• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ciner Medyası yine neyin peşinde! Israrla bunu yapıyorlar...

Habertürk'ün de patronu olan Turgay Ciner’in sahibi olduğu Bloomberg HT kanalı, Ahmet Davutoğlu’nun görevi bırakmasının ardından, ısrarla piyasalarda kriz olduğu senaryosunu pompalıyor. Bugün de yayınlanan bir haberle, “Piyasanın güvendiği ekonomi ekibinden bir kişi kaldı” denildi. Ciner’in ısrarla kriz simsarlığı ile neye hizmet ettiği merak ediliyor.

Yeniakit Publisher
2016-05-09 12:49:00 - 2016-05-09 13:35:56
Ciner Medyası yine neyin peşinde! Israrla bunu yapıyorlar...

Yaptıkları Haber şöyle:

Piyasanın Türkiye’nin hızlı büyüme dönemini sağladığını düşündüğü ekipten yalnızca Mehmet Şimşek kaldı.

Başbakan Yarımcısı Mehmet Şimşek, yatırımcıların Türkiye’nin hızlı büyüme yıllarının ardındaki itici güç olarak gördüğü ekipten son kişi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2013 yılına kadarki 15 yıllık sürede ortalama yüzde 5’lik büyümeye neden olan bütçeyi dengeleme, enflasyonu düşürme ve mali istikrar üzerinde odaklanan politika yapıcıları tek tek uzaklaştırıyor. Erdoğan’ın kendisinin seçtiği Başbakan Ahmet Davutoğlu Perşembe günü görevden ayrılma kararını açıkladı ve böylelikle, ekonominin yönetimi ve Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nın geleneksel temsili rolüne icra gücünü de ekleme çabaları üzerindeki güç mücadelesi sona erdi.

Davutoğlu gibi, eski Merryll Lynch stratejisti Şimşek, özellikle enflasyonu durdurmak için yüksek faizin kullanılması gibi Erdoğan’ı sinirlendiren ortodoks para politikasını savunuyor. Erdoğan, düşük borçlanma maliyetleri ve bunun sonucu gerçekleşecek hızlı büyümenin fiyat artışlarını daha etkn bir şekilde dizginleyeceğini düşünüyor ve Davutoğlu’nun görevden ayrılması ile birlikte, Şimşek üzerindeki uzlaşma baskısının izole edilmesi için fazla bir durum kalmayacak.

Bu durum, Erdoğan ve Şimşek gibi piyasalar tarafından güven duyulan kişiler ekonomiyi yönettiği sürece Cumhurbaşkanı’nın gücünü artırmayayönelik adımlarına tı-olerans gösteren yatırımcılar arasındaki zımmi ateşkes bozulabilir.

Londra’da Nomura International Plc gelişen piyasa strateji başkanı Tim Ash, “Bu becerikli teknokrat ekip olmaksızın AK Partiekonomik mucizesi olmayacak,” dedive “Şimdi endişe, bu bireyler olmaksızın ve Erdoğan’ın etrafındaki denenmemiş ekonomi danışmanları grubu ile birlikte, Türkiye’nin piyasa baskısına karşı çok duyarlı olacağı” şeklinde görüş bildirdi.

Rasyonalite

Erdoğan ve Davutoğlu arasındaki son gelişmelerin ardındani Şimşek, Cuma günü yaptığı ilk konuşmada, Türkiye’nin ekonomik politikalarının küresel normları izlemesi ve “rasyonalite”nin yabancı yatırımcıları çekmek içn sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Şimşek, bunun ekonomiyi işletmek için bankaların şirketlere kredi vermeye devam edebildiği yegane yol olduğunu sözlerine ekledi.

