Devlet, aile ve çocuk düşmanı uygulamaları durdurmak zorunda
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Dağılmış Aileler ve Çocuk Hakları Derneği Başkanı Erol Şahin, kısaca EYS olarak adlandırılan Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.
RESUL EKREM ŞAHAN
Genelde boşanma sürecinde veya boşanma sonrasında çocuğun bilinçli olarak diğer ebeveyn ve ailesine yabancılaştırılması olarak adlandırılan EYS’nin, yıllarca sürecek bir duygusal bir tahribata neden olduğunu söyleyen Şahin, “Travma sonrası stres sendromu tanısıyla halen ülkemizde tedaviye alınan yüzlerce ebeveyne yabancılaşmış çocuk var. Bu çocuklara uygulanan anti depresan ilaçlar bu çocukların duygu dünyalarını darmadağın ediyor. Gerçek teşhisin göz ardı edildiği için ebeveyni sağ iken ebeveynini kaybetmenin hüznünü yaşayan çocuklar, bir ömür boyu silinmesi zor yeni sorunlara itiliyor” dedi.
53 bin çocuk icralık!
Dünyaya çocuklara özel bir bayram armağan eden tek ülke Türkiye’de bugün 53 bin çocuğun icralık olduğuna da dikkati çeken Şahin, “İnsanlık adına utanç verici bir tablo bu. Cinayetlerin ve cinnetlerin engellenmesi için insani ve hukuki yasal düzenlemeler yapılmalı ve eğitim ile sosyal yetimlere ve ailelerine yapılan tahribatlara son verilmelidir. Çocuğa şiddetin önlenmesi ve bu duygusal istismarın cezalandırılması en az fiziksel ve cinsel istismar kadar önemlidir. Anneye babaya yapılan her tür şiddet, bizzat çocuğa yapılmış şiddettir. İşte tüm bu gerekçelerle aile hakları, mağdur hakları, adalet, aile ve insan hakları ile ilgili tüm kamu ve sivil toplum örgütlerinin, gazetecilerin, yazarların, üniversitelerin, önderlerin çalışma alanına girmektedir” ifadelerini kullandı.
Uzaklaşıyorlar
Şahin şöyle devam etti; “Dünyada eşi benzeri olmayan ve sadece Türkiye'de uygulanan; çocuk icrası, çocuğun icra dairesinde mal olarak görülmesi, nafaka hapsi, 6284, tek taraflı velayet ve genç akran evliliği yapanların tecavüzcülerle aynı kategoride değerlendirilmesi gibi uygulamalar, duygusal istismarlardır. Bu uygulamalardan mağdur olan ailelerin çocukları, ebeveynlerine ve ailelerine yabancılaşıyor. Çocuğun dedeleri, anneanne, babaanne, amca, hala, dayı, teyze ve kuzenleri gibi geniş aile üyeleri ile kaynaşması engellenmiş oluyor.”