Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: İlk 6 aylık maaşları biz karşılayacağız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Genç İstihdam Hamlesi-Güç Tanıtım Programı"nda konuştu. Erdoğan, "Özel sektörle işbirliği programıyla 18-25 yaş arası gençlerimizin işe girdikten sonraki ilk 6 aylık maaşlarını biz karşılayacağız." dedi. Erdoğan, "Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz" ifadelerini de kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Genç İstihdam Hamlesi-Güç Tanıtım Programı"na katıldı.
Buradaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, "Milletin evi" olarak nitelendirdiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gençleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlere hitabında emeğin önemine dikkat çeken Erdoğan, bazı değerlerin zamana ve teknolojik gelişmelere direnerek kıymetini her daim koruduğunu söyledi.
Bilim, teknoloji, kültür ve sanat gibi alanlarda ilerleme sağlamanın temel şartının "emek" olduğunu belirten Erdoğan, "Bazı değerler vardır ki takvim yaprakları hangi tarihi gösterirse göstersin, zamanın ruhu ne olursa olsun bunlar önemini asla yitirmez. Bu değerler olmadan dünü bugüne, bugünü ise yarına taşıyamazsınız. Emek işte bu değerlerden biridir. Kuşkusuz birçok kültürde emek başarının anahtarı olarak görülür. Ama bizim inanç ve medeniyet dünyamızda emek yalnızca başarı getirmez, rahmet ve berekete de vesile olur." diye konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında milli şair Mehmet Akif Ersoy’un, çalışmanın önemini anlatan "Cemaat intibah ister, uyanmaz gizli yaşlarla / Çalışmak, başka yol yok, hem nasıl canlarla başlarla" dizelerini hatırlattı. Başarının, zahmetin bir meyvesi olduğunu belirten Erdoğan, "Rahmet zahmetin neticesidir. Unutmayın; 'Zahmetsiz rahmet olmaz' atasözümüz, bu gerçeğin çağlardan süzülüp gelen bir başka ifadesidir." dedi.
"GELECEĞE GÜVENLE BAKTIĞIMIZ BİR SİSTEMİ HAYATA GEÇİRDİK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli açıklamalarına şöyle devam etti;
Milletin emanetini devraldığımız günden beri, bilhassa emeğe hak ettiği değerin verilmesi noktasında büyük bir hassasiyetle hareket ettik. Diğer pek çok alanda olduğu gibi, işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi de hakkaniyet penceresinden bakarak tesis ettik. Esnafından çiftçisine, memurundan işçisine, girişimcisinden ihracatçısına, kimsenin mağdur olmadığı, herkesin geleceğe güvenle baktığı bir sistemi hamdolsun hayata geçirdik.
Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört taşıyıcı sütun üzerinde yükselttiğimiz Türkiye ekonomisini hem büyüttük hem de şoklara karşı dirençli hale getirdik. Toplumun tüm kesimlerinin refah ve istikrardan azami ölçüde istifade ettiği, kimsenin geride bırakılmadığı bir düzeni milletimizin desteğiyle inşa ettik. Ekonomik kalkınmayı sosyal kalkınmayla birlikte sürdürdük. Sistemi bir bütün olarak ele aldık. Kalıcı istihdam odaklı çalışmalarımızı ekonominin her bir paydaşının faydasına olacak şekilde tasarladık. Bunu yaparken, özellikle gençlerimizi sisteme doğrudan dahil eden uygulama metotlarıyla teşvik ve destek paketlerini de devreye aldık.
"EKONOMİDEKİ HEDEFLERİMİZE GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE YÜRÜYORUZ"
Türkiye’nin 23 yıldır devam eden kalkınma maratonu bütün hızıyla sürüyor. Şunu bugün bir kez daha görüyorum ki; muhalefetin başını çektiği marjinal çevreler bu ülkenin gençlerine sokağı adres gösterirken, biz ekonomideki hedeflerimize gençlerimizle birlikte yürüyoruz. Boğazlarına kadar battıkları rüşvet ve yolsuzluk çamurundan duygularını manipüle ettikleri gençlerin omuzlarına basarak kurtulmaya çalışanlara rağmen biz gençlerimizi el üstünde tutuyor, onlara destek oluyoruz.
