Galatasaray, Çaykur Rizespor deplasmanında skor tabelasına yansımayan ama sahaya net biçimde yansıyan bir üstünlük sergiledi. Sarı-kırmızılılar, kaçan gollere ve direklere rağmen oyunun mutlak hâkimi olurken, spor kamuoyunda sıkça dillendirilen “Derin Galatasaray” tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Galatasaray, Çaykur Rizespor deplasmanında skor tabelasına yansımayan ama sahaya net biçimde yansıyan bir üstünlük sergiledi. Sarı-kırmızılılar, kaçan gollere ve direklere rağmen oyunun mutlak hâkimi olurken, spor kamuoyunda sıkça dillendirilen “Derin Galatasaray” tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Bülent Timurlenk’in değerlendirmesine göre Galatasaray, Rize deplasmanında yalnızca galibiyetle değil, oyun gücüyle de mesaj verdi. Icardi ve Lang’ın direkten dönen topları da hesaba katıldığında sarı-kırmızılı ekip 3 gol atabilecek pozisyonlar üretirken, 3 topu da direkten döndü. Toplam 19 hücum girişimiyle rakip ceza sahasını adeta abluka altına alan Galatasaray, Çaykur Rizespor kalecisi Uğurcan’ın kritik 3 kurtarışı sayesinde daha farklı bir skorun önüne geçildi.
Karşılaşma sonrası yapılan yorumlarda, yıllardır zaman zaman gündeme gelen “Derin Galatasaray” ifadesi yeniden hatırlatıldı. Ancak Timurlenk bu kavramı bir kenara bırakarak asıl vurguyu sahadaki kadro derinliğine yaptı. Okan Buruk’un elindeki oyuncu grubuna dikkat çeken Timurlenk, bu maç özelinde “Evet, sahada derin bir Galatasaray vardı” yorumunu yaptı.
Eksiklere, yoğun fikstüre ve deplasman şartlarına rağmen Galatasaray’ın oyundan kopmayan, baskıyı sürdüren ve alternatif üretebilen yapısı; şampiyonluk yarışında sarı-kırmızılıların neden hâlâ en güçlü adaylardan biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Rize’den dönen sadece 3 puan değil, aynı zamanda güçlü bir “biz buradayız” mesajı oldu.