in, çelik tesisinin atık ısısını kullanarak çalışan dünyanın ilk ticari süperkritik CO₂ güç jeneratörünü devreye aldı. Bu teknoloji verimliliği yüzde 50’nin üzerine çıkararak enerji üretiminde yeni bir çağ başlatıyor.
Çin, enerji verimliliğinde küresel dengeleri değiştirebilecek bir adım attı. China National Nuclear Corporation tarafından geliştirilen süperkritik CO₂ jeneratörü, Guizhou’daki bir çelik tesisine kuruldu ve artık ulusal şebekeye doğrudan elektrik sağlıyor. Sistem, endüstriyel üretim süreçlerinden çıkan yüksek sıcaklıktaki atık ısıyı elektriğe çevirirken buhar yerine karbondioksit kullanmasıyla öne çıkıyor.
Sinterleme hattından çıkan 700 derecenin üzerindeki atık ısı, iki ayrı on beş megavatlık süperkritik karbondioksit ünitesine aktarılıyor. Kullanılan teknoloji, klasik buhar türbinlerinin yaklaşık yüzde kırk verimlilik sağladığı koşullarda yüzde elliyi aşan performans sunuyor. Bu sıçrama, enerji sektöründe şimdiye kadar elde edilen en dikkat çekici verim artışlarından biri olarak yorumlanıyor.
SÜPERKRİTİK CO₂’NİN GÜCÜ: DAHA YOĞUN, DAHA HIZLI, DAHA KÜÇÜK
Teknolojinin temelinde karbondioksitin kritik sıcaklık ve basıncın üzerine çıkarılıp süperkritik hale getirilmesi yatıyor. Bu durumda akışkan aynı anda hem gaz hem sıvı özellikleri taşıyor. Bu özellik CO₂’yi daha yoğun ve daha hızlı enerji transfer edebilen bir akışkana dönüştürüyor. Türbinlerin daha kompakt tasarlanabilmesi de sistemin maliyetini ve yerleşim ihtiyacını azaltıyor.
Bu performans avantajları, teknolojiyi yalnızca çelik tesisleri gibi dev endüstriyel alanlarda değil, kompakt güneş enerjisi santralleri, uzay araçları, küçük modüler reaktörler ve mobil nükleer platformlarda da kullanılabilir hâle getiriyor.
NÜKLEER ENERJİDE DE DEVRİM YARATABİLİR
Çin’in kurduğu on beş megavatlık prototip, nükleer enerji sektörü açısından da kritik bir eşikte bulunuyor. Sistemin büyük ölçekli versiyonlarının geliştirilmesi halinde nükleer santrallerdeki buhar türbinlerinin yerini alması mümkün olabilir. Bu durum hem verimliliği artıracak hem de tesis boyutlarını küçültecek bir dönüşüm anlamına gelir.
Bu teknoloji Çin’de on yılı aşkın bir süredir geliştirilirken benzer çalışmalar ABD’de de sürüyor. Texas’taki STEP projesi kapsamında mekanik montajı 2023’te tamamlanan on megavatlık sistem 2024 testlerinde beş yüz derecede tam tur dönüşünü yakalayarak dört megavat elektrik üretmeyi başardı. Projenin son aşamasında yedi yüz on beş derecede tam kapasiteyle on megavat üretim hedefleniyor.
YENİ BİR KÜRESEL YARIŞ BAŞLIYOR
Çin’in ticari sisteme geçmesi, süperkritik CO₂ çevriminde dünyada yeni bir rekabet başlatmış durumda. Bu teknoloji hem enerji maliyetlerini düşürme potansiyeli hem de sera gazı yönetimi açısından dikkat çekiyor. Atık ısı enerjiye dönüştüğü için toplam karbon ayak izi azalıyor, sanayi tesislerinin verimliliği artıyor ve enerji üretimi daha kompakt hâle geliyor.
Kaynak: Gulf Insider
Çin’in bu ilk ticari uygulamayla sağladığı avantaj, önümüzdeki yıllarda enerji teknolojilerindeki güç dengesini değiştirebilir. Avrupa, ABD ve Güney Kore gibi ülkelerin benzer projeleri hızlandırması bekleniyor.