Hükümet olarak gençlerimize daha iyi bir gelecek sağlamak için elimizden geleni yapmanın çabası içindeyiz. Çünkü bizim derdimiz var. Bu ülkeyle ilgili hayallerimiz var. Büyük ve Güçlü Türkiye vizyonumuz var. Bunun için siyasette, eğitimde, bürokraside, iş hayatında, sivil toplumda ve daha pek çok alanda kaynaklarımızı seferber ediyoruz. Vizyonlarına her zaman inandığımız gençlerimizin bilgisinden, dinamizminden, kabiliyetlerinden istifade etmeye önem veriyoruz. Bununla birlikte eğitim ve istihdam arasındaki kopukluğu giderecek, sistemin aksayan yanlarını tamir edecek adımlar atmayı da sürdürüyoruz. Birazdan detaylarını paylaşacağımız Gençliğin Üretim Çağı: GÜÇ Programı da bunlardan biridir.
"GENÇLERİMİZE VE İŞVERENLERİMİZE YENİ DESTEKLER SUNACAĞIZ"
Beş temel destek alanını kapsayan Gençliğin Üretim Çağı Programı ile her gencimizin yeteneklerini geliştirebildiği, kabiliyetlerini iş gücü piyasasına aktarabildiği, meslek hayatına başlarken devletini yanında hissettiği bir sistem kurmayı hedefliyoruz. GÜÇ Programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine, eğitim ve istihdamda yer almayan gençlerimize yönelik yenilikçi modellere kadar çok geniş bir yelpazede gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız.
Hayata geçirdiğimiz bu proje ile devletin genç istihdamındaki rolünü de yeniden tanımlıyor, yeniden şekillendiriyoruz. GÜÇ Programımız kapsamında ilk adımı staj destekleri ile atıyoruz. Staj destekleri ile gençlerimizin eğitimleri sürerken iş gücü piyasasıyla tanışmasını ve mezuniyet sonrası istihdamı kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Biliyorsunuz, İŞKUR bünyesindeki staj portalı ile evlatlarımız uygun staj imkanlarına erişebiliyor, işletmelerimiz de iş ilanlarını yayınlayabiliyorlar. Şimdi bu sistemi bir üst seviyeye taşıyoruz. Ulusal Staj Programı’nı İŞKUR’un uhdesine devrettik ve mevcut staj portalı ile birleştirdik. Aynı şekilde 10’dan fazla çalışanı olan kamu ve özel sektör işletmelerindeki stajyer çalıştırma yükümlülüğünü titizlikle uygulayacağız.
"STAJ BAŞVURULARINI ALMAYA BAŞLIYORUZ"
Aktif iş gücü programlarından yararlanan işletmelere de en az yüzde 10 oranında stajyer alma zorunluluğu getiriyoruz. Staj döneminde gençlerimizin ücret ve prim maliyetlerini desteklemeye devam edeceğiz. İş yeri ve stajyer eşleşmesini kolaylaştırmak için iş ve meslek danışmanlığı hizmeti vererek gençlerimizin yanında olacağız. Staj desteklerimize önümüzdeki 3 yıl için toplam 27 milyar liralık bütçe ayırdık. Mevcut staj kapasitesine ilave olarak 3 yılda 800 bin gencimizin daha staj süreçlerine devlet olarak inşallah destek sunacağız. Staj başvurularını bugünden itibaren İŞKUR üzerinden almaya başlıyoruz. Şimdiden tüm gençlerimiz için hayırlı, uğurlu olsun diyorum.
Türkiye'nin üretim kapasitesinin en verimli kaynaklarından biri her zaman ifade ettiğim gibi eğitim altyapımızdır. Ancak bu eğitim sistemimiz maalesef 28 Şubat döneminin adaletsiz politikaları sebebiyle çok ağır yara almıştı. Katsayı denilen ucube uygulamayla meslek liseli gençlerimizin yıllarca önü kesildi, istedikleri üniversitelerde eğitim görmeleri engellendi. Bu haksızlığa son verdik; meslek liselerini çocuklarımız için tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Mesleki eğitim kurumlarımızdan mezun olan gençlerimiz, bugün iş gücü piyasasında büyük bir avantaja sahiptir. Bu gençlerimiz eskilerin deyimiyle kollarında altın bilezikle iş hayatında çok ayrıcalıklı bir yer tutmaktadır. Kendileri için geçmişte sıkça kullanılan 'ara eleman' ifadesinin yerini bugün iş dünyasının 'aranan eleman' tabiri almıştır.
