içinde ilaç firmaları, gıda firmaları, enerji firmaları da var, yasak lobisi olarak. Rothschildler de var, Dupont da, Rockefeller de..

Tütün, Hint kenevirinden biyolojik anlamda daha fazla bağımlılık yapıyor ve daha zararlı biliyor musunuz?.. Alkol de öyle..

1 dönümlük kenevir tarlası, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir. Bir dönüm kenevirden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar. Düşünün, bir ağaç 20-50 yılda yetişirken kenevir dört ayda yetişir. Yılda 3 mahsul alabilirsiniz. Ağaç 3 kez kâğıda dönüştürülebilirken, kenevir 8 kez dönüştürülebiliyor.

Tohumunun besin değeri, insan ve büyükbaş, küçükbaş, kümes ve kanatlı hayvanlar için idealdir ve protein değeri ise çok yüksektir. İçindeki iki yağ asidi doğada başka hiçbir yerde yoktur ve kolesterol dostudur. Omega 3-6-9 yağlarını taşır.

Bakın, plastikten elde edilen ürünlerin tümü, daha sağlıkla ve kolaylıkla kenevirden üretilebilirler. Petrol türevlerin çevre ve sağlığa zararından da korunmuş oluruz.Kenevir plastiği çok kolayca doğaya dönüşebiliyor. Petro-kimya ürünü plastik ise doğada uzun süre kalıyor. Keneviri yapı izolasyonunda da kullanabilirsiniz, kompozit ürün olarak da, kenevir bazlı asfaltlar asırlarca bozulmadan kalabilirler. Binaların yalıtımında kullanıldığında son derece dayanıklı, ucuz, esnek ve zararsızdır. Boya ve vernik üretiminde olağanüstü ucuz ve verimlidir, dayanıklılık etkileri vardır.

Kenevirle sabun da üretebilirsiniz, şampuan da, deterjan da. Kenevirden üretilen bu ürünler ve kozmetikler tabiata zarar vermez ve suları kirletmezler.

Keneviri biyoyakıt olarak da kullanabilirsiniz.

Keneviri uyuşturucuya geçiş için kullananlarda olduğu gibi, eroin ve kokainden geri dönüş içi kullanmak da mümkün. Kimyasal uyuşturucu bağımlılarının geri dönüşü için de kenevir bir ara çözüm olabilir. Kenevirin AIDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi etkilerini azalttığı ve radyasyon temizlemede faydalı olduğu artık biliniyor.

Bakın, 250 endüstriyel ana maddeden üretilen 2500’e yakın nihai üründe, doğrudan ya da dolaylı olarak kenevir ürünlerinin kullanılması mümkün. Tekstilden gıdaya, ilaçtan kozmetiğe, petrokimya ürünlerinden inşaat sektörüne kadar, zırh üretiminden kompozit ürünlere kadar her yerde ve her alanda kenevir kullanmak mümkün.

ABD’ye karşı alkoloid zaferini Erbakan kazandı. Kenevir savaşını da Erdoğan kazanabilir. Bugün Afyon Bolvadin Alkoloid Fabrikası Türkiye’nin ilk en büyük 1000 firması içinde bulunuyor ve her yıl ülkemize, tarım sektörü üzerinden ve ilaç sektörü üzerinden yüz milyonlarca dolar kazandırıyor.

Bu arada, bize kenevir tarımını yasaklatan ABD’yi niye mahkemeye vermiyoruz. Yıllardır, on milyarlarca dolar kaybettik ve dışarıya fatura ödedik, çevreye zarar verdik. ABD’nin bunu tazmin etmesi gerekmez mi?!”

Haber Tarihi: 13 Ekim 2018 Cumartesi 18:46

YORUM YAZ

  • Ali OrçanAli Orçan3 gün önce
    Dualarımız senin için; Allah yar ve yardımcın olsun kardeşim.
  • uyan tcuyan tc3 gün önce
    doğru söyleyeni bu ülkede kırk değil kırk bin köyden kovarlar. dilipak yalakalık yapmadı ciddi bir gazetecidir. gerçekler birilerinin (yahudiler) canını fena acıttı adama dava açıyor şerefsiz vatan hainleri bunlar.
  • mücahidmücahid4 gün önce
    memleketimiz için ne faydalıysa onu yapalım.

Günün Karikatürü

17 Ekim 2018