• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”

01 Mayıs 2026
A


Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”

AHMET MARANKİ

Cuma! Tefekkür saati!

“Bizi dosdoğru yola ilet; nimetine erdirdiklerinin yoluna; gazaba uğramışların yoluna da, doğrudan sapmışların yoluna da değil.” (Fatiha, 1/6-7)

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” ifadesi, kökenini Kur’an-ı Kerim’deki Hûd Suresi 112. ayetten alan ve her türlü aşırılıktan uzak, dürüstlük ve istikamet üzere bir yaşam sürmeyi ifade eden derin bir ahlaki sorumluluktur. 

Bu ifadeyi şu şekilde detaylandırabiliriz!

İstikamet Üzere Olmak: Sadece sözde değil, niyet, karar ve davranışlarda da eğrilikten ve sapmadan uzak, tutarlı bir yol izlemek demektir.


Hakkı Gözetmek: Allah›ın emirlerine riayet edip yasaklarından kaçınarak, aşırıya gitmeden hak ve adalet ölçüleri içerisinde kalmayı temsil eder.

Söz ve Eylem Bütünlüğü: Dürüst insan modelini inşa eden; emanete sadık, güç karşısında eğilip bükülmeyen bir duruşu simgeler.


İslam geleneğinde bu ayet, içeriğinin ağırlığı ve kapsadığı sorumluluk nedeniyle Hz. Muhammed›in (s.a.v.) “Hûd Suresi beni ihtiyarlattı” şeklinde ifade ettiği en zorlu ve derin emirlerden biri olarak kabul edilir.

Risale-i Nur’da geniş kapsamlı olarak ele alınan Fatiha Sûresi gerçekten en mükemmel bir şekilde tefsiri yapılmıştır.


Diğer tefsirlerden farklı birçok ilmi sırları ihtiva eden ve vehbi ilimden gelen rahmanî hakikatleri işaret ediyor.

Mana itibariyle Kur’ân’ın bir fihristi, bir özeti ve bir kapısı hususiyetini taşır.

Rahman ve Rahim” ismiyle bütün âlemlerin Rabbi olduğunu ilân ederek başlıyor.

O din gününün sahibi” demekle, mahşer günü kurulacak insan tasavvurunu aşan ahiret âlemlerinden bahsediyor.

İyyake ne’budu, ve iyyake nes’tein” demekle İnsan Allah’a verdiği en büyük sözü ilân ediyor. 


Aynı zamanda kâinat içinde bir zerre kadar olan insan Allah’a muhatap oluyor, kesret içinde vahdete yol bulur. Herkes, her mertebede “yalnız  Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım dileriz” deyip doğrudan doğruya Zat ı Akdes’e, hitap ederek müteveccih olur.


 (14. Lem’a 2. makam 4. sır)

Sonraki âyette dosdoğru yola ulaşmanın ancak Allah’ın hidayet buyurmasıyla mümkün olacağı ifade ediliyor.

En son kısmında ise, bir mü’min olarak en çok arzu ettiğimiz ve en çok sığınmamız gereken bir neticeden bahsediliyor.

Evet en çok istediğimiz şey, “gerçek nimet ve lütfuna erdirdiklerinin yoluna ilet bizi” demekle; nebilerin, sıddıkların, şehitlerin, salihlerin yoluna bizi ulaştır diyoruz.

Fatiha Sûresi bize en çok sığınmamız gereken hallerden ve güruhtan bahsediyor. ”bizi gazaba uğramışların ve sapmışların yolundan koru” diyerek, korunma duâsıyla bitiyor.

Fatiha aynı zamanda büyük bir duâ ve niyaz menbaıdır. 

Bize düşen Fatiha’yı anlamak ve esas olarak da yaşamaktır!


Üçüncü Medrese-i Yusufiye olan Afyon hapsinde telif edilen On Beşinci Şuâ El-Hüccetü’z-Zehra Risalesi İki Makamdan ibaret kıymetli bir ders.
Birinci Makamın İkinci Kısmı ise Fâtiha-i Şerifenin bir muhtasar hülâsası.

Bediüzzaman Hazretleri El-Hüccetü’z-Zehra Risalesinin önemini şu şekilde ifade ediyor: “Bu ders zâhiren küçük, hakikaten pek büyük ve çok kuvvetli ve çok geniş bir risaledir. Hem benim tefekkürî hayatımın, hem Nurun tahkikî hayat-ı mâneviyesinin ilme’l-yakîn-ayne’l-yakîn ittihadından çıkan bir meyve-i imaniye ve firdevsî bir semere-i Kur’âniyedir.”

İkinci kısımda yer alan Fâtiha-i Şerife tefsirinde Fâtiha-i Şerifenin altıncı kelimesi olan “İhdinâ’s-sırâta’l-müstakîm (Bizi doğru yola ilet)” âyetinin kudsî manalarını anlamaya çalışacağız.

Bediüzzaman bu ayetle ilgili yine bir tefekküri Derinlikle;

 “Demek bu istikametli ve hikmetli ve her şeyden en kısa ve kolay yolda sevk edilen bu kâinatta, elbette şirk ve küfrün hakikatleri olamaz. Ve iman ve tevhidin hakikatleri, bu kâinata güneş gibi lâzım ve vacibdir.” hakikatini ders veren Bediüzzaman Hazretleri kâinattaki istikameti nazarlarımıza sunarak derin bir tefekkür ufku açıyor!


Zerrelerden yıldızlara kadar her şeyin en kısa ve kolay yolda sevk edilmesi kâinatın her yerinde istikametin hâkim olduğunu gösteriyor.

İşte bunlara kıyasen, hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimâiyede, bütün yollarında istikamet en faideli ve kolay ve kısadır. Ve sırat-ı müstakîmi kaybedilse, o yollar pek belâlı ve uzun ve zararlı olur.” hakikatinden de anlaşıldığı üzere istikamet faideli, kolay ve kısadır. Hem hayat-ı şahsiye hem de hayat-ı içtimaiyemiz için gerekli olan istikamet dersini bizlere veren Risale-i Nur, imanî ve Kur’ânî dersleriyle istikamet yolunu gösteriyor, hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiyemizi istikametsizlikten kurtarıyor!

. “Demek İhdinâ’s-sırâta’l-müstakîm (Bizi doğru yola ilet) ‘pek çok câmi’ ve geniş bir dua, bir ubudiyet olduğu gibi, bir hüccet-i tevhide ve bir ders-i hikmete ve bir tâlim-i ahlâka işaret eder.” sırrınca, istikameti kazanmak bu âyetin bize verdiği ders-i hikmetle ve tâlim-i ahlâkla olacaktır. Her alanda sahip olunması gereken istikamet için böyle câmi ve geniş bir duâya ihtiyaç vardır.


Bizim de hepimizin duası:

Rabbimiz!

Başta İslam ülkelerinin liderlerine ve İslam ümmetine “İyyake ne’budu, ve iyyake nes’tein” diyerek istikamet ve bunu hayata geçirecek feraset, tahkiki iman nasip eyle!

Âmin.

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0 530 200 00 96

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23