Çin zulmünün şahidi Meryem Sultan, yaşadıkları dehşeti gözyaşları içinde anlattı
Çin'in Doğu Türkistan'da Uygur Müslümanlarına uyguladığı soykırımın yakın şahidi Meryem Sultan, yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı. Kadınlara başörtüsü taktığı için herkesin içinde tecavüz edildiğini anlatan Sultan'ın, "Tek kelimeyle Doğu Türkistan’da Müslüman olmak, inancı için kendi canını vermek" ifadesi yürekleri burktu.
yeniakit.com.tr
Uygur Türkü Meryem Sultan, Çin'in Doğu Türkistan'da Müslümanlara yönelik soykırımını gözyaşları içinde anlattı. Twitter'da #ŞakaDeğilSoykırım etiketi ile Doğu Türkistan'daki zulüm protesto edilirken, Sultan'ın anlattıkları yapılan zulmün ne kadar dehşet verici bir boyuta geldiğini yeniden gösterdi.
Doğu Türkistan'daki soykırımın yakın şahidi
İHH İnsanı Yardım Vakfı’nın Youtube kanalına konuk olan Meryem Sultan, Doğu Türkistan’da Müslümanlara yapılan eziyetin yakın şahidi olarak yaşanan zulmü anlattı. Çocukluğunun tamamı Doğu Türkistan’da geçen ve Çin’de lisans eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye lisansüstü eğitim için gelen Meryem Sultan, küçüklüklerinden itibaren okullarda ‘komünist’ olarak yetiştirildiklerini söyledi.
"Ramazan ayında gizlice oruç tutardık"
Ramazan ayında gizlice oruç tuttuklarını ve ışıkların yandığı fark edilmesin diye mumla yemek yediklerini söyleyen Sultan yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı.
Ramazan ayında okulda kendilerine zorla yemek yedirildiğini veya su içirildiğini, her Cuma tatillerde ‘Cuma namazı’ saatinde okulda tutulduklarını ve her gün yine sabah namazı saatlerinde özellikle kış aylarında koşuya çıkarıldıklarını söyledi.
6 yıl zorla tarlalarda çalıştırılıyorlar
Çin hükümetinin ortaokuldan üniversiteye kadar yani 12’den 18 yaşına kadar her yıl en az 2 ay zorla tarlalarda çalıştırdığını söyleyen Sultan, görevleri tamamlayamayanların şiddet gördüğünü ve akşam yemeğini yiyemediklerini ifade etti.
Çin hükümetinin zorunlu kürtajı
Küçükken yaşadığı tramvayı anlatan Sultan söyledikleriyle vicdanları sızlattı:
"Çocukluğumda en unutamadığım şey, zorunlu kürtaj. Doğumları engelleme, bununla ilgili çalışmalar... O zaman yaşımız çok küçük olduğu için bunun normal sıradan bir şey olduğunu düşünürdük. Çünkü bunun iyi bir şey olduğu, devlet için toplum için faydalı bir davranış olduğu gibi şeyler sürekli televizyonda, radyoda, her yerde kitapta öyle yazdığı için buna hiç dikkat etmedik. Aslında bir insanı öldürmek, bu bir katillik."
Konuşmasının devamında dehşete düşeren açıklamalarda bulunan Sultan, “Kadınların çoğuna çip takılıyordu, bir hayvana takılmış gibi… (doğum kontrol çipleri)” diyerek kendi annesine de zorunlu kürtaj yaptırıldığını söyledi.
Çin Müslümanları 'hastalıklı' olarak görüyor
Çin’in Müslümanları hastalıklı olarak gördüğünü söyleyen Sultan şöyle konuştu:
"Doğu Türkista’nda insanlar belki savaş olduğunu düşünebilir dışarıdan bakınca ama orası savaş yeri değil. Tamamen sistem meselesi. Yani sistem komünist, dinsiz, ateist ya da Çin Komünist Partisi’ni öven ve ona hizmet eden insan olmamızı bekliyor. Biz Müslüman olduğumuz için hastalıklı birer insan gibi görülüyoruz. Yani eğer Müslümansa bunun beyninde hastalık var.
İnsanlar sadece toplama kampını biliyor 2016’dan beri. Ama ondan önce orada 'çalıştırma kampı' diye bir yer vardı. Namaz kılan, başörtü takan, Kur’an okuyan dinini yaşayan inançlı insanların toplandığı bir yer ve orada insanları çalışmayla değiştirme diye bir sistem var. Aslında buna bir nevi kölelik diyebiliriz. Sadece çalıştırılma değil, siyasi eğitim de var. Komünist partiyi öven, Çin’i öven şarkılar söylüyorlar. Din ve inançla ilgili diğer manevi şeylerin gereksiz olduğu ve buna inananların kötü insan olduğu…"
Urumçi katliamında Uygur Türkleri vahşice öldürüldü
Urumçi katliamına da şahit olduğunu söyleyen Sultan yaşanan dehşeti şu sözlerle anlattı:
"Doğu Türkistan’dan Çin’in iç bölgesine çalıştırılmak için gönderilen kızlara, Çinli erkeklerin taciz ettiği haberi yayılıyor. Üniversite öğrencileri, Çin bayrağını kaldırarak bunun Çin’in yasasına da aykırı olduğunu söyleyip bunu protesto ediyor. Bu protesto bastırılıyor. Çin hükümeti böyle ayaklanmalarda hükümeti eleştirme meyli olan insanların açığa çıkması için bunu daha çok büyütüyor. Daha çok insanın buna katılmasını sağlıyor. 6-7 Temmuz ve ondan sonraki günlerde Uygurlar öldürülüyor."
Ailesinin tamamının Doğu Türkistan’da olduğunu söyleyen Sultan annesinin 2017 Eylül ayında toplama kampına kapatıldığını belirtti.
Yurt dışı ile irtibat kurmaları yasak
Doğu Türkistan’daki Müslümanların yurt dışı ile de irtibat kurmasının engellenmesi için akıllı telefonlarının denetlendiğini söyleyen Sultan, “Tek kelimeyle Doğu Türkistan’da Müslüman olmak, inancı için kendi canını vermek” ifadelerini kullandı.
Yurt dışına çıkan öğrencilerin ailelerine yapılan baskı sonucu Doğu Türkistan’a dönmek zorunda olduğunu söyleyen Sultan gidenlerin çoğunun öldürüldüğünü belirtti.
Başörtüsü takan kadınlara tecavüz
İnsanlara psikolojik ve fiziksel şiddet uygulandığını söyleyen Sultan, Çin’in vahşice yaptığı işkenceleri anlatarak şöyle dedi:
“İnsanların tırnağının içine elektrik vermek, en hassas organlarını inciterek onun gururunu yok etmek, tecavüzle felan… Özellikle genç kadınlara toplama kampında tecavüz var. Bir sürü insanın önünde, başörtü taktığı için toplama kampına düşmüş bir kadına insanların ortasında tecavüz ederek… “