• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Demirtaş da barış istiyor hergelenin burnunu kıran da!

03 Ekim 2015
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

HDP’nin seçim bildirgesi açıklanıyormuş..

En iyi nerden izlerim diye düşünürken..

“Gülen grubu, HDP’ye oy verdi” mi sorusunu, “Münafıklık yapmayın” diyerek... Muhabirimiz Mehmet Özmen’in gömleğini yırtıp, yanındaki eşkıyalara da yumruk attırarak cevaplayan Ekrem Dumanlı aklıma geldi..

“Bakalım kim münafıklık ediyor” diye Samanyolu Haber’i açtım..

HDP’nin seçim bildirgesini..

Başından sonuna kadar. 

Paralel yapının televizyonundan izledim..

Kesintisiz..

Pensilvanya’daki zatın sohbetini bile, şimdiye kadar canlı yayınlamadılar.

Hep, kesip biçtiler.

PKK’nın hamisi HDP’nin seçim bildirgesini ise..

Canlı ve kesintisiz yayınladılar..

Ben de memnun oldum.

İşte, böyle olacak..

İkiyüzlü olmayacaksın..

Madem Gülen grubu HDP’yi destekliyor..

PKK’nın saldırılarından... “Tayyip Erdoğan acaba gider mi?” diye sevinç duyuyor..

Bunu açıkça da deklare etmesi gerekirdi.

HDP seçim bildirgesini, CNN ile birlikte canlı yayınlayarak..

Münafıklık etmeden..

Saflarını belli etmişler..

Artık görev, alnı secdeli Gülen grubu tabanında.

“Buraya kadar” desin ve ayrılsınlar, şu ihanet şebekesinden..

Ben HDP’nin seçim bildirgesini izlerken..

Eşbaşkan Selahattin Demirtaş’ın anlattıklarına kulak verirken..

Rahmi Koç.. Aydın Doğan.. Hergele.. İpek Holding.. Dava dilekçeleri ardı ardına geldiğinden..

Onlara cevap yetiştireceğiz diye..

Biraz fazla yorulduğumuzdan..

İzlerken, gözlerim kapanıyor..

Gidiyor, geliyorum..

Demirtaş’ın “Derhal silahların iki taraflı susturulmasını, akan kanın durdurulmasını, yeniden müzakere masasına dönülerek sorunların diyalogla çözülmesini sağlayacağız” dediğini hayal meyal duyarken..

Birden hergelenin burnunu kıran dörtlü geliyor gözlerimin önüne..

Kırmızı gömlekli, iri kıyım.. Haykırıyor: “Biz barış istiyoruz. Biz kavga istemiyoruz!”

Birden gözlerimi açıyorum..

“Ne komik bir durum” diyorum..

Öyle ya..

PKK’nın hamisi bir eşbaşkan..

Asker polisler şehit edilirken..

“Barış istiyoruz” demesi ne kadar anlamsız ise..

İki gün önce hergelenin burnunu kıranların da..

“Biz barış istiyoruz” demeleri o kadar anlamsız..

Eşbaşkan Figen Yüksekdağ sözü alıyor:

“Dün de barış dedik bugün de inadına barış.”

Yorgunluktan yine gözlerim gidiyor..

DAEŞ’in lideri geliyor gözlerimin önüne..

O da aynı cümleyi kuruyor: “Dün de barış dedik.. Bugün de barış diyoruz.. İnadına barış..” 

Bu sırada, arka planda yüzü kapalı bir DAEŞ militanı, diz üzeri oturttuğu bir esirin kafasına şarjörü boşaltıyor..

Tekrar uyanıyorum..

“Aynen vaki” diyorum..

“Sırtımızı PYD’ye dayıyoruz” diyen Figen Yüksekdağ’ın, “Barış istiyoruz” demesi ne kadar samimi ise..

Arka planda esirlerin kafasına kurşun sıkılırken, DAEŞ’in liderinin “Biz barış istiyoruz” demesi de, o kadar samimidir!

Eşbaşkan Figen devam ediyor konuşmasına: “7 Haziran seçimlerinden sonra, gözümüzün içine baka baka ‘Eğer 400 vekil verseydiniz bütün bunlar yaşanmayacaktı’ dediler. ‘Bugün bu savaş ve çatışma olmayacaktı’ dediler.”

Yine gözlerim kayıyor..

Van Belediyesi’nin 7 Haziran’dan önce, bilboardlara yerleştirdiği “musluklardan kan akan” afişler geliyor gözümün önüne..

Sahi, o pankartları hazırlayanlar, bu eşbaşkanın partisinden değil miydi?

400 vekil isteyenler mi, “kan akan musluk afişleri”ni 7 Haziran’dan önce, belediye bilboardlarına astılar?

Ardından, Urfa’da iki polisin evde şehit edilmesi haberi geliyor gözümün önüne..

400 vekil alamayanlar mıydı, polislerimizi katledenler?

Ki, “400 vekil isteyenler”e yükleniyor, çıkartılan savaşın faturası?

400 vekil isteyip çıkartamayanlar, böyle bir niyet içinde olsalar bile..

Sizin “gerilla”(!)larınız silaha sarılmasaydı..

Nasıl çıkacaktı, bu savaş?

Kendi kendini mi öldürecekti, polis ve askerler..

Kendilerine mi döşeyecektiler, mayınları..

Kendi arkadaşlarına mı atacaklardı roketleri?

Sonra da, “PKK yapıyor” mu diyeceklerdi..

Eşbaşkanlar, “barış istiyorlar”mış..

Ellerinde silah.. Çantalarında mayın... Eşlik ettikleri katırlarda roketleri taşırken..

“Barış istiyorlar”mış..

Hergelenin burnunu kıranlar, yumruğu atarken, “Biz barış istiyoruz” dediklerinde..

Onlara kim inanırsa..

Bu eşbaşkanlara da, sadece o saflar inanırlar!

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23