CHP ile ilgili çok konuşulacak "İran" iddiası! Muhtemelen bu benzerliğe şaşırırlar
İran, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan'ın hayatını kaybettiği kazanın şokunu yaşarken, Yeni Şafak yazarı İhsan Aktaş'tan dikkat çeken bir yazı geldi. Aktaş, İran rejiminin bugünkü durumunun, Türkiye’deki tek parti dönemini andırdığını ifade ettiği köşesinde, "Bizdeki CHP’liler İran’ı fazla tanımazlar. Fakat İran’daki muhafazakâr temsilcileri ile bir araya gelseler o kadar kendilerine benzer bir zihinsel yapı ile karşılaşırlar ki muhtemelen bu benzerliğe şaşırırlar" dedi. Aktaş, yazısında özetle şunları kaydetti:
İran, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan'ın hayatını kaybettiği kazanın şokunu yaşarken, Yeni Şafak yazarı İhsan Aktaş'tan dikkat çeken bir yazı geldi. Aktaş, İran rejiminin bugünkü durumunun, Türkiye’deki tek parti dönemini andırdığını ifade ettiği köşesinde, "Bizdeki CHP’liler İran’ı fazla tanımazlar. Fakat İran’daki muhafazakâr temsilcileri ile bir araya gelseler o kadar kendilerine benzer bir zihinsel yapı ile karşılaşırlar ki muhtemelen bu benzerliğe şaşırırlar" dedi. Aktaş, yazısında özetle şunları kaydetti:
"Reisi’nin dini lider olma ihtimali çok yüksek bir durumdu. Ayrıca Ali Hamaney’in oğlunun da dini lider adaylarından biri olduğu konuşuluyor.
Üçüncü kuşağı temsil eden Mücteba Hamaney’in siyaseti için olumlu görüş serdedenler de var. Soğuk savaş dönemi sonrası şartları bilen bir ismin siyasetinin babasından farklı olacağını düşünenler var. İran’da bir kişinin ‘rehber’ olabilmesi için, Ayetullah mertebesinde 12 din âliminin ilgili kişiye onay vermesi gerekiyor.
İran, iki büyük sorunla iç içe yaşıyor. Birincisi, ABD ile İran arasında devam eden gerilimlerden dolayı nükleer çalışmalar merkeze alınarak yürütülen ambargo. İran’ın birçok devlet şirketi yaptırıma tabi. Bu sebepten dolayı İran petrol arzı ve mal tedariki noktasında birçok dolambaçlı yol kullanmak zorunda kalıyor. Petrole dayalı bir ekonomisi olduğu halde İran’ın gelir dağılımı çok bozuk. Refah dağılımdaki adaletsizlik İran siyasetine olumsuz yansıyor.
İran devletinin karşı karşıya kaldığı ikinci sorun ise meşruiyet sorunudur. İran rejiminin iki meşruiyet kaynağı var; ‘rehberlik’ yani Ali Hamaney’in dini temsili, ikincisi ise halkın desteği ile seçilmiş hükümetler.
İran’da Mir Hüseyin Musevi’nin cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenmesi ya da yerinde bir tabirle İran’ın reformcu sol hareketinin siyasetteki etkisi sınırlandırıldığından bugüne İran’daki seçimler bir yönüyle seçmenin bir kısmının protestosu ile geçiyor. Son seçimlerde, seçimlere katılımın yüzde 40’lara düştüğü İran siyasetinin kalpgâhı olan Tahran’da bu oranın iyice diplerde olduğu biliniyor. Buradan bakınca dış politika alnında birçok sorunla baş etmeye çalışan İran’ın toplumsal meşruiyet alanında derin problemleri var.
İran rejiminin bugünkü durumu, Türkiye’deki tek parti dönemini andırmaktadır. Bizdeki CHP’liler İran’ı fazla tanımazlar. Fakat İran’daki muhafazakâr temsilcileri ile bir araya gelseler o kadar kendilerine benzer bir zihinsel yapı ile karşılaşırlar ki muhtemelen bu benzerliğe şaşırırlar. Devletler bir devrim süreci ile karşılaşınca devrim sürecini yönetenlerin davranış kalıplarında bir aynileşme oluyor."