HZ. ÖMER'İN YAZITI, ONUN YAZI BİLEN BİR SAHABİ OLDUĞUNU GÖSTERİYOR: Medine'de bulunan ve Hz. Ömer'in adını taşıyan yazıtın onun hayatına ilişkin yeni tarihsel bilgiler eklemediğini belirten Hamed, ancak yazıtın Hz. Ömer'in yazı yazabildiğini gösteren somut bir belge olduğunu söyledi. İslam öncesinde Arap toplumunda okuryazarlığın sınırlı olduğunu aktaran Hamed, Hz. Muhammed'in yazıyı teşvik etmesi ve Kur'an'ın yazıya geçirilmesini emretmesiyle yazı bilenlerin arttığını ifade etti. Hz. Ömer'in güzel yazıya önem verdiğini anlatan Hamed, erken dönem yazıtlarının sahabilerin yazı kültürü hakkında önemli bilgiler sunduğunu söyledi. Zeyd bin Sabit'e ait olduğu değerlendirilen yazıtın da büyük önem taşıdığını belirten Hamed, "Bu tür belgeler, ilk mushafların yazıldığı hat hakkında fikir vermektedir." dedi. Yazıtların ziyaret edilmesi konusunda değerlendirmelerde bulunan Hamed, İslam'da taşlardan veya tarihi eserlerden bereket umma anlayışının bulunmadığını söyledi. Bu tür ziyaretlerin kişiye tarih bilinci kazandırdığını belirten Hamed, "İnsan burada durmuş, bu yazıyı yazmış diye düşünmek manevi ve zihinsel bir etki oluşturabilir ancak bu dini bir kutsiyet anlamına gelmez." ifadelerini kullandı. İslam medeniyeti tarihi üzerine çalışan araştırmacılara çağrıda bulunan Hamed, erken dönem yazıtlarının büyük bir araştırma alanı sunduğunu belirtti. İslam tarihçisi Prof. Dr. Cevad Ali'nin geçmişte Arap Yarımadası'nın erken dönemlere ilişkin sessiz kaldığını söylediğini hatırlatan Hamed, bugün ise durumun değiştiğini ifade etti. "Eskiden kumların tarihi eserleri örttüğü söylenirdi. Bugün ise dağlar ve kayalar bize konuşuyor." diyen Hamed, yazıtların tarihçiler için önemli bir kaynak haline geldiğini vurguladı. Bu alanda çok sayıda akademik çalışmanın yapıldığını aktaran Hamed, kendi hazırladığı "Medine Çevresindeki Erken Dönem İslam Yazıtları" adlı eserinde yaklaşık 150 yazıtı incelediğini belirtti. Yazıtların tarih, dil, medeniyet ve sanat tarihi açısından önemli olduğunu vurgulayan Hamed, "Binlerce yazıt araştırmacıları bekleyen büyük bir hazine niteliğinde. Gelecekte yeni keşiflerle İslam tarihinin ilk asırlarına ilişkin çok önemli bilgiler ortaya çıkacaktır." ifadelerini kullandı. Miras Kurumu daha önce yaptığı açıklamada, söz konusu buluntuların İslam'ın erken dönemlerine, özellikle Hazreti Osman öncesi döneme uzanan tarihi sürece ışık tuttuğunu ve Arap Yarımadası'nın kültürel mirasının anlaşılmasına katkı sağladığını belirtmişti. Kurum açıklamasında, "Mehd bölgesindeki her taş bir hatıra taşımakta, her yazıt ise İslam devletinin ilk günlerine uzanan tarihten bir hikayeyi korumaktadır. Bugün geçmişimizin sırlarını ortaya çıkarıyor ve onları gelecek nesillere aktarıyoruz." ifadelerine yer verilmişti.