CHP'li Veli Ağbaba pişkinlikte çığır açtı: Emekli içki içemez mi?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, 'Torunuma süt alamıyorum' diyen ancak alkol masasındaki keyifli pozları ortaya çıkınca çirkin tezgahı eline yüzüne bulaşan Yıldız Bacıoğlu'nu, pişkinlikle savunarak, "Emekli içki içemez mi?" diye sordu.
Yeniakit.com.tr
Yıldız Bacıoğlu adlı kadın, CHP Genel Merkezi tarafından düzenlenen programda kürsüye çıkarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı saygısız bir uslüpla hedef alıp, "Torunuma süt alamıyorum." demişti. Ancak kısa süre içinde Bacığlu'nun içki masasında iken çekilmiş oldukça keyifli hallerinin yer aldığı fotoğraf kareleri ortaya çıktı. Söz konusu fotoğraflar CHP'nin çirkin tezgahını gözler önüne sererek toplumun hemen her kesiminin de tepkisini çekti. CHP Genel Başkan Veli Ağbaba ise ortaya çıkan görüntülere karşın utanıp, sıkılmak yerine akılalmaz ifadelerle çirkin tezgahın arkasında durdu. Pişkinlikte sınırları aşan Veli Ağbaba, "Emekli eğlenez mi?" diye sordu.
'Eline aldığı bir kadeh içki mi sorun?'
Twitter hesabından paylaşımda bulunan CHP'li Ağbaba, Yıldız Bacıoğlu'nun yalanı ortaya çıkınca, çirkin tezgahtan dolayı utanarak özür dilemek yerine onu güzellemeye devam etti. Ağbaba, Bacıoğlu'nun içki masasındaki mutlu hallerini haberleştirerek gerçekleri kamuoyuyla paylaşan gazeteleri hedef aldı:
"Yıldız Bacıoğlu kimdir? Eşini kanser nedeniyle kaybetmiş, 62 yaşında, emekli bir kadın. İki gündür haysiyetsiz troller tarafından özel hayatı didik didik edildi. Eşinin vefatından sonra 2 bin 600 TL dul aylığı alıyor; aylık geliri açlık sınırının altında. Oğlu işsiz, kızı işsiz; bir torunu var. Ailesine kendisi bakıyor. Eşinin hastalığı nedeniyle çektiği krediler yüzünden maaşının yarısına yakını kesiliyor. Hepsinin belgesi var. Tam iki gündür Yıldız Bacıoğlu’nun ne özel hayatı kaldı, ne aile hayatı. Tüm sosyal medya hesapları şeref yoksunu troller tarafından mercek altına alındı. Geçmiş fotoğraflarından biri, yine havuz medyasının paçavra bir gazetesi tarafından servis edildi. Mal bulmuş mağribi gibi yandaş köşe yazarları ve troller iki gündür bu konuyu işliyor. Sorun 2 bin 600 lira maaşı olup kredi borcu nedeniyle eline bin 680 lira geçen kişinin yaşadığı sıkıntılar değil, basın toplantısı günü torunu süt istemesine rağmen süt bile alamaması değil; eline aldığı bir bisküvi, bir tabak çerez, bir içki kadehi."
Yalanda ısrar etti
"Emekli eğlenez mi?" diye sorarak pişkinlikte çığır açan Veli Ağbaba, sözlerine şöyle devam etti:
"Hakaret ve iftira dolu yazıların bir ortak noktası var: Emekliler insanca yaşayamaz, eğlenemez, gülemez. Emeklinin bir evi olmaz mesela, emeklinin telefonu olmaz. Emeklimizin 'içki tüketimi' üzerinden eleştirilmesi de ayrıca dikkat çekicidir. Trollerin ve bu trollerin oltasına takılan bazı köşe yazarlarının ikiyüzlü ahlakçılığı, yaşam tarzlarına saygı duymaz. İçki tüketimini ahlak sorunu yapar ama 11 milyon işsizin olduğu yerde 8 ayrı yerden 150 bin liraya yakın maaş alanları sözümona 'haber' yapamaz. Bu, trollerin haram medyasının ve AKP yalakalarının yarattığı bir ahlak sorunudur. Linç etmeye çalıştığınız Yıldız Bacıoğlu’nun emekli maaşının 2 bin 600 lira olduğu mu yalan? Torununa süt alamadığı mı yalan? Oğlu ve kızının işsiz olması mı yalan? Bunların tamamı ve milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu durum gerçek."
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba'nın paylaşımına tepki yağdı
Bacıoğlu ne demişti?
Çirkin tezgahta kullanılan Yıldız Bacıoğlu, şu konuşmayı yapmıştı:
"İsmim Yıldız Bacıoğlu. Ben bu ülkenin vatandaşıyım. İki çocuğum da işsiz. Eşimden kalan emekli maaşını alıyorum. Ben bir anneyim. Yeter artık. 19 yıldır canımıza tak etti. Ben bu kışı çocuklarımla battaniye altında geçirdim. Torunum dün benden süt istedi. Alamadım. Utanıyorum çocuklarımdan. Bir anne olarak. Yeter artık Tayyip. Duy sesimi. Sen saraylarda otururken ben gaz yakamıyorum. Pazar gidemiyorum. Evime ekmek alamıyorum. Tavuk etini bile unuttuk. Açlık canımıza tak etti. Bütün emekliler pazara gidemiyoruz. Vekilim dediği gibi. Komşularımız görmesin diye akşam üzeri pazara gidiyoruz. Evde aç duruyoruz. Sıcak bir yerde oturamıyoruz. Sıcak çorba yapamıyoruz. Yeter artık. Yeter."

