• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

CHP'nin Sahte Kahramanları ve Antikahramanları! (2)

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
CHP'nin Sahte Kahramanları ve Antikahramanları! (2)

Hukukçu yazar Av. Ömer Faruk Uysal 'CHP'nin Sahte Kahramanları ve Antikahramanları! (2)' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Hukukçu yazar AV. Ömer Faruk Uysal'ın kaleme aldığı o yazı;  

Tablo ne kadar ağır değil mi? AFAD yok, KIZILAY yok, DEVLET yok, Haluk Levent, AHBAPLARI ve Oğuzhan Uğur var diyorsun. Sahtekar ve profesyonel dolandırıcı çıkıyorlar. Depremzedeler için toplanan milyarları iç etmişler. Yok dediğin devlet ise çok kısa zamanda 450 bin lüks ve depreme de dayanıklı konut-işyeri inşaa etmiş ve ediyor. Devlete, Kızılaya güvenmeyin, "kumar bağımlısıyım" diyen Haluk ve Ahpaplarına güvenin diyorsun. Yetmiyor, dünyanın en güvenilir kişisi, filimleri yapılacak kahraman, heykeli dikilecek adam yapıyorsun. Gömdüğün devlet ise tarihi rekorlara imza atıyor. Daha önce hiçbir devletin üzerine almadığı bir vazifeyi üstüne alıyor ve başarıyor. İnönü ise, Erzincan depremzedelerine beş'er aded çivi vermişti. Marmara depreminde, Ecevit İstanbul ile Ankara arasındaki bölgeye Ağustos ayında ulaşamadı. Vatandaşlardan deprem vergisi topladı, memur maaşı ödedi. CHP aleyhine ne muazzam bir tablo. Ecevit öncesi ve sonrası hükümetlerden kaç tanesi 450 bin konut veya 100 konut yaptı? Türkiye'de ve dünya'da?

CHP seçmeni şu dehşet tabloda dahi, Kızılayı değil, Ahpapları, Murat Kurumu değil, İmamoğlu'nu, Erdoğanı değil Kılıçdaroğlunu kahraman yapmak istiyor. Her türlü yalana, yalancıya, boş vaade sarılmaya hazırlar. Sonrasında çok pişman oluyor ve hain diyorlar ama şimdilik deyip, günlük yaşıyorlar. Akıbeti hiç düşünmüyorlar. Sihirli bir de formülleri var. Antikahramana sarılmak.


 

Anti-kahraman geleneksel bir kahramandan beklenen cesaret, erdem ve ideallere sahip değildir. Bir de Erdoğan gibi bir kahramanın anti'si olunca en bi kahraman olur. Bir antikahraman tipik olarak "karanlık üçlü" özelliklerinden birini sergiler; narsizm, psikopati, ve makyavelizm. İmamoğlu, H. Levent, Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'e bu açıdan da bakmalı!

Bir kahraman veya antikahraman kolay yetişmiyor, kolay da olunmuyor. CHP seçmeni, 15 Temmuz gecesi, tankları sevinçle alkışladı, sela okuyan müezzinleri dövdü, rakı, çekirdek, bira kuyruklarına girdi. Bu sefer Kemalist değil de, Fetö'cü darbeyle umutlandı. Vatanı kurtaranların kimliği önemli değildi. CIA, Mossad, BND, bağlantıları da önemsizdi. Tankın önüne yatan değil, şezlongta yatan, tankın ezdiği değil, cukkaları ezenlerdi gerçek vatanseverler ve Kemalistler. Böyle bir sosyoloji, şöyle bir lider doğuracaktı. 15 Temmuz değil de, darbecilerin tasviye edildiği 20 Temmuzdu asıl darbe. Kanlı Fetö'cüler mağdur, hükümet ise gadredendi, kontrollü bir darbe ve tiyatroydu! KYK'lılar bay Kemal tarafından tekrar devlete alınacaklardı. Erdoğan'a suikast timi göndererenler, bay Kemale tanklar arasından yol açtılar. O'da kahvesini yudumlarken tv'den darbe seyretti, darbeci tanklarının üstününe nasıl çıkılacağını aleme gösterdi!


 

Aynı Kılıçdaroğlu şimdi diyor ki; "Özgürü Fetö'cü trollerin hepsi destekliyor" Özgür ise; "asıl Fetö'cü sensin" Kim haklı? İkiside, zira Fetö'nün o sıralarda kim işine geliyorsa onunla iş tutması tabiatındandır.

CHP tabanı ve liderliği şu ağır tabloda, Fetö'cülerin, CİA ve MOSSAD'ın, tanklarla insanları ezenlerin, katillerin, hainlerin safında yer aldı da, meşruiyetin, demokrasinin ve milli iradenin karşısında yer aldı! Milletin sevindiklerine üzülen, üzüldüklerine ise sevinen bir anlayış. TC. gemisinin kaptanı Erdoğan'sa gemi batsın, en azından karaya vursun ki, Erdoğan (TC.) de kaybetsin!

Bu, Kızılay ve Afad yerine H. Levent ve Ahpap, Murat Kurum yerine İmamoğlu, tankın ezdikleri yerine, tankla ezenlerle birlikte olmaktır.