49 yaşındaki Şimşek, 2007 yılında ekonomi bakanı oldu. Şimşek, piyasanın büyük ölçüde güvenini, 2009 ve 2015 yılları arasında maliye bakanlığı döneminde mali disiplini sürdürerek kazandı. Bu dönemde, kamu borcunun gayrı safi yurtiçi hasılaya oranı, Bloomberg’in derlediği verilere göre, yüzde 46’dan yüzde 33’e düştü. Şimşek, geçen yıl Erdoğan’ın baskısı ile kabineden uzaklaştırılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile yakın bir çalışma yürüttü.



CİNER MEDYASI KAOS POMPALIYOR!

Öte yandan; Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun görevi bıraktığını açıklamasının ardından piyasada kaos ve kriz pompalama operasyonlarına da devam edenTurgay Ciner’in sahibi olduğu Bloomberg HT kaos simsarlığı yaparak, kriz senaryoları ortaya attı.

Bir not paylaşalım; Bloomberg HT’nin başındaki Ali Çağatay, ABD’de yaşayan think thankçi ve Amerikan çıkarlarının hizmetçisi, Erdoğan düşmanı Soner Çağaptay’ın kardeşidir. Habertürk’ün de sahibi olan Ciner’in Bloomberg HT’sinde Davutoğlu sonrası tufan senaryoları ile kriz tellallığı da şu ifadelerle yapıldı:

Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük ölçüde temsili olan rolünü daha da genişletmeye yönelik istekliliği, kendisinin seçtiği Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Perşembe günü görevi bırakmasına neden oldu ve bu durum finans piyasalarında sarsını yaratırken, yeni bir siyasi kargaşa dönemi tehdidini ortaya çıkardı.

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinden, hükümetin PKK ile mücadeline kadar, Başbakan’in görevden ayrılışı şu sorunlara ön plana çıkarabalir:

Siyasi Gelişmeler

Davutoğlu’nun görevden ayrılması, Anayasa’nın yeniden yazılarak, Cumhurbaşkanlığının rolünü genişletme ve karşı görüş sahiplerine karşı önlem alma çabaları ile birlikte gerçekleşti. Erdoğan ayrıca, terörizmi destekleme iddiaları ile birlikte bazı Kürt milletvekillerinin dokunulmazlığının kalıdırılmasını da istiyor. Eleştiriler, 1960’dan bu yana ordunun seçilmiş hükümetleri dört kez görevden aldığı Türkiye’de demokrasinin geri gittiği yönünde.

Washington’da Foundation for Defense of Democracies’in kıdemli yetkilisi Aykan Erdemir, Bloomberg News’a yapığı değerlendirmede, kurucuları arasında Erdoğan’ın da yer aldığı Ak Parti’nin geçen yıl gerçekleştirilen seçimlerin ikincisinde parlamentoda çoğunluğu elde etmesinden altı ay sonra, Cumhurbaşkanı’nın muhtemelen anayasayı değiştirmek için gereken çoğunluğu sağlayabilmek için erken seçim çağrısında bulunabileceğini belirtti.

Davutoğlu’nun ardından kimin geleceği henüz belirsiz, ancak partinin Erdoğan’a muhalif birini lider seçmesi neredeyse imkansız.

Güvenlik

Güvenlik güçleri ile PKK teröristleri ile çatışmalar, geçen yıl ateşkesin bozulmasının bu yana, Erdoğan’ın sorunun barış görüşmelerinin yeniden başlatılmasından ziyade askeri anlamda çözülmesini istemesi ile birlikte daha da yoğunlaştı. Ankara’da Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) analisti Ali Nihat Özcan, Bloomberg News’a yaptığı değerlendirmede, Erdoğan’ın Davutoğlu’nun ardından kararlılıkla devame deceğini söyledi.

Özcan, “PKK’ya karşı askeri tedbirlerin sürdürülmesi, Erdoğan’ın milliyetçi seçmenleri kazanma ve onların yeni anayasaya ve başkanlık sistemine desteğinin artırma stratejisinin bir parçası,” dedi ve Davutoğlu’nun bu politikayı öncelik olarak görmediğini sözlerine ekledi.