"GELECEĞİN MESLEKTE UYGULAMASI'NI HAYATA GEÇİRİYORUZ"
Bu dönüşüm, mesleki eğitimin üretim süreçlerindeki yerini göstermesi açısından çok mühimdir. Meslek liseleri ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören gençlerimizi doğru yönlendirmemiz, onları henüz diplomalarını almadan farklı sektörlere dâhil edebilmemiz önem arz etmektedir. Bu sayede genç istihdam oranını artırabilir, sanayimizin ve hizmet sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü çok daha hızlı karşılayabiliriz. İşte bu amaçla, güç programı kapsamında 'Geleceğin Meslekte Uygulaması'nı hayata geçiriyoruz. Uygulama çerçevesinde Yükseköğretim Kurulumuz, Milli Eğitim Bakanlığımız ve Çalışma Bakanlığımız arasında güçlü bir iş birliği tesis ettik. Mesleki ve teknik liselerin son sınıfındaki öğrencilerimizin bilgilerini İŞKUR sistemine aktardık.
Meslek yüksekokullarımızın son sınıflarında eğitimlerini sürdüren öğrencilerimizin bilgilerini de yakında İŞKUR veri tabanına dahil edeceğiz. Her öğrencimize kendileriyle yakından ilgilenecek 'İş ve Meslek Danışmanı' atayacağız. Başta savunma sanayii olmak üzere, öğrencilerimizi aileleri ve danışmanlarıyla uyum içinde yönlendirip farklı sektörlerdeki işverenlerimizle bir araya getireceğiz. Bu suretle her sene yaklaşık 250 bin meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencimizi iş ve meslek danışmanlarıyla buluşturacak; 3 yılın sonunda toplam 750 bin gencimizi iş hayatına hazır hale getireceğiz.
"GENÇLERİMİZ NİTELİKLERİNE UYGUN İŞLERDE İSTİHDAM EDİLMELİ"
Şunu da büyük bir gururla ifade etmek durumundayım: Son yıllarda ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimizin oranında kayda değer bir düşüş yaşanıyor. Bu şüphesiz kıymetli bir kazanımdır ancak bu kazanımı kalıcı hale getirmek zorundayız. Zaman zaman 'gençler iş beğenmiyor' diyorlar. Bu tarz, gençlerimize haksızlık eden genellemelerin yapıldığını görüyoruz. Bunun da ötesinde 'ev genci' gibi incitici ifadelerle gençlerimizin hedef alındığına şahit oluyoruz. Bu ülkenin aydınlık yüzlerini edilgen bir konuma iten, onların potansiyelini yok sayan hiçbir yaklaşımı bugüne kadar kabul etmedik ve etmeyeceğiz. İşverenlerimizin haklarını nasıl gözetiyorsak, gençlerimizin taleplerine de büyük bir hassasiyetle kulak vermemiz gerekiyor. İşverenlerimize bu noktada kritik bir sorumluluk düşüyor. İş hayatına ilk adımını atmaya hazırlanan gençlerimizi niteliklerine uygun işlerde istihdam etmeli; adil ücret, gelişim imkanı ve öngörülebilir çalışma koşullarını kendilerine sağlamak mecburiyetindeyiz. Bu şartlar temin edildiğinde gençlerin istihdama katılımının hangi düzeyde arttığını sahada çok daha net görebiliyoruz.
"NYOP PROGRAMINI BAŞLATIYORUZ"
Türkiye'nin geleceğinde önemli roller üstlenecek her bir gencimizi ihtiyaç duyulan alanlara kazandırmakta kararlıyız. Üçüncü destek modülümüz olan NYOP programını işte bu amaçla başlatıyoruz. Bu programla gençlerimiz yeni beceriler kazanacak ve farklı alanlarda görev alarak uygulamalı deneyim elde edecekler. Programa katılan her gencimize günlük 1.375 lira cep harçlığı vereceğiz. İş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primlerini de İŞKUR üzerinden devlet olarak biz üstleneceğiz. Bu suretle önümüzdeki 3 yıl boyunca her sene 150 bin, 3 yılın sonunda ise toplam 450 bin gencimize eğitim vereceğiz. 108 milyar lira kaynak ayırdığımız bu programla eğitim ve istihdamın dışında kalmış gençlerimizi üretim sürecine yeniden dahil etmiş olacağız.


