Çocuklarda Aşırı İnat Neden Olur? KOKGB Tedavisi Nasıl?
Aşırı inatlaşmanın patolojik hali olan Karşıt Olma ve Karşıt Gelme Bozukluğu (KOKGB), tedavi edilmediğinde ergenlikte Davranım Bozukluğuna dönüşebilir.
Karşıt Olma ve Karşıt Gelme Bozukluğu (KOKGB), çocuklarda gözlemlenen aşırı inatlaşmanın ve sürekli otoriteye karşı gelme davranışının klinik adıdır. Bu durum, yalnızca bir huy ya da mizaç özelliği olmaktan öte, mutlaka tedavi edilmesi gereken patolojik bir haldir. KOKGB’nin temelinde çoğunlukla Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gibi eşlik eden başka nörogelişimsel sorunlar yatabilir. Bu çocuklar, söylenenlerin tam zıddını yapma, kurallara uymama ve sürekli tartışma eğilimindedirler.
Karşıt Gelme Bozukluğu Tedavi Edilmezse Ne Olur?
KOKGB, erken çocukluk döneminde tespit edilip uygun psikolojik destek sağlanmadığı takdirde, ergenliğin ilk yıllarında Davranım Bozukluğu olarak şekil değiştirebilir. Davranım Bozukluğu, daha ciddi ve kontrol edilmesi çok daha zor olan, sosyal kuralları ve başkalarının haklarını ihlal etmeyi içeren davranışları kapsar. Bu nedenle, ebeveynlerin çocuklarının sürekli karşıt gelme davranışlarını ciddiye alması ve erken dönemde uzman desteği alması hayati önem taşır.
Ebeveyn Tutumlarının KOKGB Üzerindeki Etkisi
Karşıt Olma ve Karşıt Gelme Bozukluğu’nun ortaya çıkmasında ve şiddetlenmesinde ebeveyn tutumları belirleyici bir rol oynar. Hem aşırı baskıcı (otoriter) hem de aşırı müsamahakar (gevşek) ebeveyn yaklaşımları bu bozukluğun belirtilerini tetikleyebilir. Özellikle otoriteye başkaldıran bu çocuklar, babanın otorite figüründeki yumuşaklığı veya tutarsızlığı bir güç kaynağı olarak algılayabilir ve belirtilerini bu durumdan beslenerek şiddetlendirebilirler. Tedavide ebeveyn rolleri, tutarlı sınırlar ve işlevsel bir otorite figürünün oluşturulması kritik öneme sahiptir.
Öte yandan, ödüle koşullanmış olan KOKGB’li çocuklar, sorumluluklarını karşılıksız yerine getirmekten kaçınırlar. Her hareketleri için ödül beklemeleri, zamanla ödüllerin çocuğu tatmin etmemesine ve ebeveynlerin artık çocuğu motive edemez hale gelmesine yol açar. Bu kısır döngüden çıkmak için, çocuğunuza söz geçiremediğiniz ve sürekli itiraz eden bir yapısı varsa, ona net sınırlar koymak, baba otoritesinin tutarlı ve işlevsel olmasını sağlamak ve en önemlisi şiddetsiz ve tutarlı bir iletişim dili kullanmak bozukluğun yönetilmesinde önemli ölçüde koruyucu etki sağlayacaktır.