AB Soruları

Davutoğlu, Avrupa Birliği’nin Ege Denizi’ni geçerek Avrupa’ya gelen sığınmacıların Türkiye’ye geri gönderilmesi konusunda varılan anlaşmanın mimarı olarak görülüyor ve onun görevden ayrılması, anlaşmanın devam edip etmeyeceği konusunda şüpheleri artırdı. Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve İtalya Başbakanı Matteo Renzi, Perşembe günü Roma’da basın mensuplarına yaptıkları açıklamada, anlaşmanın uygulanması gerektiğini söyledi.

Bu açıklamaya karşın Merkel’in Hristiyan Demokrat Partisi’nden (CDU) üst düzey bir yetkili, Erdoğan’ın Türkiye’de iktidarını genişletmesini eleştirdi.

Dış İşleri komitesi üyesi CDU milletvekili Juergen Hardt, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, Davutoğlu’nun görevden ayrılmasının Cumhrubaşkanı Erdoğan’ın demokrat Türkiye’yi daja otoriter ve başkanlık devleti haline getirmek istediği yolunda endişeleri artırdığını söyledi ve “Türkiye, gelecekteki yolunun Avrupa’ya mı yoksa artan bir izolasyona mı gideceğine karar vermeli”şeklinde görüş bildirdi.

Mülteci krizi ile birlikte yardım için, Avrupa Birliği Türkiye’ye 6 milyar euroluk fon verdi, Türk vatandaşlarına AB’ye vizesiz giriş için yolu açtı ve Türkiye’nin AB’ye girişi için görüşmelerin tekrar başlamasını sağladı.

Faiz Görünümü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) son iki ayda, üç faiz oranndan oluşan mevcut para poltikasının tek faizie geçiş çabaları ile birlikte, borçlanma maliyetlerini düşürdü. Traderlar şimdi, faizlerin daha da düşürüleceğine ilişkin beklentilerini düşürüyor. Gecelik borç verme faizine yönelik beklentileri gösteren swaplar yüzde 10.28’e yükseldi ve TCMB’nin faizkoridorunun üst sınırı yüzde 10 seviyesinde.

Bu görüşü belirsiz hale getiren durum, Erdoğan’ın yeni atanan TCMB Başkanı Murat Çetinkaya üzerinde baskıyı artırabileceği beklentsi. Erdoğan ve onu destekleyenler, sık sık merkez bankasını eleştiriyor ve onu yüksek faizlerden dolayı büyümeyi olumsuz etkilemekle suçluyor.

Capital Economics’in kıdemli gelişen piyasalar ekonomisti William Jackson, e-posta yoluyla Bloomberg News’a yaptığı değerlendirmede, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gücünün artması, büyümeyi desteklemek için merkez bankasının faizleri düşürmesi konusunda baskılarına rtmasına neden olabilir,” dedi ve “Bu durum, ancak, merkez bankasının enflasyon hedefleme kredibilitesini ve bağımsızlığını zayıflatacaktır” şeklinde görüş bildirdi.

Piyasa Kargaşası

Çarşamba günü Davutoğlu’nun Erdoğan ile görüşmesinden önce, Türk Lirası dolar karşısında, iki lider arasındaki güç mücadelesinin geçen yıl yatırımcıların çıkışlarını hızlandıran siyasi kargaşayı yeniden tetikleyebileceği endişelerine bağlı olarak yüzde 4 düştü ve son sekiz yılın en keskin değer kaybını yaşadı. Ancak TL Perşembe günü değer kazandı. Traderlar ayrıca Türk Lirası’nın bu hafta volatilitesine yönelik bahislerini yüzde 67 artırdı ve bu oran Mayıs 2006’dan bu yana en büyük yükselişine yöneldi. Türk tahvillerinin temerrüte karşı sigorta primi (CDS’ler) de yükseliyor.

Bloomberg News

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı