CHP'nin İş Bankası yetkisi değişecek mi? Okan Müderrisoğlu'ndan çok konuşulacak formül! "Parti ile banka yan yana olmamalı"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrisoğlu, bugünkü köşe yazısında CHP'nin İş Bankası'ndaki temsil yetkisini değerlendirdi. Müderrisoğlu, günümüz şartlarında bir siyasi partinin özel bir bankanın yönetiminde temsil edilmesinin yeniden ele alınması gerektiğini yazdı.
Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrisoğlu, "CHP-YENİ Parti ve İş Bankası hisseleri..." başlıklı yazısında, CHP ile İş Bankası arasındaki hukuki ve kurumsal ilişkiyi ele aldı.
CHP ile YENİ Parti arasında yaşanan ayrışmanın siyasi miras tartışmalarını da beraberinde getirdiğini belirten Müderrisoğlu, bu süreçte İş Bankası hisseleri konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"CHP vasiyet gereği temsilci konumunda"
Müderrisoğlu, CHP'nin İş Bankası'ndaki yüzde 28,09'luk hissenin temsilcisi olduğunu hatırlatarak, Atatürk'ün vasiyetine göre bu hisselerden elde edilen temettü gelirlerinin Türk Dil Kurumu (TDK) ile Türk Tarih Kurumu'na (TTK) aktarıldığını yazdı.
Yazar, CHP'nin bu yapıda hisselerin sahibi değil, vasiyet gereği temsil görevi üstlenen bir konumda bulunduğunu ifade etti.
"Bugünün şartlarında yeniden değerlendirilmeli"
1938 yılındaki hukuki şartlarla günümüz finans sisteminin farklı olduğunu belirten Müderrisoğlu, modern bankacılık anlayışı açısından bir siyasi partinin özel bir bankanın yönetiminde temsil edilmesinin tartışılması gerektiğini söyledi.
Bir siyasi partinin hem iktidara talip olup hem de ülkenin en büyük özel bankalarından birinde yönetim kurulu üyesi belirleme yetkisine sahip olmasının çeşitli hukuki ve kurumsal soruları beraberinde getirdiğini dile getirdi.
Bankacılık Kanunu'na dikkat çekti
Yazısında Bankacılık Kanunu'ndaki "nitelikli pay sahipliği" düzenlemesine de değinen Müderrisoğlu, yüzde 10'un üzerinde paya sahip gerçek ve tüzel kişiler için öngörülen hükümlerin CHP açısından nasıl uygulanacağına ilişkin farklı hukuki değerlendirmelerin bulunduğunu yazdı.
Alternatif çözüm önerilerini aktardı
Müderrisoğlu, eski SPK Başkanı Prof. Dr. Ali İhsan Karacan'ın Kemal Atatürk'ün Vasiyetnamesi-Bir İnceleme adlı eserindeki değerlendirmelere de yer verdi.
Karacan'ın, Atatürk'ün vasiyetindeki temel iradenin CHP'nin banka yönetiminde bulunması değil, vasiyet hükümlerinin eksiksiz uygulanması olduğu yönündeki görüşünü aktaran Müderrisoğlu, temsil görevinin bağımsız bir kurula devredilebileceği önerisinin tartışılabileceğini ifade etti.
"Oy hakkı olmayan hisse" önerisi
Yazıda ayrıca, CHP'nin temsil ettiği yüzde 28,09'luk payın teknik olarak "oy hakkı olmayan hisse" statüsüne dönüştürülmesinin de alternatif modeller arasında bulunduğu belirtildi.
Bu durumda CHP'nin yönetim kuruluna üye gösterme yetkisinin sona ereceğini, yönetim kurulu üyelerinin diğer hissedarların oylarıyla belirleneceğini yazan Müderrisoğlu, bunun hem Atatürk'ün vasiyetinin korunmasını hem de bankacılık faaliyetlerinin siyasetten ayrıştırılmasını sağlayabileceğini söyledi.
"Parti ile banka yan yana olmamalı"
Yazısını değerlendirmeyle tamamlayan Okan Müderrisoğlu, siyasi partiler ile bankaların farklı kurumsal yapılara sahip olduğunu belirterek, CHP'nin yalnızca vasiyet hükümlerinin yerine getirilmesini gözeten bir temsil görevi üstlenmesinin daha uygun bir model olacağını ifade etti.