Gerçek kahramanlar yerine antikahramanlara, sahtelerine sarılmaktır. Maalesef vahim tablo tam olarak böyledir. Dahası, bugün yeni bir kalkışma olsa can-ı gönülden destekleyecekleri bellidir. İsrail ile savaşsak kimi destekleyecekler? Diyorlar ki, siz diktatör biz demokratız, göbeğini kaşıyanlar, makarnacılar, koyunlar siz, elitler, üstünler bizleriz. Sonra da, bu halk 1 asırdır bize niye yüz vermiyor?


 

Kılıçdaroğlu diyor ki, "hainler (İmamoğlu ve Özel) beni sırtımdan hançerledi." İmamoğlu ve Özel ise; "biz o zamanki CHP ve lidere hainlik yapmışsak, sen de şimdiki CHP ve başkanına hainlik yapıyorsun!" CHP seçmeni hainlerden hain mi beğensin? Biri diyor; "hırsızlardan arınacağız", diğeri diyor; "ne lüzum var arınmaya, iktidara koşarken şimdi arınma zamanı mı?" Bunlar da birşey mi? Ebedi ve milli şeflerden sonra üçüncü genel başkan, efsanevi Karaoğlan dahi, DSP'yi kurunca CHP'lilerce hainlikle itham edilmişti! Kimse de sormadıki, Ecevit başkanı olduğu koca CHP'yi niye terketti? Elbette kadim hastalıkların tekrar nüksetmesinden korkuyordu, bir türlü iyileşmeyen hastalıklar!

CHP sadece antikahraman değildir. Anti-Osmanlı ve anti-İslamdır da.Bu ise mecburen anti-halk ve bizatihi anti-siyaset demektir. CHP bu anlamda bir siyaset üretmiyor, mevcut siyasetlere karşı çıkıyor o kadar! En önemli sloganları ise, "Türkiye laiktir, laik kalacak!" ve "Mustafa Kemalin askerleriyiz!" Bunlar bugünkü Türkiye'de bir siyaset midir, bir işe yarar mı? Yaramadığı ortada değil mi?


 

Jet Fadıl, Sülün Osman, Banker Kastelli, Haluk Levent, Ekrem gibiler bir defa dolandırıpta ibret alınmıyor. Tekrarlanıp duruyor tufaya düşürmeler. CHP seçmeni kısır, hatta iktidarsız CHP'den sıtkı sıyrılmış. Denize düşenin yılana sarılması gibi sarılılıyor önüne konulana. Aa bu yılanmış (hainmiş) deyip bir başkasına sarılıyor, o da hüsranla bitiyor. Herkes sırasını bekliyor. Acaba bu sefer sarayın adamı kim olacak diye. Muharrem, Kemal, Ekrem, Özgür vs

Kanal B televizyonu, genel müdür Nahit Duru, Kılıçdaroğluyla proğramdadır. Kısa bir ara verilmiş fakat, Nahit Duru yayının devam ettiğini bilmeden; "Patron Haberal bana dedi ki, Akpartinin oyunu düşürmek için ne puştluk biliyorsan hepsini yap dedi..." Kılıçdaroğlu ise; "tabi, tabi" diyor. Sonra da Duru, SP kurmaylarını bu sebepten tv'ye çıkardıklarını söylüyor. Bu bir kahraman siyaseti olabilir mi? Antikahraman, sahte kahraman, yeter de artar bile. Aynıyla vaki!

Şu vahim tablonun netliğine rağmen, ahlaki üstünlük iddia ediyorlar, hiçutanmadan ve sıkılmadan! Türkan Saylan; "Biz asılız, dolayısıyla bizim istemediğimiz bir şeyin bu ülkede olması mümkün değil" söyleminde asla yalnız değil! Daima haklı, daima hakkı yenen, kibirli, yanılmaz ve elitler! Zira onlar Batılı ve medeniler, tüm sadakatleri de Batı'ya! Halbuki aziz milletin çoğunluğu, Doğulu, hatta Ortadoğulu! Kadim İslam medeniyetini terketmiyor ve de tekrar ihyasının peşindeler. Muasır medeniyet seviyesine de hayran değiller. ABD ve Avrupa'nın şımarık çocuğu Siyonistler yerine, tarihin canlı yayınlanan ilk soykırımının mağdurlarını destekliyorlar. İmamoğlu ve Özel gibi, HAMAS'ı terörist ilan etmiyorlar. Hiç medeni değiller hiç! Heykelden, festivalden, dekolte ve LGBT'den de anlamıyorlar. Milli harp sanayi, Şehir hastaneleri, tüneller, viyadükler, hızlı trenler, tam bağımsız Türkiye gibi şeyler geveliyorlar. Pek üstün Batı medeniyetine karşı tam bağımsızlık çabası, gayr-ı medenilik değil mi? Bu Batılı dostları üzmez mi? Hele o süvarili, mehterli, NATO zirvesi de nedir? Siz devlet-i sagire değil de, Devlet-i Aliye bakiyesi misiniz?


 

Bütün bu tutarsızlıklara, hatta ahlaksızlara, Erdoğan ve Akparti şeytanlaştırılarak düşülüyor. Karşındaki şeytansa başka bir şeytanla işbirliği yapabilirsin! Hatta insan görünümlü şeytana dönüş ki, başarılı olasın. Bu sebeple SP, Erbakandan sonra  binamaz-rakıcı Kılıçdaroğlu'nu mücahit ilan edip, genel merkeze dev posterini astılar. Acaba şimdi kime hain diyorlar? Ekrem ve Özgüre mi yoksa, Kemal beye mi, yeni mücahitleri kim olacak?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23